-
kulzos film topluluğu şubat ayı filmlerinden seçip izlediğim nadide film.
Koleksiyoncu Mithat Esmer'in hayatını yeğeni pelin esmer filme almış. 2009 yılı yapımı sinema filmi, 16. Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü almış. En İyi Film Ödülü’nü de Köprüdekiler filmi ile paylaşmış.
Biraz mithat amcadan bahsedelim. kendisi hastalık derecesinde büyük bir koleksiyoncu. yaklaşık 50-60 yıl boyunca hergün aynı gazeteleri biriktirmiş ve evinde depolamış. bunları depoladığı eski evi deprem tehlikesi ile karşı karşıya. bir taraftan yüklenen komşular, yıllarca birikmiş olan gazetelerin hastalığını tetiklemesi gibi unsurlar birleşince mithat amcayı zor günler bekliyor.
Pelin Esmer çok sade ve yalın bir biçimde filmi bizlere aktarmış. eski türk filmlerindeki o atmosferi yaşatıyor bizlere. gayet keyifli ve başarılı bir iş olmuş. yaşanmış bir olayı anlatması ise filmi daha bir anlamlı kılıyor. -
tesadüf eseri youtube'da denk gelip izlemeye başladığım, izledikçe mithat esmer'in doğallığına, içtenliğine kendimi kaptırdığım, diğer yandan nejat işler'in usta oyunculuğu da eklenince zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan ilerleyen, oldukça tutucu bir koleksiyoncunun yaşamından kesitler sunan, karşılaştığı zorlukları yenme azmi, yaşamında koleksiyonun nasıl diğer bütün öğelerin önüne geçip diğer her şeyden öte bir anlam kazandığını, yaşamının anlamı, parçası hale gelmesini vurgulayan, güzel film.
-- spoiler --
koleksiyon tutkusuyla bu derece yoğrulmuş biri olan mithat esmer'in,
mezarlıkta karşılaştığı öğrencinin, mezar taşındaki osmanlıca yazısını okuması için yardım istediğinde, dudaklarından dökülen mezar ve mezar taşları ile ilgili
"ben mezar taşı hiç istemezdim elimde olsa",
çünkü, "dünya mezarlarla dolu. yeter artık. buna bir son vermek lazım. yakmak lazım."
cümleleri (düşünceleri) bence gerçekten düşündürücü.
-- spoiler --