bu başlık kişiye özel bir başlıktır
  1. şehir insanlarının çoğu ormanda kaybolmayı şaka sanıyor.

    filmlerde rahat çekim yapmak için yapay ormanlar kullanılıyor. arazi düz, ağaçlar aralıklı ve düzenli, zemin homojen. oysa gerçekten ormana girince yeri geldiğinde beş metre ilerleyemezsiniz. kayası, çukuru, dikeni, uçurumu... iki kere yanlış dönseniz elli metre önce bıraktığınız yeri bulamazsınız. dibinizdeki şeyi farketmezsiniz. karanlık çöktüyse zaten geçmiş olsun.

    bakın blair witch filminden en çok korkanlar izcilik yapanlardı. o çadır bezinin zifiri karanlıkta hışırdamasının gerginliğini çocukluktan, ilk kamplarından hatırlayanlardı. yani bir çıtırtı, uğultu karanlıkta, dolunay yoksa kafanızda çok büyür acemiyseniz.

    Ben ormanda 8 yaşında kayboldum. bir saat sonra aramaya çıktılar. 300-400 metre mesafede beni bulmaları bir saate yakın sürdü. artık kaybolmam, kaybolsam ne yapacağımı bilirim. alışık olmayanın kafasından en basit kurallar bile silinir "neredeyim" paniğiyle. Solo kamplara hala gidiyorum ama hala ilk günkü kadar dikkat ediyorum.

    Ege'de, Karadeniz'de ormana mantar, ot toplamaya girip iki gün sonra gelen 80 yaşında nineler var. orada çadırsız uyuyanı var. Bu insanlar çocukluklarında başlamışlar, bir seferde gözden kaybolmamışlar. yıllar içinde metre metre uzaklaşarak öğrenmişler.

    tek girmeyin. bilmeden girmeyin, habersiz, rota paylaşmadan girmeyin. derim.
    #295279 son kurtadam | 3 hafta önce (  3 hafta önce)
    0kişiye özel 
  2. Avustralya'nın güney kıyısına alfred kasırgası yaklaşıyor . son 50 yılın en büyüğü olacak bölge için.

    belki brisbane şehrini ıskalar deniyordu, nişan almış gibi tam üstünden geçecek. dükkanlarda ilaç, yemek, kum torbası, şişme bot kalmamış.

    bu noktada aklıma elektrikli araçların uygunluğu geldi. fırtınadan kaçarken şarjın bitti ne yapacaksın? her yer kapalı ,elektrikler kesik. damacanadan şişeden koyamazsınki benzin gibin.300 km kaçtın kaçtın kaçamadın sıçarsın.

    çin'de sistem bazı bölgelerde biraz daha kolay. tüpçü gibi, boş bataryayı verip dolusunu alıyorsun. araba da ona göre. dünyanın kalanında yaygınlaşması zor. pil hala dert.

    daha araştıracağım bu konuyu ama şimdilik elektrikli araç gündemimden çıktı. (gerçi zaten sıcak bakmıyordum, param da yok. olsun bir tavşan olarak doğru dağa küstüğüme inanıyorum.)



    #295209 son kurtadam | 3 hafta önce (  3 hafta önce)
    4kişiye özel 
  3. hayatım boyunca savunma amaçlı ateşli silahlara karşı oldum. gördüğüm ve duyduğum hep yanlış insanların vurulduğu vakalardı. son yıllarda türkiye'de artan silahlanmaya bağlı olarak arkadaş sohbetlerinde konu sık gündeme gelir oldu. hiç almam diyen 3 tanıdığım silahlandı. yazayım bari.

    herşeyden önce
    1- her ateşli silahın dolu olduğunu varsayın
    2- namlu istikametini kontrol edin. zarar vermek istemediğiniz hiçbir şeye doğrultmayın
    3- parmağınız tetikten ve tetik korumasından dışarıda olsun
    4- silahın boş ve emniyette olduğuna emin olun. teyidini öğrenin.
    ek: hedef gözetirken arkasında ne olduğundan emin olun. özellikle tepe üstüne atıştan kaçının.

    silah, sahip olduğunuz her dakika sizin sorumluluğunuzdadır. yanlış ellere geçmesinin yasalı geçtim vicdani sorumluluğu büyüktür.

    şu sözlükteki yazar seviyesinde, özellikle çocuklu evlerde, işin tehlikeleri konusunda daha uzun yazı yazmayı gereksiz buluyorum. tek diyeceğim silahınızı ve cephanenenizi en azından kilit altında tutun. silah koruduğundan daha fazla risk getiriyor mu tartın.

    benim seçimlerim
    açıklayıcı resim

    av için:
    1- geyik ve sair, uzun mesafe avlar için . bu sistemde mermi arkadan elle sıkıştırılır. sapma daha düşük olur.
    2- kuş avları için: / kırma, uzun namlu.
    3/bonus: av ruhsatı yoksa, yüksek basınçlı havalı tüfek . ancak hem çok pahalılar hem de tüpü bitti mi sanayide pompa bekliyorsun.
    4/bonus: sırf yolda aç kalırsan diye üretilmiş, katlanan, iskeletten ibaret hayatta kalma tüfekleri var. hafifler, bakımları kolay ama denemedim.
    anti bonus: lever action denilen tetik korumasından kurmalı tüfekler. namluyu çok oynuyor ardışık sıkarken. belki de biz beceremişizdir.

    ev savunması için
    pompalı tüfek. mümkünse yarı otomatik.
    anti bonus: tatar yayı , - duyuyor musun!. o yayı da çekene kadar kayzer söze olursun zaten.


    bu savunma amaçlı pompalı tüfeklerde, son yıllarda kısa namlu , kesik namlu modası yayıldı. bunu kullanmak zorunda kaldığınızda evde misafiriniz olabilir, yalnız yaşamıyorsanız aile fertleri olabilir. sprey genişliği fazla, aşırı geniş alan tarayan saçmalar farkında olmadan birilerini vurmanıza neden olabilir. namlu uzunluğunun fazla kısa olması, hedef kontrolünü zorlaştırabilir.

    ayrıca hala yukarıdaki nedenlere ek olarak, hedefi delip geçebileceği ve hatta mobilya, tuğla, duvar geçip yanlış insana zarar verebileceği korkusuyla yüksek enerjili otomatik silahlara, sivri mermilere , tabancalara karşıyım. küt mermi, saçma, normal namlu.

    uzman falan değilim, yaptığım atışlar doğrultusunda yazdım. daha iyi bilenleri de yorumlara beklerim. like atmayı ve kanalıma abone olmayı unutmayın.




    #294656 son kurtadam | 1 ay önce (  1 ay önce)
    2kişiye özel 
  4. Yangına karşı evlerimizde yapabileceğimiz hazırlıklar:

    "Bunları zaten ilkokuldan beri biliyorum, ben çok eğitimliyim, televizyon çocuğuyum çok izledim" demeden, beyne kazınması adına adım adım uygulayın.
    Askere gidene kadar kime sorsan sağının solunu elbette biliyordur.


    ilk etap
    - ailenizle bir yakın, bir uzak acil durum buluşma noktası belirlemek.

    - evin içinde yangın çıkması muhtemel noktaları belirlemek. Sigorta kutuları, banyo prizleri, yüksek akım kullanan cihaz bağlantıları vs. tespit etmek

    - Bu noktalara göre evi düzenlemek. banyodaki kokulu mum, duş perdesini tutuşturabilir mi? mutfaktaki aspiratörün yağ filtresi temiz mi? çıkış yolunda ayağa takılacak ayakkabı, kutu vs. var mı?
    Bunların bir kısmı, yangın tatbikatı sırasında da ortaya çıkacaktır.

    - yangın tatbikatı yapmak. Bu noktalardan birinde yangın çıktığında ev halkı gece veya gündüz nerelerde olabilir? Kim nereye doğru nasıl ilerlemeli, diğerleri ile nasıl iletişim kurabilir?
    Bu tatbikatı yapmak için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın yangın anında yapılması gerekenler başlığını öneriyorum

    İkinci etap
    - Mutfakta ufak boyutta yangın söndürme tüpü tutmak, aile üyelerine bunun nasıl kullanılacağını göstermek
    - Mutfağa duman dedektörü almak. Bunların bazıları karbon monoksit de ölçtüğünden başka zehirlenmeleri de engelleyebilir.
    - Ev yüksek değilse, camlarda demir yoksa, halat ve kanca bulundurmak.

    üçüncü etap:
    - Eve büyük boy yangın söndürme tüpü koymak.
    - Olası diğer noktalara da duman dedektörü yerleştirmek.
    - Apartman içindeki riskleri belirlemek
    - Beyni olan komşularla bu konuyu konuşmak, Apartmanın çıkış rotasını temizlemek. Yangın merdiveni varsa, işler olduğundan, yolun bloke olmadığından emin olmak, apartmana broşür dağıtmak.

    dördüncü etap
    - Apartman katlarına yangın söndürme tüpleri yerleştirmek.
    - Hanenin konumu ve yapısı uygunsa kancalı ip merdiven edinmek

    not: yangın tüplerinin de son kullanma tarihi vardır.
    #293605 son kurtadam | 2 ay önce (  2 ay önce)
    0kişiye özel 
  5. evden kısa dönem ayrılmalar, devriyeler, yardım yoklamaları için:
    - sırt ya da omuz çantası içinde
    1- maske, koruyucu gözlük
    2- düdük
    3- ufak boy levye benzeri kaldıraç
    4- kalın iş eldiveni
    5- kamp bıçağı. tek parça, asla çakı değil
    6- alkol ve sargı bezi.
    7- ufak su

    deprem ağırlıklı bu listeye bölgedeki riske göre güneş kremi, yağmurluk, bot, korunaklı ayakkabı vs. eklenebilir. kırık cam, moloz, metal üzerinde yürümeye elverişli kalın tabanlı ayakkabılar uygundur.

    silah ve telsiz daha ileri, detay ve ağır kitlerin konusu.
    #267473 son kurtadam | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0kişiye özel 
  6. evde bulunmasi gereken tedarik:

    1- Şişelenmiş su
    2- su temizleme aletleri (mekanik filtre, klor tableti, çamaşır suyu vs.)
    3- pişirmeden yenebilecek yiyecekler
    4- kolay bozulmayan erzak (zamanla bir yıllığa tamamlanacak)
    5- battaniye, uyku tulumu
    6- çadır
    7- acil durum ısınma sistemi
    8- fener
    9- farklı tipte piller
    10- birkaç çakı ve çakmak
    11- tamir takımları
    12- ilk yardım çantası (zamanla ağır travma, kbnr seviesine tamamlanacak)
    13- fazladan hijyen malzemesi (her ay stok arttırılacak)
    14- savunma araç gereçleri
    15- acil durum için döviz
    16- ulaşım aracı. (şahsi araba veya her ev sakini için bisiklet)
    17- uyarı ve yangın sistemleri.
    #266759 son kurtadam | 4 yıl önce
    3kişiye özel 
  7. iletişim kartları:

    insanlar kaza, felaket, panik anlarında üst beyinlerinin ne derece bloke olacağından habersizler. can derdine (kendinizin veya sevdiğinizin) düştüğünüz anda kertenkele beyni davranışlarınızda baskın olmaya çalışır ve sizi kaç/savaş moduna iter.

    bu, karikatürize şekilde sağa sola dalacağınız anlamına gelmiyor ancak ölümcül olmayan bir trafik kazası sırasında, kendi adını hatırlamayan insan gördüm.

    daha önce, bir şehir içi bir de şehir dışından acil durum kontağı belirlemenin ve bunu yazmanın önemine değinmiştim. (ikinci madde)
    iletişim kartları, bu telefon numaralarını yazacağınız, telefon ekranı, şarjı, hafıza teklemesi durumunda imdada yetişecek kartlar. ayrıca, tek başınıza bilinçsiz kaldığınızda yakınlara ulaşılmasını da sağlar.

    tavsiye bilgiler:
    - en yakınınız: karı koca, beraber yaşadığınız abi, anne, çocuğun cebine konuluyorsa ana-baba. en fazla iki numara belirleyin. mümkünse biri ev hattı olsun
    - şehir içi kontağınız: felakette ilk yoklayacağınız, mümkünse sizinle aynı muhitte oturmayan güvenilir dostunuz, akrabanız.
    - şehir dışı kontağınız: şehir boyutundaki bir felakette ilk ulaşacağınız kişi. bunun kıa adresini de eklemenizde fayda var.
    - şart değil ama, tutuklanma gibi durumlarda insanın eli kolu bağlanabiliyor. mümkünse bir avukat numarası da ekleyin.

    bu kartların birer kopyasını beraber yaşadığınız insanlara verin. eskidikçe yenileyin. zaten bilgileri de uzun aralıklarla yenilemeniz gerekebilir.
    #266593 son kurtadam | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0kişiye özel 
  8. - Deprem Oldu ve elektrik gitti
    - Telefon sinyali ve internet de pert
    Bundan sonraki birkaç saat içinde yapacaklarınız, önünüzdeki günlerdeki pozisyonunuzu üssel olarak etkileyecek.
    Bir felaket durumunda atmanız gereken ilk dört adım şunlardır:

    1: Halihazırdaki tehlikeden uzaklaşmak.
    2.: Sevdiklerinizin yerini ve durumunu belirlemek
    3: Örgütlenmek.
    4: Envanter sayımı ve nizamı.

    Bu dört adımdan sonra, ortamdan ayrılma ya da kalıp yarım bekleme/ Yardıma katılma kararınıza göre orta dönem adımlar başlıyor.

    Bu dört adımı 1-2 paragraf detayında ayrı girilerinde irdeleyeceğim.
    #265863 son kurtadam | 4 yıl önce
    0kişiye özel 
  9. nin ardından:

    Toplum çöktü. ayakta kalan Hastanelerin kapısında sıralar değil birbirini ezen kitleler var. doktorlar, hemşireler kaçırılmamak, alıkonulmamak için kimliklerini saklamaya başladılar. az sayıdaki iş makinesine el koymaya çalışanlar arasındaki çatışmalar bitmiyor. Daha dün, boş gezenler, yardım sandığından aldığı makarnayı evine götürmeye çalışan bir kadını sokak ortasında öldürdü. çığlık çığlığa boğazlanırken, hırıltılarla can çeşirken civardakiler o yöne bakmaya bile cesaret edemedi. şehrin çıkışlarına yakın noktalardakiler daha şanslıydı ancak onların da yüzlercesinin çocukları kayıp. 1999 deprem çocukları gibi ya fuhuşa ya organ ticaretine kurban gidecekler. "suç" kelimesi tüm anlamını yitirmiş durumda.

    uluslararası yardım kuruluşları askeri destek olmadan gönüllü göndermeye razı olmuyor. yardım sandıklarının atılıp dağıtıldığı noktalar bu yüzden az. ulaşabilmek herkesin harcı değil.

    kıyameti atlattığımızı söyleyenler daha yaşanmaz günlerin geldiğini göremiyor. lağım sistemleri patladı. su şebekeleri kevgire döndü. taştı-kurudu derken dışkı kokan bir bataklık şehri dolaşıyor. kolera salgınları gecikti bile, birkaç güne duymaya başlarız.

    "çatışmalarını iyi seç" diye bir laf vardır. hiç seçmiyorum. dün geceden peşimde olan çete dahil, nicelerini mevcut silahlarım ve eğitimimle alt edebilirim ama diziler dünyasında değiliz. tek bir derin kesik tetanosa, kafaya yakın ufacık bir yaranın iltihabı beyin ödemine götürebilir. yanlış yerden çıkan bir köpek kuduzdan köpürterek sonumu getirebilir. antibiyotiklerim az. aşılara, serumlara, temel tıbbi bakıma ulaşımım imkansız.

    uluslararası toplumun kontrolü ele alması bir aydan fazla zaman alabilir. planım yığınak noktamda o zaman kadar saklanabilmek.
    #265542 son kurtadam | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    6kişiye özel 
  10. gri adam (gray man) diye bir kavram var. göze batmayan insan demek. hazırlıkçı camia erkek egemen olduğu için "adam" demişler.

    gri adamlık aşağı yukarı askerdeki "ne önde, ne arkada, sıranın ne başında, ne sonunda dur. hep başlardan adam alırlar" öğüdüyle örtüşür. toplumsal bir panik anını düşünelim, silahlı bir kuvvet sokaktan adam topluyor burada fiti fiti duvar dibinden kambur yürüyüp şehir dokusuna, yerele kamufle olmuş bir insan aha az dikkat çekecek, daha az tehdit olarak algılanacaktır. bir işe karışırsa, mor saçlı, rastalı arkadaştan daha zor hatırlanacaktır.

    hani milli parktaki kampa son ebola ekspedisyonuna çıkar gibi acive wear tişörtler, yandan cepli kamuflajlar, tactical pantolonlarla gelenler vardır. görenin aklında bu mu kalır, kot tişört bölge köylüsü gibi takılan arkadaş mı?

    gri adamın yukarıdaki anti tezine "tam takım" diyelim. eğer doğu kullanılırsa bunun avantajı, kimsenin bulaşmak istemeyeceği bir aura yayabilmesidir. karşımızda dik duran takım elbiseli birini gördüğümüzde otorite hisseder, nereye gittiğini, ne yaptığını bildiğini farzederiz. ilçe dolmuşu muavini özgüveni bundan gelir. panik anında askeri kıyafetlerle, belki silahını, copunu, bıçağını göstererek ilerleyen insanın soyulma riski daha düşük olabilir. ha o kadar malzemeyi ele geçirmenin ayrı bir çekiciliği de olabilir.

    çıkış ve kalış stratejilerine kafa yorarken, iki seçeğe şans vermek gerekir.
    #264966 son kurtadam | 4 yıl önce
    0kişiye özel 
  11. ilahi kıyamet ve uzaylı meselesini kenara bırakırsak, kurguda tüm dünyayı tehdit eden iki mesele işlenmiştir: küresel termonükleer savaş ve salgın.

    ilki soğuk savaştan sonra pek inandırıcı gelmemeye başladı. oysa "nüfus artışı büyük sorun" diyene "canım üretim ona göre artar arpa yeter" diyen süperzekalar aşırı nüfusun aşırı şehirleşmeye, dipdibe yaşamaya mecbur bırakacağını, öyle "bambu dişmacunu" zırvalarıyla bu çöpün temizlenmeyeceğini, otobüste bir sopaya günde 300 kişinin dokunmasının bir bedeli olacağını anlamadı- anlatmadı. beyin sahipleri 50 senedir aynı şeyi basbağır söylüyorlar: bu kadar insan sonunda bokunda boğulacak.

    sıçan gibi üreyip hamamböceği gibi üstüsüte yaşarsan, hayatında 10 metre açık serbest alanın, nefes alacak doğan, komşundan mesafen olmazsa ya deneylerde gıdaya boğulup mekanda sıkıştırılan fareler gibi delirir, aç olmasan da birbirini boğazlarsın ya da -avuçla antibiyotikle iki ayı zor atladan tavuklar gibi- salgınla burun buruna yaşarsın.

    sürpriz değil ki bunlar, senelerdir bağırıyorlar umurunuzda değil. nüfus demek boktan şehirler demek. nokta. bitti. bu daha başlangıç yüz kat beteri de gelecek. milyarda bir ihtimaldir, 50 senede 8 miyar olursan, o ihtimal de gerçekleşir.

    salgın dünyası kurarsan, salgın gelir.
    #175405 son kurtadam | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    3kişiye özel 
  12. korona salgınının geldiği nokta itibariyle kendimi izolasyona kapattım. şirketim artık evden çalışmamızı istedi. bir dişçi randevum vardı onu da iptal ettim. ev arkadaşlarımdan biri iki hafta önce kız arkadaşının yanına gitti. diğeriyle evdeyiz.

    bu yazı dizisinden çıkartabildiğiniz üzre zaten bir ay kadar dışarıdan koparacak kadar hazırlığımız var. haftada bir yakındaki markete gideceğiz. gerekirse ona da gitmeyiz. balkonu temizledik, evi temizledik. bahaneyle çiçek gibi oldu ortalık.

    izolasyonun psikolojik yönü sanıldığından ağır. timoteus'un yazdığı gibi, aileler dağılıyor. bunun daha kısa süreli ama yoğun versiyonunu temel kış kampı eğitiminde,çıkmanın yasak olduğu çadırda tanımadığım bir elemanla burun buruna takılarak yaşamıştım. dağcı, kampçı arkadaşlar daha iyi bilir. elbette ondan yüz kat rahat. internet var, gitar var. pek çok arkadaşım zaten bir hafta böyle takılıyor oyuna sardığında.

    evde bir rutin kurmaya, az görüşmeye çalışıyoruz. arkadaş 15- 20 gün bildiğin hapiste yatmış. ona hiç koymaz tahminen.

    dışarıya akşamları yürüyüş için çıkıyorum. kalabalık olmayan bir park var, kendimi doğaya atmak için güzel bir bahane.

    güncellemeler gelecek.
    #174712 son kurtadam | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    2kişiye özel 
  13. bu başlığı kapatmıştım lakin yukarıda yazılan kadarını yapan insanın zaten artık buralara ihtiyacı olmaz, hatta kendi öğütlerini verip bizlere yardımcı olacak noktaya gelmiş olur diye düşünüyordum.

    sonra "bırahallasen"cilerin bile ufaktan "nooluyoz" demeye başladığı koronovirüsü salgını çıktı. biz (ev arkadaşlarım) neler yaptık yazayım:
    1- mercimek, makarna ve pirinç bazında bir ay yetecek kadar yiyecek stoğunu tamamladık. miktarı merak edenlere: 5.madde.
    2- çamaşır suyu, yüzey temizlemeden içme suyu elde etmeye en büyülü şey. 10 litreye yakın stokladık. yenisini alırsak, eskisini kullanıyoruz. devridaim sağladık
    3- şehir dışında insanlardan uzak yerler belirledik, hepimizin ailesi ayrı yerde, rotamız da ayrı. buralara gitmenin alternatif yollarını tartıştık, daha detaylı bir çalışmayla haritada işareteyeceğiz.
    4- yine evde uzun süre geçirme ihtimaline karşı c ve d vitamini aldık. normalde vitamin kullananımız yok.
    5- düzenli ilaç kullanan kimse yok, yeterince ağrıkesicimiz ve ilkyardım malzememiz var
    6- buluşma noktalarımız ve bu başlıktaki çoğu hazırlık zaten tamamdı.

    "çok kasmışsınız" diyen arkadaşlar için, bunları yapmak ne önemli bir paraya ne zamana maloldu. bir normal alışveriş ve yarım saat goygoy.

    bunun dışında dışarıda eldivenle geziyoruz. zaten severim deri eldiveni. sağa sola, yüze dokunmuyoruz. toplantılarda, buluşmalarda yavşamıyoruz.

    belki devamı gelir.
    #173572 son kurtadam | 5 yıl önce
    5kişiye özel 
  14. kendini yarına hazırlamanın en önemli kısmı, bugünden ne kadar yiyeceğine karar vermek herhalde.

    ne zamandır harita çalışmalarını sürekli ertelediğimi farkettim. "neden böyle oluyor?" diye dönüp bakınırken farkettim ki cevap tam önümdeymiş. akşama kadar telefon uyulamaları, sözlükler, sosyal medya ile bu iş olmuyor. şu "ekran zamanı/ süresi" denilen illet geri dönüştürsen koca bir hazine aslında. hazırlıkçılığın en kritik elemanı.

    netice: haftalık ekran zamanımı ölçen bir uygulama indirdim. bilgisayarda da iş ve benzeri belli siteler hariç geçen zamanı tutan bir uygulama bulacağım. elbet vardır.

    hedefim ekran başında iş/ ders/proje hariç harcadığım zamanı her ay %10 azaltmak, bir yıl sonunda %30'lara indirmek. elbette bu sözlüğe de az gireceğim anlamına geliyor. umarım başarırım.
    #112388 son kurtadam | 6 yıl önce
    2kişiye özel 
  15. yılın üçüncü çeyreğini bitirirken bir ara rapor daha geçeyim:

    1- geri düşmesinin hırsını kontrol edemeyen bir rakip yüzünden dizi sakatlayınca spor olayım bitti. zaten seyahatler bastırınca kilo olayı saçmalamıştı, tuz biber ekti. yukarıda yazdığım gibi, hazırlıklı olmanın ilk nedeni başkasına yük değil destek olabilmek, bunun da ilk koşulu beden ve ruh sağlığını korumak. sağlık için çalışmazsan gerisi yalan yani. artık dizim iyileşmese de bir yolulunu bulmam lazım.

    2- ruh sağlığı demişken, kış solo kampına hazırlık olarak yaz solo kampı bir buçuk yıllık gecikmeyle aradan çıktı. 6 gün yalnızdım, araç, insan da gelip gitmedi. yorgunluğu vs. bir yana, müthiş bir zihinsel deneyim. araziyi kışa cesaret edecek kadar öğrendim. iki rota buldum, kapanırlarsa muhtemelen zorlamam, geçilebilir bulursam yardırırım.

    3- taşınma nedeniyle stok yapmaya başlamamıştım. şimdi yine taşınacak gibi görünüyorum. o yüzden yükte hafif "siktirolgit çantası" dışında stoğum yok. "evde bekleme" senaryosu gecikti. bu ömürlük bir hobi, ona da sıra ve imkan gelir.

    4- taşınmanın asıl etkisi yukarıda ayrıntısını anlattığım harita çalışmalarına oldu. sil baştan başlayacağım.

    haddim olmadan öneri: kriz nedeniyle işsiz kalmak, dışarı çıkamamak hem 72 saat hazırlığı, hem evde spora başlama, hem sigarayı bırakma hem de bu meseleleri beraber kotarabileceğiniz arkadaşlarla konuşmak için güzel bir fırsat.
    #109300 son kurtadam | 7 yıl önce
    2kişiye özel 
  16. senenin ilk altı ayı geçmişken, şimdiye kadar kısmen de olsa başardığım maddeleri özetleyeceğim:

    1- harita çalışması: evimin civarındaki ecza deposu, hastane, karakol gibi önemli noktaların yerleri ve alternatif yolları üzerine çalışmaları tamamladım. tümünün araba, bazısının bisiklet ve yayan rota tatbikatını yaptım. işaretli haritanın bir ev bir arabada kopyası var.

    2- buluşma noktaları ve senaryoları: beraber yaşadıklarım ile şuradaki çalışmayı ve bir ufak tatbikatı tamamladık. hatta bu tip konularla en ufak alakası olmayan birkaç arkadaşın da en azından evden çıkma tatbikatı yapmasına vesile oldum. bkz:

    3- sağlık: ilkyardım çantasını neredeyse iki katına çıkardım, oradan çıkan yan malzemelerle arabadaki da oldukça gelişti. bir iki yeni ilk yardım tekniği, konusu öğrendim

    4- yiyecek-içecek: 72 saatlik hazırlığım zaten tamdı. bkz: . malzemelerimin saklama koşullarının geliştirdim. evde daha temiz ve kuru bir köşede duruyorlar.

    5- alet edevat: arabamın bakımı bu sefer tam. bir tanıdığın arabasına tam yağ değişimi yaptım, pratiğim arttı. tamir malzemelerinin de pas koruması vs. tamam.

    6- beden eğitimi: koşuda tekrar beş kilometrenin üzerine çıktım. fazları dizlerimi dağıtıyor. boksa geri döndüm. kilo bu konuda çok geriye çekiyor, aşağıda değinirim

    7- yaşam alanı: evde yangın, sel ve deprem değerlendirmesi yaptım. ufak tefek değişiklerle önemli fark yarattığımı düşünüyorum. (bkz: )


    Planladığımın gerisinde, zayıf kalanlar. Bahanelerini değil, sadece kendilerini yazacağım. yılın ikinci yarısında bunlara abanacağım:

    1- solo kış kampı planı yattı. bu sene henüz kampa gidemedim.
    2- her ay bir tamir, bakım tekniği öğrenip çalışacaktım, yağ değişiminde kaldım.
    3- Kilo veremedim. bunu önemi açısından belki ilk sıraya yazmalıydım. bkz: .

    Son olarak, tüm o ev, rota çalışmaları, taşınma planlarım nedeniyle boşa çıktı. gerçi tekniklerinde hızlandım, yeni evimde o kadar zaman almaz. zaten en önemli yeti değişime uyum sağlamaktır.
    #95284 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  17. fiziksel zindelik hazırlıklı olmanın temel kriterlerinden, en uzun vadeli taahhüt gerektireni.

    kaynakların tükenmesi, fiziksel travmalar, mekanı terk etme, zorlayıcı koşullara maruz kalma ve daha kimbilir ne bela karşısında vücudu koruyabilmek, zincirin ilk halkasıdır. ve hayır, yağ bağlamanın yararı değil, büyük zararı olacaktır. okuyacak herkesin sağlık ve kondüsyonuna uygun tek reçete çıkartmak zor, bunun yerine bir kendini kıyaslama şablonu çıkartmak istiyorum.

    fiziksel kriterler:
    1- yetişme, kurtulma ve herşey: Kaç kilometre yürüyebiliyor, düşük tempoda koşabiliyorsunuz ?

    2- önce kendini, sonra eşyanı, başkasını taşıma: kaç adet (çöküp kalkma), kaç adet şınav hareketi yapabiliyorsunuz ? ağırlıkla yapan arkadaşlar ara sıra ağırlıksız test etsin

    3- tırmanma, çekme: nizami, tam asılı formda ve gayrinizami, bel kırarak rekorunuz ne ?

    bu temel üç kritere yüzme, zıplama, ağırlıklı koşu gibi maddeler de eklenebilir. kimsenin nereden başladığının önemi yok: masaya tutunarak squat, diz üstü, duvarda şınav gibi kolay biçimlerden de başlayabilir, üçüne cesaretiniz yoksa biriyle başlayabilirsiniz. japonların "" felsefesini benimseyerek %'1lik adımlarla ilerlemek, dünkü halinden iyi olmak müthiş bir his, hazırlıklı olma yolunda fark atmaktır.

    En önemlisini sona sakladım: . kimsenin konuşmak istemediği, en az karizmatik, en keyifsiz, en önemli kısım. öyle bir manyaklık ki, diyetine dikkat edenlerin yarısı, diyet yaptığını saklıyor, sosyal ortamlarda yer gözüküp, "yemiyorum" diyenle dalga geçiyor. vücudunuza ne soktuğumuz yukarıdaki aktiviteleri, hatta zihinsel performansımızı bile etkiliyor. çöp yememek, doymadan kalkmak, aç yattığından emin olmak...

    senenin ilk çeyreği geride kaldı, yenisi hayırlara vesile olsun. az çeşit malzemeyle, sosu, yağı minimumda, tenceredeki toplam kalorisi net hesaplanabilen yemekler yaptım hafta başında, porsiyonlayıp sert kalori kesintisine uygun yiyeceğim. tekrar çalışmalarına döndüm, hayvan gibi yoğun programıma evde yarım saat bunu soktum. yarın işler ters giderse, yük değil destek olmak için.
    #85179 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    1kişiye özel 
  18. Risklerin farkında vardıktan, bunlar gerçekleştiğinde nasıl davranacağımızı, kime nasıl ulaşacağımızı aklımızda kurduktan sonra gelen ilk fiziki adımlardan biri temel ihtiyaçların stoğuna başlamak.

    bu noktada yapılan en büyük yanlış, bir "lazım olursa" köşesine yemek, ilaç, temizlik malzemesi yığıp, rahatlayıp, hayatına devam etmektir. ilkyardım çantalarımız bunun en yaygın örneği. ne yazık ki hızlı tüketim malzemeleri bizden daha fanidir, son kullanma tarihleri vardır.

    "e o kadarını biz de biliyoruz" diyen çıkıyor. biliyor da, belki acil durumda su temizlemekte kullanacağı çamaşır suyunun -kapağı hiç açılmamış olsa bile- etkin ömrünün 6 ay olduğunu bilmiyor. bir yıldan eski çamaşır suyuyla temizlik yapmaya kalkan teyze gördüm mesela. tuzlu suyla lavabo yıkıyor farkında değil.

    temel ihtiyaçların stoğunu yaptıktan sonra, bunları mevcut tüketimin içine sokmak, rotasyon ile ilk giren ilk çıkar kuralı ile kullanmak stok yapmanın kendisi kadar önemli ve daha zor. Bu hafta, 'daki sohbet sırasında aklıma gelen birkaç eksiği de tamamlamak üzere, stokların üzerinden geçeceğim. genelde 3 ayda bir bir 20 dakikamı buna ayırmaya çalışıyorum. biraz gecikmişim
    #83029 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  19. 72 saat afet hazırlığı

    dünyada neredeyse standart hale gelmiş, çoğu hükumetin vatandaşlarına önerdiği hazırlıklı olma penceresi 72 saattir. elektrik, su, ulaşım, yiyecek tedariğinin kesildiği durumlarda hane halkının 72 saat boyunca kendini idare edecek kadar hazılıklı olmasına dair - türkçe de dahil olmak üzere - pek çok dilde birbirine benzer planlar var.

    tüm detaylara girmeden, başlangıç aşaması için fazla maddeli, karmaşık bulduğum bu planın en can alıcı noktalarının üzerinden geçeceğim. Bundan sonraki yazılarda daha fazla zaman ve yatırım gerektirecek, orta seviye adımlara yer vermeyi planlıyorum.

    0- hane halkının sağlık durumunu öğrenin. ayılan, bayılan, düzenli ilaç kullanan var mı ? bu ilaçları nasıl stokluyor ve nereden temin ediyor ?

    1- hanedekilerle bir buluşma noktası belirleyin. Çocuğunuz veya size doğrudan bağlı biri varsa, afet anında ona nasıl ulaşacağınızı da planlayın. kendisine böyle bir durumda nerede beklemesi gerektiğini iyi açıklayın.

    2- şehir dışındaki bir arkadaşınızı afet bağlantınız olarak seçin. onunla doğum kayıtları, tapular, güncel basılı fotoğraflarınızı paylaşın. sistemler çöktüğünde kim olduğunuzu, varlığınızı kanıtlamak gibi büyük bir yükü hafifletmiş olursunuz. uygunsa pratik olan, sizin de onun bağlantısı olmanızdır

    3- Şehirden çıkış planı oluşturun. Hangi bölgelere, evlere, akrabalara nasıl gidebilirsiniz. ana yollar ulaşıma kapanırsa yan rotalar var mı ?

    4- bir harita çalışması yapın.kağıt bir haritada 0. maddedeki depoları, 1. maddedeki noktaları, 3. maddedeki rotaları farklı renkli kalemlerle işaretleyin. aklınıza güvenmeyin. Şok ve panik anında sizi terk edecek, saçmalayacaksınız. önünüzde görsel materyal olması eblekliğin etkilerini azaltacaktır.

    elektrik hatlarını çöküşünü, şarj cihazına ulaşımın olmayacağını, o panikte dosya klasör bulmanın derdini düşünerek kağıt harita kullanın, evdekilerin fotoğraflarını basın.

    5- evinizde 3 günlük stoğunuz olsun.
    yiyecek: insan ortalama 1500 kalori ile hayatını idame ettirebilir. içimizde bunun iki katını gerekli-gereksiz tüketen de var. üşenirseniz, kaba hesapla bir kilo mercimek, makarna 3500 kalori civarındadır. pişirme imkanı olmazsa diye, bisküvi, çikolata, konserve ile çeşitlendirin. bu stokları yerine yenisini koymadan kullanmayın.

    su: günde en az iki litre içme suyuna, bunun iki katından fazla temizlik suyuna ihtiyacımız var. evde su kazanı yoksa, dışarıdan topladığınız suyu kullanabilmek üzere klor tabletleri alabilir, filtre ve çamaşır suyu ile temizlemeyi öğrenebilirsiniz.

    hijyen: sabun ve çamaşır suyu en ucuz ve elzem malzemeler. bunun dışında kadınlar her zaman bir paket ekstra hijyenik ped bulundurmalıdır. evdeki tuvalet kağıdı stoğu kişi başı bir ruloya indiğinde yenileyin, bitmesini beklemeyin.

    6- afet çantası hazırlayın
    arabanızda bir günlük yiyeceği, iki litre suyu, temel tamir ve ilkyardım malzemerinden mükellef bir basıp gitme çantası tutmanızda fayda var. bunun dışında yatağınızın yanında içinde poşet yağmurluk, yarım litre su ve çikolata vs. olan bir deprem çantası tutmanız elzem

    7- ilkyardım çantası: evlere, araçlara "ilkyardım çantası" diye satılan komik şeyler içimi acıtıyor. parmak kadar sargılarla, pamuklarla, yara bantlarıyla doldurulmuş göstermelik işlerden kaçıp gerçektan ağır kanamalara, kesiklere, yanıklara, alerjik ataklara, sancı krizlerine derman olabilecek kapsamlı bir çanta bulundurun.

    afet ve ilkyardım çantalarının hazırlanması konusunda ayrıca yazacağım.

    bunun dışında kuvvetli fener, emniyet kemerini kesebilecek, araba camını patlatabilecek çakı gibi alet edevatı da rast geldikçe arabaya stoklayın.

    maddeleri kolaydan zora sıralamaya çalıştım. tümüne bakıp boğulmak yerine, en tepedekinden aşağı adım adım, uzun vadeli ama kolayından bir çalışmayla bir iki ayda tamamlanacaktır.
    #81133 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    4kişiye özel 

  20. 17 ağustos depreminin en hüzünlü bilançolarından biri, depremden sağ çıktıktan sonra kaçırılan, kendilerinden haber alınamayan deprem çocuklarıydı

    sosyal ağların, iletişim, ulaşım kanallarının, her türlü altyapının çöktüğü durumlarda yalnız bir çocuk fazlasıyla risk altındadır. hatta yetişkinler bile: nereye gideceğini bilemeyen korkmuş insanlar, ailelerinden uzağa düşebilir. Bu yazıyı okuyan küçük azınlıktan, hemen bugün şu adımı atmalarını rica ediyorum:

    ailenizle iki buluşma noktası belirleyin.

    bu buluşma noktalarından biri hemen evinizin yakınında, mümkünse aynı sokakta açık sayılabilecek bir alanda olsun. örneğin yangın anında, o dumanın içinden panikle çıkan aile üyeleri bir sağa bir sola savrulmasın. felaket büyüdükçe, birbirinizi kaybetme riskiniz artacak, karmaşa büyürse bulma olasılığınız azalacaktır. senede bir kere, bu buluşma noktasına panik yapmadan inme tatbikatları yapın. buluşma noktasının bilgisini sadece entelektüel değil, kas hafızası düzeyinde de yazmış olursunuz.

    ikinci buluşma noktası sokağa ulaşımın olmadığı durumlar için, aynı mahallede, yürüme mesafesinde ama uzak bir noktada olsun. unutmayın, bu felaket evinizdeki nüfus okulda, işteyken de gerçekleşebilir, noktayı ulaşımı gözönüne alarak belirleyin.

    bu beş dakikalık çaba, düşünmek için dakikaların, saniyelerin olduğu, dumandan, tozdan, yaradan sağlıklı düşünemediğiniz durumlarda büyük avantaj sağlayacaktır.
    #79000 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    7kişiye özel 
  21. Kıyamete hazırlanmanın ilk halkası, en yakınındaki risklere hazırlanmaktır. Bunun için zamanı ve mekanı göz önüne alarak, risklerin farkında olmak gerekir. Daha hayat bilgisi derslerinden bu yana bol bol öğüt almış olmamıza rağmen - ve belki de bu yüzden- aslında riskler ve önlemler konusunda pek de bir şey bilmediğimizi itiraf etmekte zorlanıyoruz.

    Örneğin türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu hayat kafamıza vura vura öğretti, sorsan "zaten farkındayız" ancak daha geçen sene akıllı bilgili dediğim arkadaşlarımın deprem anında kapı eşiğinde durup durmamak, masa altına girip girmemek konusunda uzun uzun tartıştıklarına da şahit oldum. kuzey anadolu fay hattı desen ince ince haritasını çizecek tipler bunlar. deprem olsa 6 saniyede doya doya tartışacaklar demek ki. Bir başka örnek: depremden hepimizin en azından haberi var ama dünyada içinde ocak olan her evin yangın riski taşıdığını çok az insan aklına getiriyor.

    Bu hafta yaşadığım bölgedeki riskler konusunda ufak araştırmalar yapıp "ya olursa" senaryolarını kafamda tartacağım. şimdilik aklıma gelen, ilk bakacaklarım:
    - Deprem ör:
    - Yangın
    - Sel ör: 2009 istanbul
    - Toplumsal olaylar
    - uzun dönem elektrik kesintileri ör: 31 Mart 2015

    Bunlar çok yakın geçmişte örneklerini yaşadığım, tekrarı en muhtemel riskler. Sonraki adım bu felaketlerin tatbikatlarını geliştirmek olacak. ilerleyen yazılarda daha seyrek ama yıkıcı kıyamet senaryolarına da eğileceğim.


    edit: dünyanın en deprem uygunu yapılarında yaşayan japonlar kurumlarda, evlerde ve okullarda düzenli deprem tatbikatları ile yaşıyorlar. bu tatbikatların deprem kayıplarını radikal biçimde engellediğini büyük verilerle, güçlü şekilde gösteriyrolar.
    #78867 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  22. Sözlüğe uzun bir "yaşamak vs hayatta kalmak" yazısı ile dömeyi düşünüyordum ama bazen, birisi bir konuyu yeterince iyi anlatmışken referans verip aradan çekilmek daha yakışıklı oluyor. yani tembel zamanıma denk geldi:

    Carriers: ne olursa olsun yaşamaya mecbur muyuz ?

    kıyamet öncesi, sırası ve sonrasında geçen filmler içinde carriers'ın özgün bir yeri var. viral bir kıyametin son günlerinde, henüz ortalık tam durulmamışken, iyileşme umudunun sıfıra sağdan yakınsadığı hastalar ile, hastalanmamak için katı karantina koşullarında yolculuk etmek zorunda kalan bir grubun öyküsü.

    Film kıyametin hemen sonrasını ele almasıyla benzerlerinden ayrılıyor ama asıl farkı "hayatta kalmak başat kriter midir ? " sorusunu merkezine alması. Büyük bir spoiler vermeden, yalnızca hasta, ölüme mahkum küçük kızı çişini yaparken utanmasın, son günlerinde biraz olsun "şımarsın" diye hayatını, bir saat sonrasını tehlikeye atan babanın sahnesinden yola çıkalım. O baba ölüm yolundaki kızının son sarılması için bir hayatı daha olsa verirdi gibime geliyor.

    Peki o zaman hazırlıklı olmanın, güçlü kalmaya çalışmanın ne anlamı var ? yine aynı sahneye dönelim, o baba öncesinden doğru hamleleri yapmasa, kendini sağlıklı, kulaklarını açık tutmasa; kızı bir umuttan mahrum kalacak dahası, belki sarılacak birini bulamadan gözlerini kapatacaktı. ölüm hepimiz için kesin ama hayata bedel anlara bir an daha eklemek çaba ister.

    sevdikleirmiz için güçlü olmak, hazır olmak zorundayız. bazıları kişisel gelişimin, hazırlıklı yaşamın korku kaynaklı ve bencilce olduğunu iddia ediyor. sırf tat kaçırdığı, hayali komforumuzu, güvenlik sanrımızı rahatsız ettiği için, alaya alınabileceğimiz korkusuyla, zihinsel tembelliğe, bedensel tembelliğe yenilip, riskleri gözardı ederek daha derin bir bencilliğe kapıldıkları fark etmiyorlar.
    #78669 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  23. - Hepimiz öleceğiz
    - çok da şaapmamak lazım
    - Ecelden kaçılmaz
    - Seni kampçılık kurtarmaz

    hazır ve nazır yaşam deyince sık karşılaştığım tepkilere cevap olabilecek bir giriş yazısıyla başlayayım. (ikinci maddeye bir cevabım yok, ondan daha güçlü bir argüman henüz üretilmedi.)

    hiper koopere bir dünyada yaşıyoruz. kıyafetimiz bagladeşli işçinin molasız çalışmasının 10. saatine, evimizin ısınması 5000km uzaklıktaki memur krizinin çözülüp çözülmemesine bağlı. aynı geçişkenliğin sonucu olarak, toplumlar bu tip "sapmaları" ikameleriyle hızlıca değiştirme yetisine sahipler. "kıyamet senaryosu" dediğimiz durumlar, toplumun bu tip kesinti ve aksamalara yeterince hızlı cevap üretememesi durumunda ortaya çıkabilecek tehditleri içeriyor. bu risklerin yerel, yaygın, sıçrayan yapısına başka bir yazıda değineceğim.

    gelelim hazırlıklı olma meselesine:konu "ne olursa olsun geçerli, geleceği dakikası dakikasına gören bir ölümsüzlük arayışı" gibi abes bir rüyanın peşinden koşmak değil . haftalık alışveriş yapıyorsan, "yarın ne yiycem lan" diye düşünüyorsan, evinde ilkyardım malzemen varsa, kısaca şu anda önünde olmayan, ama yakın zamanda karşılaşabileceğin bir probleme karşı şimdiden yatırım yapıyorsan, işe bir ucundan başlamışsın aslında. biz bunun yanında, on yılda bir başımıza gelebilecek, geldiğinde yıkımı büyük olacak risklere karşı da hazırlık yapıyoruz.

    kampçılık ya da genel anlamda şehir hayatından ormana kaçma fazla klişeleşmiş, tüm meselenin binde bir olmayacak bir karikatür. sanırım keyifli ve radikal olduğundan doğada hayatta kalmaya dair bilgisi, izlemediği bir rambo filmi kadar olanların ilgisini çekiyor. bu tip yeteneklerin hiçbirini mutlak kurtarıcı olarak edinmiyor, geliştirmiyorum. hayattaki pek çok yetenek gibi bir amalgam içinde, aynı değil ilgili bir durumda işe yarabileceğini bilerek kenara koyuyorum. ileriki yazılarda göreceğimiz üzre, zaten en önemli hazırlıklar ilkokul düzeyinde bir planlamadan ve haftada 15-20 dakikadan ötesini gerektirmiyor.

    Dedemler aylık pirinç ve temizlik malzemesi alırlardı. savaş görmüş bir kuşağın aktardığı kültürel mirastır bu. yukarıya yazmayı unuttum, geçen hafta bunları anlatırken biri "amerikan özentiliği" ile suçladı beni yarı şaka yarı ciddi, bu da o kafaya notum olsun.
    #70830 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  24. 2018 yılı boyunca felaket senaryolarına hazırlıklarımı ve bu tip tehlikeler hakkındaki görüşlerimi paylaşacağım kişisel başlığımdır.

    sol sekmeyi kopuk ve muhtemelen bir iki giriyle öksüz kalacak başlıklarla işgal etmek yerine, derli toplu olarak buradan yazmaya karar verdim. meraklısına daha fazla yardımcı olacağını, ilgilenmeyene daha az kirlilik yaratacağını umuyorum.

    başlık altında alışılandan uzun yazılar bulabilirsiniz. Nihayetinde amacım kendime notlar oluşturmak, yazarken düşünmek.
    #70060 son kurtadam | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    3kişiye özel