ite kaka birkaç ay boyunca devam ettirdik. geçen ayla birlikte hem ilgi çok azaldı hem de seçilen filmleri izleyen yazarların sayısı dibe vurdu. şubat ayı için liste önerisini de ben yapayım istedim. belki ilgiyi yeniden artırırım böylece.
bu ayın filmleri, yakın dönem türk sineması üzerinden olsun istedim. özellikle 2000 sonrasındaki türk sineması içinde yer alan, ses getiren ya da getiremeyen, beğendiğim, izlediğim ya da izlemek istediğim filmleri aşağıya bırakıyorum. topluluğa katılıp bu ayın filmlerini izledikten sonra girdi yazmak isteyen yazarlar, seçtikleri filmleri bana belirtirlerse, bütün girdileri tek bir yere toplayabilirim.
- kusursuzlar (2014): iki kız kardeş, anneannelerinin ölümü üzerine izmir çeşme'ye gelirler. aralarındaki problemlerin ve hayata bakış açılarının farklılığı nefis anlatılmış. biraz durağan gelebilir size. gene de bir şans verin bence.
- takva (2006): islamiyet'e getirilen eleştiriler açısından önemli bir film. izlemeyen kaldıysa şiddetle öneririm.
- gözetleme kulesi (2012): ıssızlığı ve yalnızlığı anlatan iyi türk filmlerinden biri. pelin esmer'in hem senaristliği hem de yönetmenliği gayet iyidir. bu film de bunun kanıtlarından biri.
- nar (2011): adalet ve inanışlar üzerine iyi bir film. ümit ünal'ın üçlemesinin en iyi halkası bence. diğer filmlerle bağlantıları çok derin değil. o yüzden tek başına da anlam ifade edecektir.
- sen aydınlatırsın geceyi (2013): fantastik mi, dram mı, kara mizah mı; yoksa hepsi birden mi olduğu tartışılan onur ünlü filmi. kafa açan filmlerden. listedeki en riskli film olabilir çünkü seveni çok sevmişti, sevmeyeni de nefret etmişti.
- vavien (2009): yağmur ve durul taylan kardeşlerin çapı oldukça küçük hayatlarda aslında ne kadar büyük dramların saklı olduğunu gösteren filmi. zamanında büyük ses getirmişti. belki izlemeyen kalmıştır halâ.
- korkuyorum anne (2004): hafıza kaybıyla ilgili başarılı bir film. reha erdem'in en iyi filmlerinden biri olarak görüyorum.
- atlıkarınca (2010): gene bir küçük hayatların büyük götürüleri üzerine başarılı bir film. eğer izleyecekseniz, hakkında hiçbir şey okumamanızı, izlememenizi öneririm. bütün büyüsü kaçabilir.
- başka dilde aşk (2009): dilsizlik üzerine güzel film. mert fırat'ın oyunculuğunu en yükseğe çıkardığı film bence buydu. vıcık vıcık aşk filmlerine göre değeri halâ altın gibidir benim gözümde.
- 11'e 10 kala (2009): normal hayatların normal görünen hikayelerini anlatan keskin bir film. pelin esmer'in yönetmeni olduğu film, nejat işler'in en iyi oyunculuk performanslarından birini göstermesi ile de değerliydi. temposu biraz durağan gelebilir size, uyarayım.
10 film oldu. bunlar arasından seçebilirsiniz. izledikleriniz illa ki vardır. ben aklıma gelenleri ve google araması yapıp karşıma çıkan, beğendiğim filmleri önereyim istedim. birçoğunu edinmeniz kolay olacaktır. sıkıntı yaşarsanız haber edin, yardımcı olayım.
seçtiğiniz filmleri bana belirtmeyi unutmayın lütfen. 1 ay sonra görüşürüz.
edit: (laedri'nin önerisiyle) kosmos (2010): izledikten sonra derin çözümlemeler yapılabilecek, temposu ağır olsa da, hayal kurmanıza yardımcı olabilecek bir reha erdem filmi. vizyona girdiğinde genel türk izleyicisine hitap etmemişti.