-
başrollerinde mehmet ali erbil, cem davran, hande ataizi'nin oynadığı 2000 yapımı komedi filmi.
türk filmleri arasında öne çıkmış bir filmdir. efsane bir parodi. -
Temelinde cüneyt arkın ve kartal tibet gibi reislerin canlandırdığı tarihi karakter filmlerinin parodisini yapmak varsa eğer geldiği absürt komedi noktası açısından başarılı olmuş denilebilir. çünkü o filmlerin bir tık üstü ancak kahpe bizans gibi saçmalık ötesi absürtlükler barındıran boktan bir komedi olacaktır. Bunun nedeni geçmişteki filmlerin kendilerini zaten ciddiye almalarından dolayı absürt durmasıdır (filmler kötü demiyorum kesinlikle).
Ha kahpe bizans, hem bu filmlerle kafa bulacağım hem de bu perspektif dışında komik olacağım gibi bir iddia ile yolda çıkmış ise bence berbat bir komedi filmdir.
-
senelerce "ay ben bunu izlemiştim, çok da sıkıcıydı zaten, görüntü kalitesi de berbat" diyerek geçtiğim, bugün izlerken aslında hiç izlememiş olduğumu fark ettiğim parodi film.
sıkıcı filan da değilmiş, baya baya güldürdü beni, tekrar denk gelirsem izleyeceğim türk filmlerinden.
-- spoiler --
süt annenin sürekli majestelerinin ayaklarına kapanışı, yetiş bey'le marcus antonius'u ayıramayan sevdicekleri, illetyus'un kaşının üstünde gözün var sebepli cinayetleri- son nefesini (!) verişi, nacarların zıplayarak kale duvarını aşabilme ve daha bilumum güçleri, teodora'nın oğlu simitis'in aslen macarlı olduğunu öğrendiğinde aniden çıkan sakalları ve koparıp attığı saçları- kara murat tavırları, gömlek değiştirircesine din değiştiren papaz efendi, gider bey'den olan sude hatun'dan doğan 3 çocuk 2 su kaplumbağası, kapısından kopamayan- zindandan hiç çıkmadığı halde sarayı avucunun içi gibi bilen süper gazi, saraya gelen malları kendince bir denetlemeden geçiren saray bekçisi, çok affedersiniz taş birer hatun olan mağdure hatun ve 6. emmanuelle akılda kalanlardan.
-- spoiler --
- mehmet ali erbil'den imparator
- son söz de cem karaca'dan gelsin
* * -
bu ülkedeki futbolun yozlaşmışlığının, hakaret etmeden, anadolu takımı sevdalılarınca dile getirilmiş hali olan öbek. en güzel açıklamasını geçenlerde okudum, paylaşmak istedim.
"(...) bu üç takımla kim oynarsa, sürekli bir sosyal medyada itham altında bırakma, şike iması, topçuların çok koştuğu/hiç koşmadığı imaları, hakemlerin x takımlı olması iddiası, vs.
ihtimaller hep aynı:
kazanırsın; yendiğin takımın taraftarı "bi' bize böyle oynuyorsunuz" der, hakem der, takımını itibarsızlaştırır, galibiyetine gölge düşürür, diğer ikisi de destek atar.
kaybedersin; yenildiğin takım bayram eder, diğer ikisi seni maç satmakla itham eder, itibarsızlaştırır, koşmadın der, şike yaptın der, der de der.
arada (da) topçularına üçlüden birinin transfer teklifi yaptığı dedikodusu.
başka ihtimal yok, her iki skorda da küfür yersin, hakaretlerin bini bi' para, ithamlar, vs. laf yetiştirmek mümkün değil, medya ellerinde köpek olmuş; istedikleri gibi yüklenirler. yok birbirlerinden gram farkı.
işte biz bu düzene kahpe bizans diyoruz, bu yüzden nefret ediyoruz. (...)"
ekran görüntüsü
not: bu girdi hakaret anlamı ve amacı taşımamakla birlikte, hukuki açıdan hiçbir sorun teşkil etmeyen benzetme barındırmaktadır.