bu başlık kişiye özel bir başlıktır
-
- Hepimiz öleceğiz
- çok da şaapmamak lazım
- Ecelden kaçılmaz
- Seni kampçılık kurtarmaz
hazır ve nazır yaşam deyince sık karşılaştığım tepkilere cevap olabilecek bir giriş yazısıyla başlayayım. (ikinci maddeye bir cevabım yok, ondan daha güçlü bir argüman henüz üretilmedi.)
hiper koopere bir dünyada yaşıyoruz. kıyafetimiz bagladeşli işçinin molasız çalışmasının 10. saatine, evimizin ısınması 5000km uzaklıktaki memur krizinin çözülüp çözülmemesine bağlı. aynı geçişkenliğin sonucu olarak, toplumlar bu tip "sapmaları" ikameleriyle hızlıca değiştirme yetisine sahipler. "kıyamet senaryosu" dediğimiz durumlar, toplumun bu tip kesinti ve aksamalara yeterince hızlı cevap üretememesi durumunda ortaya çıkabilecek tehditleri içeriyor. bu risklerin yerel, yaygın, sıçrayan yapısına başka bir yazıda değineceğim.
gelelim hazırlıklı olma meselesine:konu "ne olursa olsun geçerli, geleceği dakikası dakikasına gören bir ölümsüzlük arayışı" gibi abes bir rüyanın peşinden koşmak değil . haftalık alışveriş yapıyorsan, "yarın ne yiycem lan" diye düşünüyorsan, evinde ilkyardım malzemen varsa, kısaca şu anda önünde olmayan, ama yakın zamanda karşılaşabileceğin bir probleme karşı şimdiden yatırım yapıyorsan, işe bir ucundan başlamışsın aslında. biz bunun yanında, on yılda bir başımıza gelebilecek, geldiğinde yıkımı büyük olacak risklere karşı da hazırlık yapıyoruz.
kampçılık ya da genel anlamda şehir hayatından ormana kaçma fazla klişeleşmiş, tüm meselenin binde bir olmayacak bir karikatür. sanırım keyifli ve radikal olduğundan doğada hayatta kalmaya dair bilgisi, izlemediği bir rambo filmi kadar olanların ilgisini çekiyor. bu tip yeteneklerin hiçbirini mutlak kurtarıcı olarak edinmiyor, geliştirmiyorum. hayattaki pek çok yetenek gibi bir amalgam içinde, aynı değil ilgili bir durumda işe yarabileceğini bilerek kenara koyuyorum. ileriki yazılarda göreceğimiz üzre, zaten en önemli hazırlıklar ilkokul düzeyinde bir planlamadan ve haftada 15-20 dakikadan ötesini gerektirmiyor.
Dedemler aylık pirinç ve temizlik malzemesi alırlardı. savaş görmüş bir kuşağın aktardığı kültürel mirastır bu. yukarıya yazmayı unuttum, geçen hafta bunları anlatırken biri "amerikan özentiliği" ile suçladı beni yarı şaka yarı ciddi, bu da o kafaya notum olsun.