bu başlık kişiye özel bir başlıktır
-
Kıyamete hazırlanmanın ilk halkası, en yakınındaki risklere hazırlanmaktır. Bunun için zamanı ve mekanı göz önüne alarak, risklerin farkında olmak gerekir. Daha hayat bilgisi derslerinden bu yana bol bol öğüt almış olmamıza rağmen - ve belki de bu yüzden- aslında riskler ve önlemler konusunda pek de bir şey bilmediğimizi itiraf etmekte zorlanıyoruz.
Örneğin türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu hayat kafamıza vura vura öğretti, sorsan "zaten farkındayız" ancak daha geçen sene akıllı bilgili dediğim arkadaşlarımın deprem anında kapı eşiğinde durup durmamak, masa altına girip girmemek konusunda uzun uzun tartıştıklarına da şahit oldum. kuzey anadolu fay hattı desen ince ince haritasını çizecek tipler bunlar. deprem olsa 6 saniyede doya doya tartışacaklar demek ki. Bir başka örnek: depremden hepimizin en azından haberi var ama dünyada içinde ocak olan her evin yangın riski taşıdığını çok az insan aklına getiriyor.
Bu hafta yaşadığım bölgedeki riskler konusunda ufak araştırmalar yapıp "ya olursa" senaryolarını kafamda tartacağım. şimdilik aklıma gelen, ilk bakacaklarım:
- Deprem ör: 17 ağustos
- Yangın
- Sel ör: 2009 istanbul
- Toplumsal olaylar sivas katliamı
- uzun dönem elektrik kesintileri ör: 31 Mart 2015
Bunlar çok yakın geçmişte örneklerini yaşadığım, tekrarı en muhtemel riskler. Sonraki adım bu felaketlerin tatbikatlarını geliştirmek olacak. ilerleyen yazılarda daha seyrek ama yıkıcı kıyamet senaryolarına da eğileceğim.
edit: dünyanın en deprem uygunu yapılarında yaşayan japonlar kurumlarda, evlerde ve okullarda düzenli deprem tatbikatları ile yaşıyorlar. bu tatbikatların deprem kayıplarını radikal biçimde engellediğini büyük verilerle, güçlü şekilde gösteriyrolar.