1. ligden düşmemesi için ligin sonuna kadar sadece 9 puan alması gereken takım, izmir'in gururu.

    biraz önce biten maçta teleset mobilya akhisarspor'u bornova doğanlar stadı'nda 2-0'la geçtik ve 13 maçta 21 puan almış olduk. maç baştan sona öyle bir kontrolümüzdeydi ki, 10 maç yapsak akhisar'la, hiçbirini kazanamazlardı. ilk 15 dakika maç tamamen avuçlarımızdaydı. topla oynama yüzdesini %81 'e çıkarmış, pozisyon bulamasak da, oyunu akhisar kalesine yıkmıştık. ancak ilk yarı pek kısır geçti. direkten dönen bir top hariç, pozisyon bulamadık.

    ikinci yarıda da hemen hemen aynıydık bir süre. 60'larda biraz hareketlendik ve pozisyonlar bulmaya başladık. gouffran'ın hücum gücü belirleyici oldu. adis halâ agresif, halâ tutuk. seviyoruz sevmesine ama bu agresifliği saçma sapan sarı kartlar görmesine sebep oluyor. bir kere daha cezalı duruma düşerse, taraftar kendisini topa tutacaktır. 70. dakikada ekran görüntüsü aldım gene; topla oynama yüzdemiz %70 . maç boyu 70'in altına inmedi bu istatistik zaten. 79'da maçın en kötüsü selçuk'un kafa golü ve göbekli dayı halini almış olcan adın'ın kaptırdığı toptan gelen kontra atakta adis'in nefis asisti ile halil'in şık plase golüy geldi ve 2-0 kazandık. akhisar maç 2-0 olana kadar hücumu hiç düşünmedi. 11 kişi gömülü oynadılar. geçen haftaki beşiktaş deplasmanından nasıl puan alabilmişler; anlamadım.

    tamer hoca axel ngando'yu takıma alıştırmak için böyle maçları seçiyor ve bence iyi de ediyor. fiziği zayıf, savunması hemen hemen hiç olmayan, tam bir amc. beşiktaş maçı haricinde, kendini gösterebildiği maç yoktu. bu maçta iyiydi. tamer hoca'nın bu maç özelinde en iyi yaptığı iş ise, 54'. dakikada castro'yu orta sahanın göbeğine çekmek oldu. rotman'ı neden halâ 50'li dakikalarda oyundan alıyor; anlamıyorum. selçuk ilk golü atıp maçın yapay kahramanlarından biri olmasaydı, gene 90 dakika sahada kalacaktı; eminim. castro'yu göbeğe çekerek hem ilk yarı hemen hemen hiç görünmemiş castro'nun daha çok pas dağıtmasını sağladı hem de hücumdaki 3'lünün (gouffran-halil-adis) birbirleryle iç içe oynamasının önüne geçmiş oldu. daha fazla alan buldular. castro da, ikinci golde olduğu gibi, ara pas atabildi. castro'nun amc oynaması külliyen hata. scarione yedekteydi ama 5 dakika bile oynamadı. sakatlığı bitse de, castro-scarione iş birliğini görmeye devam etsek gene. hücumdaki can damarımız adis'in kendi yaratacağı pozisyonlar değil, bu iş birliği.

    içerde bu haftayı kayıpsız geçmek önemliydi. fikstürün ilk yarısı bitene kadar 3'ü deplasmanda olmak üzere (ki 2'si de üst üste) 4 maçımız kaldı. akhisar maçı dahil, "5 maçta 5-9 puan arası alırsak süper" demiştim. kaldı 2-6 puan. bu gazla karabük'ü de, yeni malatya'yı da yenebiliriz. ardından oynanacak iç sahadaki konya maçı, özellikle taraftar açısından "laiklik vs. yobazlık" olarak algılanacağı ve futbolculara da bu yönde şiddetli baskı yaratacağı için belirsiz bence. bizans deplasmanında da yenilebiliriz, sıfır sıkıntı. konya maçını da kazandığımızı düşündüğümde, zaten ilk yarı sonunda 30 puanı cebe indirmiş oluyoruz.

    umarım sezon sonunu 30 puana oldukça yakın bir puanda bitiririz.
    #64003 lake of the hell | 7 yıl önce
    0spor kulübü 
  2. biraz önce biten maçta ligteki 12. maçında 3. beraberliğini alıp puanını 18 yapmış olan takım, izmir'in gururu.

    bursaspor'un da, göztepe'nin de dikine ve ileriye oynayabilen futbolcuları sadece hücum hattında olanlardan oluşuyor. birkaç sürpriz pas hariç, uzun pasların hepsi top kaybı olarak geri döndü. ancak bursaspor'un 'sı var tabii. son 5 dakikada yaptığı pres sebebiyle 3 top kaybı kapıp kalemizde 2 büyük tehlike gördük. maçın tamamında ise, iyiki oldukça etkisizdi.

    sabri, peybernes ve scarione yoktu bu maçta. sabri son 10 dakikada oyuna girdi. özellikle peybernes ve scarione'yi çok arıyoruz. castro'nun ofansif orta saha olarak selçuk ve rotman'ın önünde oynaması, her ne kadar hücum gücümüzü artıran bir durum olsa da, scarione-castro pas trafiğini görememek çok kötü. takım da bu trafiğe alışmış olacak ki, topu ayağına alan her futbolcu önce castro'yu arıyor. onu göremezse rotman ya da selçuk'a pas gönderiyor. scarione'nin bir an önce iyileşmesi gerek. sahada durup hiçbir şey yapmasa bile takıma güven veriyor. evet, aynı adis gibi.

    maçın büyük bölümü orta saha mücadelesi olarak geçti aslında. ilk yarının son 5, ikinci yarının da son 15 dakikası ise müthiş pozisyonlarla doluydu. maçın 0-0 bitmesi izlemeyenleri kandırmasın; 2-2 de bitebilirdi. gouffran'ın 3 tane oldukça net pozisyonu var. 90. dakikada kaleci harun'la karşı karşıyayken atamadığı gol büyük hayal kırıklığı yaşattı bana. gouffran takıma da alışamamıştı uzun bir süre. son 2 maçtır ilk 11 oynuyor. taraftarın ondan beklentisi "sağından attı, solundan geçti" düzeyinde olsa da, özellikle ikili mücadelelerde kendisinden beklenmedik derecede güçlü durmayı başarıyor. umarım asist ve gollerle tanışması uzun sürmez.

    hakem 'dı. gene bir tetikçi, gene tartışılan pozisyonlar... castro ve rotman'ın ceza sahası içinde düşürülmeleri bana göre net penaltıydı. ayrıca maçın ilk yarısında adis'e gösterdiği sarı kart da çok ağırdı. tetikçi hakem bolluğu olan ligte bu haftayı da göze çarpmadan (çünkü maç 0-0 bitti) geçirecektir.

    tamer hocanın selçuk'u ilk 11 dışına postalaması gerek. uzun pası sadece castro ve scarione'nin atmasına izin verip oyun kurmayı da rotman ve castro'ya bırakmalıyız. selçuk'un 6 tane uzun pas faciası var ki; birkaçında dibindeki adama pas vermemeyi büyük bir öz güvenle tercih etti. ikili mücadelelerde de illa ki elini kolunu rakibini engellemek amaçıyla kullanıyor. hadi rotman oyun görüşü olarak daha iyi diye sahada diyelim; selçuk hangi mantıklı hem de 90 dakika oyunda kalabiliyor; anlamıyorum. rotman'ın sezon başından beri gördüğü 3. sarı kartı oldu bu maçla birlikte. akhisar ya da karabük maçında 1 sarı kart daha görüp cezalı olacaktır. orta sahada tek başına kalacak olan selçuku görüp daha fazla saç baş yolacağım gibi görünüyor.

    12 haftada 18 puan fena değil. fikstürün ilk bölümünün sonuna kadar 30 puan civarına gelebilirsek, bu sene düşmeyeceğiz. yani öncelikli hedef 30 puan. eğer düşma hattı 40 puana yaklaşırsa ise, ilk hedef 40 puan olacak. 30'u bi' alalım da, sonrasında bakarız. bundan sonraki fikstür bu amacımıza uygun bence. akhisar, karabük (deplasman), yeni malatya (deplasman), konya ve galatasaray (deplasman). fikstürün ilk bölümünün maçları bu şekilde. 5 maçta 5-9 puan arası alırsak, süper olacak bence. malatya ve karabük'ü yeneriz diye düşünüyorum ama diğer maçlar hakkında fikrim yok. konya'nın sağı solu belli olmuyor. zaten maç izmir'de olacak ve eski başkanlarının sezon başında yaptığı izmir marşı açıklamaları sebebiyle iki kulübün arası epey açık. bu gerilimle o maçı da alabilir ve 27 puana çıkabiliriz.

    keşke bu sene avrupa kupalarına katılabilecek bir pozisyona hemen gelsek ama "atletico'ya haber salın!" naraları atmak için en az 1 yılımız var. ayaklarımız yere bassın, yeter. atletico'nun efes otelinde eşleriyle birlikte konaklayacağı günler de gelecek.

    #62915 lake of the hell | 7 yıl önce
    0spor kulübü 
  3. yaklaşık 2 saat sonra bu seneki en zor 4 maçından ilkine çıkacak olan izmir'in gururu.

    beşiktaş'ın kadro kalitesi bizden daha iyi, takım tecrübesi daha fazla, tek tek oyuncu bazında daha yetenekliler. küme düşmemeye oynayan bir takımız diye "içlerinden geçeceğiz götü kalkmış izmirliler'in" yorumları yapılıyor bu maç için. ayrıca, beşiktaş'a ayrılan yaklaşık 500 bilet için beşiktaşlılar'ın büyük sitemi var. maçın 'na alınması gerektiğini bile söylemişler. bizim taraf ise, buna okkalı bir cevap vermiş: "daha fazla bilet satmak ve para kazanmak için 9 bin kişilik butik stadımızı değiştirmeyeceğiz. eğer sizin amacınız buysa, bütün maçlarınızı 'nda oynayın. böylece daha çok deplasman taraftarı gelir maçlarınıza".

    bu maçta sakatlıklarından dolayı ve oynayamazsa, defansımız delik deşik olacaktır. hali hazırda, banko oynayan sadece 1 sağlıklı stoperimiz var (kadu). peybernes iğneyle miğneyle oynatılacaktır bence. güç farkında geride, taraftar etkisi olarak öndeyiz. 2-0 yeneceğimizi düşünüyorum ben. evet, bu sene şu ana kadar gol yemeden bitireceğimiz 2. maç olabilir bu maç. gene de maçın favorisinin beşiktaş olduğunu değiştirmiyor bu.

    2003'teki 7-3'lük maçı hatırlıyorum. bu maç böyle olmayacak. umarım kazanan biz oluruz.

    vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun göztepe'm.

    Edit: ilk 11'ler açıklanmış:

    Göztepe: Beto, Sabri, Kadu, Leo, Traore, Selçuk, Castro, Gouffran, Halil, Tayfur, Ghilas

    Beşiktaş: Fabri, Gökhan, Pepe, Tosic, Adriano, Atiba, Tolgay, Quaresma, Talisca, Babel, Cenk

    stoperde leo hata yapabilir. scarione'nin de maçtan hemen önce sakatlandığı söyleniyor. ibre tamamen beşiktaş'a döndü. fazlasıyla hızlı ve pres yapmayı seven bir 11'imiz var. sürpriz yapabiliriz. umarım kazanırız.
    #61055 lake of the hell | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0spor kulübü 
  4. biraz önce biten müthiş ligin 10. haftasında istanbul'da kasımpaşa'ya 3-1 yenilmiş olan izmir'in gururu.

    baştan sona oldukça kötü oynadık. istanbul'a 4 otobüs giden ve istanbul'da yaşayan taraftarların etkisi haricinde, maçın bizim açımızdan olumlu bir yönü yoktu. maçtan hemen önceki ısınmalarda kosanovic sakatlandı ve maça stoperde leo ile çıktık. o da maçın son dakikasında sakatlandı ve büyük ihtimalle kas sakatlığı yaşadı. haftaya beşiktaş maçında stoperde kimin oynayacağını bilen taraftar yok. umarım sağlık ekibi biliyordur.

    kasımpaşa'nın ligte 5 maç kazanamadıktan sonra bize bilenmiş olarak çıkacağını unutmuş bizim futbolcular. ilk 20 dakikada, zamanında 'ın sıklıkla yaptığı "100 bin dolara afrika'dan getirilmiş, hızlı, çevik, atletik ve teknik olarak tam bir kapalı kutu olan genç futbolcu"lardan kurulu kasımpaşa iki kanattan ağzımıza sıçtı. zaten bir kanat savunucusunun hız ve hızlanması 20 üzerinden 4-5 olduğu bir takımız. o kanadı delik deşik eden mısırlı mahmoud hassan (kendisine "trezeguet" diyor ve formasında da bu yazıyor) ve diğer kanattaki kısa boylu, kuvvetli ve garip bir şekilde çok hızlı müthiş oynadılar. bu müthişlik, maçın tamamını düşününce, yaklaşık 25 dakika kadar sürdü belki ama bizi bitirmeye de yetti. kasımpaşa'nın, birkaç çikolata renkli futbolcunun kendilerini gösterme çabaları hariç, hiçbir tehlikeli yönü de yoktu. "nasıl yenildik o zaman?", di' mi? işte, bu maçı özetlememi sağlayacak olan soru bu.

    öncelikle selçuk stoperlerin içine girip kaybolma hastalığı geçiriyor 2-3 maçtır. top kazandığında (ki kendisinin takımda var olma nedeni bu) önünde castro'yu görüp onunla paslaşması gerekirken, stoperlerin içine girdiği için önünde gördüğü oyuncu rotman oluyor. maç boyu rotman'a oldukça kötü noktalarda, adeta "al, bu da sana benden bir küfür" diyerek attığı bütün pasları rotman kaybetti ve kötü adam oldu. tamer hoca da buna kanarak rotman'ı oyundan aldı ikinci yarının ortalarına doğru. on yıllardır gördüğümüz, bildiğimiz ama sadece sahada olanların adının değiştiği, taraftarların ise adeta nefret ettiği "kötü oyun oynayan takımda oluşan biz gol atamayacağız hissi"ni yaşadık. 3 forvet, 1 ofansif orta saha ve 1 kanatla yaklaşık son 20 dakikayı oynamış olmamıza rağmen, doldur-boşalttan başka hiçbir şey yapamadık. kasımpaşa da kontra ataktan 3. golü bulup bizi bitkisel hayattan kurtardı, fişimizi çekti.

    beşiktaş maçı öncesinde böyle bir mağlubiyet hoş olmadı. iyi oynayıp berabere kalsaydık ya da yenilseydik, (geçen haftaki alanya maçı gibi), içim rahat olurdu. ama şimdi durum öyle değil:

    - adis şu ana kadarki en kötü maçını oynadı. evet, ilk 2 haftada kanat oyuncusu olarak oynadığı maçlardan bile daha kötüydü.

    - castro-scarione pas bağlantısını maç boyunca sadece birkaç kere yapabildik.

    - sabri ileri çıkışlarında kötü ortalar açtı, geriye dönüşlerde de aksadı. zaten karşısındaki trezeguet'yi de savunamadı.

    - tayfur ilk yarı boyunca 2 kere topla buluşup ikisini de kaybetti. hayalet gibiydi sahada. ikinci yarı başlarken de oyundan çıkarıldı.

    - leo zorunluluktan ötürü sahadaydı, elinden geleni de yaptı ama bu lig onun yeteneklerinin genişleyemediği noktada. iyi bir yedek olabilir ama iyi bir ilk 11 oyuncusu olmadığı için her topa girişince "kırmızı kart görüp atılacak şimdi" endişesini yaşattı, yaşadık.

    - ömer geçen hafta gol attığı için bu hafta "öğretmenin sorduğu soruya parmak kaldırıp cevap veren, hemen de götü kalkan öğrenci" gibiydi. ikinci yarının tamamında oynadı ve hiçbir şey yapamadı. bizim takımda sadece yedek olabilir.

    da eskilerin tetikçilerinden biri. unutmadım tabii. 58. dakikada kasımpaşa'nın bir çikolatasına kırmızı kart gösteremedi, sarı kartı da ayıp olmasın diye çıkarttı. orada kasımpaşa 10 kişi kalsaydı, bir şeyler daha farklı olabilirdi. belki gene 3-1 biterdi ve yenilirdik. skor önemli değil. önemli olan, o dakikadan sonra daha iyi oynayacaktık, rakip 10 kişi olduğu için geriye yaslanacaktı, saldırdıkça saldıracaktık. özgüvenimiz de, maç sonunda skor ne olursa olsun, bu denli paramparça olmayacaktı. teşekkürler tetikçi yıldırım.

    maç bittikten sonra hakemle tartışmış ve sarı kart görmüş. maçtan önce tamer hoca özellikle adis'i kart görmemesi konusunda uyarmıştı. kartı maç bittikten sonra gördü ve beşiktaş maçında cezalı oldu. umarım bunu bilinçli olarak yapmamışsındır adis. bu taraftar bunu unutmaz; hem de adının beşiktaş'la aynı cümlede anıldığı bir dönemde, ölene kadar unutmaz.

    sezonun ilk haftasında olduğu gibi, haftaya da bir bizans takımı ağırlayacağız. istanbul dışında hiçbir yerde görmedikleri "taşıma" olmayan taraftarı görecekler burada. seviniyorum. isterseniz bizi 5 farkla yenebilirsiniz, eğer yenebilirseniz tabii. maçtan önce gözünüz korkacak ya; bunu bilmek bile bana yetiyor. 5 kasım'daymış maç. 4'ünde olmadığı için de mutlu oldum. zirveyi bırakıp maçı izlemeye giderdim kesin. ekleyeyim şuraya: (bkz: )

    haftaya sakat olan üç stoperden kim oynayacak; hiçbir fikrim yok. üçünden başka bir stoper de 6 ay sakat olacak zaten. kimin oynayacağını odin'den ve marty mcfly'dan başka bilen yok sanırım. adetimi devam ettirip bitireyim ben bu girdiyi, çok uzattım.

    #60074 lake of the hell | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    2spor kulübü 
  5. süper olan türkiye'nin en üst liginin 2.'si olmayı sürdürse de, ülke medyası tarafından 7. sıradaki beşiktaş, 13. sıradaki trabzonspor ve 12. sıradaki antalyaspor kadar bile gündeme getirilmeyen izmir'in gururu.

    aytemiz alanyaspor maçını son 5 dakikada yediğimiz 2 golle 3-3 berabere bitirdik ve 9 hafta sonunda 17 puan topladık. "maç başı 2 puan toplarsak, uefa'ya gideriz" mantığına tutunmuş çok taraftarımız var ama tekrarlamak lazım: bu takım önce 30 puanı almalı, ardından da, eğer düşme hattı 40 puan civarında olursa 40 puanı geçmeli. düşme hattının 35 puan üstünde olacağını düşünüyorum ben. illa ki konya'yı, antalya'yı, osmanlı'yı ve trabzon'u küme düşürmemek için katakulliler dönecektir.

    alanya maçında iyi oynamadık. pozisyonlara gene sadece kontra atakla girebildik ve adis'imiz 2 gol daha atıp 11 gole ulaştı. şu anda (gene adı hemen hemen hiç geçmemesine rağmen) ligin en çok gol atan futbolcusu. alanya maçının gösterdiği bir sorun daha vardı: sakatlıklara karşı hazırlıklı değiliz. muslera'dan sonra ligin en iyi kalecisi olan beto'nun devre arasından hemen önce sakatlanması ve defansta kadu ile uyumu maç maç nefis bir seviyeye gelen peybernes'in ikinci devrenin başında sakatlanması maçtan kopmamıza neden oldu. geçen sene sadece tek bir maç iyi oynayan ve bu da son maça denk geldiği için kadroda tutulan, taraftarın bir bölümünün bilinçsizce sevdiği günay'ın kalede yetersiz olduğunu; takıma geç katılan, katıldıktan sonra da sakatlık yaşayan, sadece 2 maçta şans bulabilen stoper kosanovic'in ise kadu ile olan uyumunun berbat bir seviyede olduğunu gördük. umarım tamer hoca da bunları görebilmiştir. selçuk'un orta sahadaki yükü kaldırmada rotman'a yardım edememesi, bol bol pas hatası yapması da bizi maçtan düşürdü. 2 dakikada 2 gol bulup durumu 3-1'e getirmemiz de, bu eksiklikleri maç içinde görmemizi engelledi. gene de 1 puan almamız iyi. yenilebilirdik de.

    3 gün sonra istanbul'da kasımpaşa ile ligteki 10. maçımıza çıkacağız. kasımpaşa ligde 5 maçtır kazanamıyor. bizim gibi çok gol yiyen bir takım. ayrıca scarione ve castro gibi kasımpaşa'nın eskiden bel kemiği olan oyuncular da bizde. ben bu sefer rahat kazanacağımızı düşünüyorum. kasımpaşa'nın stadı (ismini zikretmemek daha iyi) yağmur alınca bataklığa dönüşen bir stat. umarım kolay gollerle kazanırız. 10 haftada 20 puan toplamak demek, ligten düşmeme noktasında kocaman bir adım atmak demek.

    iddaa'da bile kiminle oynuyorsak o favori gösteriliyor ve lig 2.'si olan biziz. alanya maçında oranlar son gün iyice düşmüştü ve biz favori olmuştuk. bu sefer de öyle olur. göztepe'ye verilmiş 2,5 orana yakın oranlar var internette. ligin en iyi futbol oynayan 2-3 takımından biriyiz ve halâ favori olamıyoruz hiçbir maçta. garip tabii. yıllardır neden dediğimizi genç nesil anlıyordur artık umarım.

    10 maçta 20 puanı toplayalım, hedefe 10 puan kalsın. kimsenin bizden bahsetmemesi çok da önemli değil. zamanının ekolü olmuş koca bir penguen medya var ülkede nasıl olsa.



    edit: ayrıca (bkz: )
    #59599 lake of the hell | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0spor kulübü 
  6. öyle böyle süper olmayan ligin 9. haftasında 20 ekim cuma günü (4 gün sonra) aytemiz alanyaspor ile izmir bornova doğanlar stadı'nda karşılaşacak olan izmir'in gururu.

    alanya maçından sonraki fikstür çok garip. kasımpaşa (deplasman), beşiktaş, bursaspor (deplasman), teleset mobilya akhisarspor maçları var. ben antalya maçıyla başlayan bu 3 maçlık süreçte en az 7 puan almamız gerektiğini yazmıştım. antalya'yı yenip 3'ü aldık, kaldı 4. alanya ile bizim husumetimiz de var. kavga dövüş çıkmazsa iyi.

    onların süper lig'e çıktıkları bir önceki sezonda mayıs ayında alanya'da maç vardı. bizi yenerlerse süper lig'e çıkmayı garantiliyorlardı. yendiler de 2-1 ve garantilediler. maçtan sonra seyirciler sahaya girip dövmek için bizim oyuncuların peşinden koşturdu. gencecik kalecimiz 'ın canına kast edilmişti orada. medya vurdumduymazlığa, federasyon ise "tebrikler alanyaspor" yavşaklığına sığınmıştı. umarım bu maçta bizim taraftarlar geçmiş anıların etkisinde kalmaz. zaten kale arkasına ceza gelmiş başakşehir maçından dolayı. eğer bu maçta en ufak bir kötü tezahürat, merdivenlere oturma ya da sahaya tuş tüyü atma gibi olaylar olursa, beşiktaş maçını seyircisiz oynayabiliriz. umarım böyle bir şey olmaz.

    güzel maç olacaktır. izleme imkanınız olursa bakın. kazanırsak, ligde kalma yolunda büyük bir adım daha atmış olacağız. "30 puanı toplarsak tamam bu iş" diyordum ben, 16'sı cepte. umarım 19 olur cuma günü.
    #58968 lake of the hell | 7 yıl önce
    5spor kulübü 
  7. tırışkadan süper olan ligin 8. haftasında yarın 16:30'da antalyaspor'la deplasmanda karşılaşacak olan izmir'in gururu.

    antalyaspor maçıyla birlikte 4 maçlık zor bir seriye gireceğiz. antalyaspor'un hücum hattı fena göz korkutsa da, onların durumu altı kaval üstü şişhaneden hallice. zaten gol atabilen bir takımız herkese karşı. ilk yarıdan öne geçmemiz halinde maçtan en az 1 puanla ayrılacağımızı düşünüyorum. önce yersek, kaybetmemiz kaçınılmaz olabilir. göreceğiz. iddaa'daki oranlar da antalyaspor'u mutlak favori göstermiş. iddaa lig 4.'sü olduğumuzu unutmuş sanırım.

    maçın hakemi, futbolda uluslararası tetkçilerimizden hüseyin göçek. umarım onun burnunu sokmayacağı bir maç olur.

    vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun göztepe'miz.

    maçtan sonraki gün editi: 3-1 kazandık. maçın ilk 25 dakikası tamamen kapandık ve bunu garip bir şekilde çok da iyi yaptık. genelde kapanınca gol yiyen defansımız, bu maç tek bir hata dışında müthiş oynadı. ve takımın en iyileriydi. ama tek bir adam var ki koca takımda, ruhumu istese kendi elimde çıkarıp vermekten tereddüt etmem.

    tetikçi hüseyin göçek antalyaspor'u ilk yarıda 8 kişi bırakmalıydı, yapamadı. gösterdiği kırmızı kartın tartışılır bir yanı olmamasına rağmen, tereddüt etti. kartı çıkarırken ellerinin titrediğini ben televizyondan görebildiysem, kimse bana "ama hakemler iyi niyetli" diyemez, dedirtmem bunu. antalyaspor öyle ya da böyle ligde kalacaktır/lige tutulacaktır. keşke düşseler ama eto'o'ya verilen kamyon dolusu paralar ziyan olur, he mi? sizin futbol anlayışınıza tüküreyim ben.

    #58700 lake of the hell | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0spor kulübü 
  8. yaklaşık 15 dakika sonra süper olan ligte bu haftayı 2. bitirmek için başakşehir'i izmir'de ağırlayacak olan izmir'in gururu.

    vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun göztepe'miz.

    ilk yarı editi: 2 bireysel hatadan 2 gol yedik. Başakşehir'in başka da pozisyonu yok. bizim taraftar 25. dakikadan sonra oyundan kopmuş gibi görünüyor. Bizimkileri biraz gazlasalar, 2-1 olmaması için hiçbir sebep yok. Sonra da çağlayan gibi akabiliriz. Neden olmasın?

    maç sonu editi: 2-1 yenildik. Kötü oynamadık, bireysel hatalardan ve panik olmamız yüzünden derli toplu oynayamadık. Çok daha iyi olacağız. Kahpe Bizans'a yenildiğimiz ilk maç değil bu. Biraz havalanmıştık, yere indik. milli maç arasından sonra antalya (deplasman), alanya ve kasımpaşa (deplasman) maçlarından en az 7 puan çıkarırsak, içerideki beşiktaş maçına müthiş moralli çıkabiliriz. hiçbir şey bitmiş değil. daha ligin başı.

    #57348 lake of the hell | 8 yıl önce (  8 yıl önce)
    0spor kulübü 
  9. adı süper, içi kofti olan türkiye'nin futboldaki en üst liginde 14 yıl aradan sonra oynamasına rağmen (gözyaşları; olm bi' durun), ilk 6 haftada taş gibi futbol oynamış, benim gibiler için tek büyük takım olduğunu göstermiş, "asansör takım olacak bunlar bu yıl. bi' 14 yıl daha beklersiniz artık hehe" diyen zevzeklerin ağzına topuğuyla vurmuş takımım, izmir'in gururu.

    şu na kadar ligin maç başı en isabetli şut çeken adamı bizde (no adis no party!), maç başı en çok şut çeken 2. adamı bizde (gene adis), gol krallığında 3. olan adamı bizde (gene adis), karabüklü hariç, en çok hava topu kazanan adamlarından biri gene bizde. takım olarak ise, maç başı en isabetli şutu biz çekiyoruz (maç başı 6). keyifli futbol oynuyoruz, ligin en az 10 takımının yaptığı gibi öne geçince yalandan yerlerde sürünmüyoruz, karşımızdaki rakibin oyuncularına birer insan olarak değer veriyoruz. böyle oynadıkça ve davrandıkça, varsın küme düşelim; hiç önemli değil.

    sosyal medyada ergen gençler "şampiyon olacağız lan!" diyerek gaza gelmiş durumdalar. sanırım rüya görüyorlar. çevrelerindeki abileri onları iki tokat atıp kendilerine getireceklerdir. hedefimiz sezon sonunda ilk 10'da kalabilmek; eğer başarı grafiğimiz çok iyi olursa, avrupa'ya katılmak. ilk 3 ve hatta şampiyonluk hedeflerimizden biri değil bu sezon için. evet, sadece bu sezon için. o günler de gelecek ama henüz erken.

    milli maç arasından önce, haftaya başakşehir'le oynayacağız. doğanlar stadı'nda başakşehir'i yenmemiz demek, artık nihayet penguen medyanın da dikkatini çekmemizi sağlayacaktır. bugünkü sivas maçında yorumcu, sabri hakkında "galatasaray gibi bir kulüpten gelip burada oynaması bile çok önemli iş" dedi, bağırarak küfretmemek için dilimi ısırdım. biz kendimiz için tek büyüğüz. değil sabri'si, oğuzhan'ı gelse, bu değişmeyecek. umarım arap sermayesine götünü dayamış, cukkasına bakmaktan başka hiçbir boktan anlamayan, geveze insanların fikirleri biz başakşehir'i yendikten sonra değişebilir. ufak ihtimal ama iyi niyetli olmak gerek.

    sizin "biz bitti demeden bitmez"leriniz sizin olsun. biz "ıssız kuytu köşelerden and olsun ki döneceğiz"den sonra bunun gerçekleşmesi üzerine kendimizi kaybettik, hükümsüzüz halâ. sizin ucuz mottolarınızı tarihten silmek için geldik. umarım yakın gelecekte bunu da başarırız.

    güzel günler göreceğiz
    #56566 lake of the hell | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  10. yaklaşık 2 saat sonra, 14 sene aradan sonraki, lafta süper olan süper lig'teki ilk maçına bornova doğanlar stadı'nda fenerbahçe karşısında çıkacak olan izmir kulübüdür, candır.

    göztepe taraftarı cezası sebebiyle tribünlerde olamayacak. 500'e yakın karşı takım taraftarı maçı stattan izleyebilecek.

    siz sahada, biz ekran başında; görmediğiniz yerde, kalbinizin içinde olacağız. vurduğun gol, yediğin ofsayt olsun göztepe'miz.

    edit: birkaç ekleme ve bornova doğanlar stadı.
    #52960 lake of the hell | 8 yıl önce (  8 yıl önce)
    0spor kulübü 
  11. kadıköy bostancı sahil şeridinde çifte havuzlar ile caddebostan arasında kalan muhitin adı göztepedir. içeri doğru yukarıdaki tren yoluna kadar uzanır. minibüs yoluna vardığında ismi üst göztepe olur. ne var ki uzun bir süredir göztepenin göztepe olduğu zamanlarda dutluk olan ve d 100 karayolunun üstünde kalan bölgeler de çakal emlakçılar tarafından göztepe olarak pazarlanmakta. sakın kanmayın. oranın adı fetih mahallesi.
    #50265 laedri | 8 yıl önce
    0mahalle 
  12. Teknik direktörlüğünü kulübümüzün yetiştirdiği önemli isimlerden olan Tamer Tuna'nın yaptığı ve iyi transferlerle süper ligdeki ilk senesinde sürpriz işlere imza atabilecek izmir takımı. Yıllardır süper ligde bir izmir takımını arıyordu gözlerimiz. Lige renk katacaklarına eminim.
    #50244 atesfedya | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  13. bu yıl sözümona süper lig'te ne yapacağı taraftarlarından daha çok, diğer takım taraftarları tarafından merak edilen izmir kulübüdür, candır.

    biz önce 18 sene, ardından 14 sene bekledik bu günler için. birkaç faşşolige ruhunu satmış takım taraftarlarının lafıyla ne küme düşeriz ne de şampiyon oluruz. ancak birkaç yıl sonra avrupa'da göztepe seslerini duyduğunuzda, o zaman karşınızda bize "köy takımı" dediğiniz günleri unutmamış bir kitle bulacağınızdan da emin olun.

    (bkz: )

    döndük.
    #50212 lake of the hell | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  14. izmir'in dağlarında çiçekler açtıran spor kulübü.

    yıllar sonra hem kendisinin hem de izmir'in süper lig özlemini sona erdirdi fakat bu daha başlangıç. çok başarılı olacak, izmir'i ve türkiye'yi kasıp kavuracaktır.

    hentbol branşında ise kısa vadede hem türkiye hem de avrupa şampiyonluklarını göreceğimize inancım tam.

    bireysel sporlara diyecek laf yok zaten. sporcularımız madalyaları süpürüyor.

    müthiş bir başkan, iyi bir yönetim ve kulübünü deliler gibi seven taraftarlarıyla türk sporuna damga vuracak kulüptür.
    #44621 endingcredits | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  15. İstanbul'da Kadıköy ilçesinde bir mahalle. Deniz manzaralı bir çok eve sahiptir.
    #43474 opeth | 8 yıl önce
    0mahalle 
  16. Süper lige çıkmasından sonra Beyaz futbol'da izmir marşı çalmasına vesile olan takım.
    #43473 vay hayvan vay | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  17. an itibariyle lige çıktılar.yılmaz vural effect abi başka bişi değil.
    #43470 humblesquirtle | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  18. süper lige hoş gelmiş.
    #43469 larden loughness | 8 yıl önce
    0spor kulübü 
  19. 1925 yılında izmir'in güzelyalı semtinde kurulmuş sarı-kırmızı renklere sahip güzide bir spor kulübü. avrupa'da yarı final oynayan ilk türk takımı.
    #16281 endingcredits | 8 yıl önce
    0spor kulübü