1. adı süper, içi kokuşmuş olan türkiye'nin futboldaki en üst klasmanına yükseldiğinin tescillenmesi için sadece birkaç maçı kalmış olan izmir'in gururu.

    başlığa son yazdığımda transfer döneminden bahsetmişim ama ligte de neler olabileceğini de açıklamışım. aynen devam ediyoruz. eyüp saçma sapan mağlubiyetler alarak geçen seneki aynı sendromu yaşamaya, baskıyı kaldıramamaya başladı bence. an itibariyle bizimle puan farkı 6 ama 3.'lüğe düşmesi çok zor çünkü kocaeli de aynı baskı altında eziliyor her maç. 3. olup play-off'a düşmeleri için kabaca 5 maç kaybetmeleri gerekiyor kalan 8 maçta. bunun da ihtimali baya az. zaten özellikle yoldaş koltuğa oturduğundan beri ligteki bütün takımlar "eyüp-göztepe 1-2 çıkacak zaten" demeye hiç olmadıkları kadar alışmışlardı. bunun değişmesi için kocaeli'nin bugünkü tuzla maçıyla birlikte son 9 maçının tamamını kazanması lazım. sakarya'nın 3. olmasını bekleyenler özellikle ligin devre arasından sonra baya artmıştı ama onlar da bize kaybettikten sonra yalpaladılar, eyüp'e 3-2 kaybettikten sonra da "play-off'ta kalalım da, nasıl olsa çıkarız" kafasına büründüler. geçen sene 7. olarak pay-off'a girip bodrum'a elendiğimizi bütün ın aklına çivilemek lazım. süper olan ligten hiç düşürülmemişler bilmez tabii ama alt liglerin play-off cehennemi her olasılığa açık. keşke sakarya, biz ve kocaeli çıksak ama bunun mümkün olmadığını biliyorum.

    transferden bahsetmişim son olarak ama 2 ekleme daha yaptık biz: transferin son 3 gününde alamancı ön libero 'nı 150 bin euro bonservisle 1,5 yıllığına, 22 yaşındaki forvet romulo jose cardoso da cruz'u (kısaca ) da 6 aylığına kiralayarak takıma kattık. romulo'nun 'deki sözleşmesi de bu haziran'da bitecek. anlaşmanın ince ayrıntılarını bilmiyoruz tabii ama iyi bir performans gösterirse kesin bonservisi alınacak bence. turgay baya yavaş, ayakları eh, pas bağlantılarını görebilen, özellikle omuz genişliği baya iyi bir ön libero. sakatlandıktan sonra kadroda dmc oynayabilen tek isim, geçtiğimiz yaz göztepe u19'a getirdiğimiz 19 yaşındaki kalmıştı. yoldaş, doğan'ın aylar süreceği belli olan sakatlığından sonra oraya birini illa ki istemiştir ama turgay gelene kadar dennis'e de şans verdi ve çocuk, oynadığı 2 senede gönlümüzü fethetmiş olan etkisi yarattı. turgay artık dmc'deki 2. alternatif oldu (doğan sezon sonuna kadar geri dönebilirse 3.). romulo ise bambaşka bir dünya ya, anlatayım.

    'un verimsizliği, 'un göztepe'ye para yemek için geldiğinin ayan beyan ortada olması nedeniyle devre arasında transfer edilmişti zaten. ama lundqvist 10 numara gibi oynamayı seven bi' oyuncu olduğu için saf bir forvetimiz yoktu. romulo'yu transfer döneminin bitmesine 3 gün kala kim bulup getirdiyse, bizim takımda yıllardır hiç görmediğimiz bir scouting başarısı yakalamış olmalı. çocuk şimdiden 5 maçta 3 gol, 2 asist yapmış durumda. bileklerine hakim, çok hızlı olmasa da açık alanda ağır bi' stoper yakalarsa içinden geçebilecek kıvamda, 1,93 olduğu için havadan illa ki etkili ama cılız, bazen "o golü atıcam" diyerek bencil olabilen bir santrafor. etkisi çok büyük oldu, halâ da iyi götürüyor. sezon sonuna kadar 5 gol, 5 asisti geçerse zaten otomatik olarak bonservisi alınmalı bence.

    lige döneyim. devre arasından sonra yakaladığımız seri müthiş: 9 maç, 7 galibiyet, 2 beraberlik, 19 gol atıp 3 gol yedik (he ya, 3). yoldaş göreve başladığından beri zaten 13 maçta 10 galibiyetle gidiyoruz (tek mağlubiyet bodrum deplasmanındaki 3-0, ki o olmasaydı bu seri başlamayacak, götümüz yere inmeyecekti bence). ligin birkaç alanda en iyi takımıyız: en az gol yemiş, deplasmanda en az mağlup olup en çok puanı toplamış takımı. eyüp'ün ufak nüanslarla önde olduğu birkaç alanda da lig 2.'siyiz, ana tabloda olduğu gibi. keyfimiz iyi gibi ama bazı noktalar beni halâ düşündürüyor:

    - yoldaş ne düşünüyor: stoilov'un maç sonu basın toplantılarında her zaman eleştireceği bir şey bulmasından çok memnunuz ama takımın hedefinin eyüp'ü geçmek mi, 2. olup ligten doğrudan çıkmak mı olduğunu söylemiş değil halâ. 3.'lüğü düşünmediğini geçen haftaki bolu maçından sonra belirtmişti: "ligin zirvesindeki yerimizi sağlamlaştırdık ama kocaeli ile olan puan farkı bizi rahatlatmamalı. lig rekabetçi ve konsantrasyonu düşen hayal görmeye başlar". burada sistemi bilmeyenler için hatırlatmış olayım: 1. lig'ten toplamda 3 takım süper lig'e yükseliyor. 1. ve 2. doğrudan çıkarken, 3. takım lig 3.-4.-5.-6.-7. arasındaki play-off turunun şampiyonu oluyor. ayrıca, bence daha da önemlisi, ligi 1. bitiren de, 2. bitiren de süper lig'e yükselme primi bazında eşit para alıyor. yani, 2 takıma da kupa veriyorlar, 1.'nin tek numarası yıllar sonra bile anlatabilecekleri bir şampiyonluk hikayelerinin olması oluyor. saçma di' mi? taraftarlardan biri şunu demişti bununla ilgili: "sanırım 1. ve 2. olma arasındaki tek fark, verdikleri kupanın 1-2 santim büyük veya küçük olmasına bağlı". bu durumda taraftar da 2.'liğe ok ama yoldaş "benim kariyerim 2.'liklerden oluşmuyor" diyebiliyor mu; bilmiyoruz.

    - seneye kadro planlamasının başında kim olacak: 'in scouting ekibinin ile birlikte çalıştığını biliyoruz artık. 'in, 'in, 'ın takıma katılmaları bu yönde ve bu nedenle olmuştu. ama süper lig'te durum nasıl olur, southampton'la birlikte kullanılan oyuncu havuzunun ağırlığı göztepe'ye mi kayar, yoldaş'ın yetkileri ne ölçüde kısıtlanır, "maddi durumu gene sıkı tutalım" diye berbat transferler mi görürüz; bunlar muamma. 3 nisan'daki kocaeli maçı zaten matematiksel olarak da tabloyu neredeyse garantilemiş olmamızı sağlacak. nisan'da başlatılmış bir transfer çalışmasının meyvesini temmuz'un başında falan yemek nefis olur. hiçbir transfer dönemini erken kapatamamış, yaptığı transferleri de son günün son saatlerinde menajerlerin talip aradığı "çöp"lerden medet umma olarak kodlamış bir takım bu. bu noktada yoldaş'ın raporu çok önemli olacak bence. sonuçta elimizde varken 'u laps diye aldıran da o, lundqvist'i de aldıran o. ve bu 2 transfer de nefis çıktılar şu ana kadar.

    - satılacaklardan emin miyiz: 'ın piyasası baya yükseldi. onu okutabiliriz. 30 yaşına geldi ve heliton öncesi de iyiydi. o gidebilir. bu ligin en iyi sağ beklerinden biri ama üstte ne yapar; bilmiyoruz. 'a illa ki teklifler gelecektir ama satılmaz. ve diouf'un maaşları çok fazla oldukları için gönderemeyiz büyük ihtimalle. geri kalan oyuncuların hepsinin ya sözleşmesi bitiyor ya da kiralıklar. romulo, lis, , , doğan, da "takımda tutulabilir, rotasyonda oynayabilirler" denilenler. geri kalan kimse yok takımda. yıllardır kendini gösteremeyen gibi 4 tane de altyapı çocuğumuz var geniş kadroda. artık biliyoruz ki sport republic oyuncu satmadan oyuncu almıyor. sadece 2023-24 sezonunda şu ana kadar 40 civarında oyuncu gönderip 30 küsur oyuncu almışlar mesela (transfermarkt gelen-giden dengesini 30-36 olarak gösteriyor. sofascore'da bu denge 34-43 şeklinde. ortalamasını alınca 32-40 yapıyor. oyunculara tek tek de baktım, 33-39 gibi oluyor). yani, oyuncu almadan önce illa ki gönderecekler. böylece kadronun temek iskeletinin korunup korunmayacağını anlayamıyoruz. bunu anlamak için satılacak oyuncuların yukarıda bahsettiğim nisan'dan sonra direkt olarak netleştirilip temmuz'a kadar da elden çıkartılması gerekiyor, ki transferlerin nerelere ve hangi alternatiflere bağlı olarak yapılacağı belli olsun. bu kısım sıkıntılı.

    - seneye hedef ne: alt liglerin daimi favorisi olmak güzel ("1. lig sana hiç yakışmıyor/ bırak sürünsün köpekler göztepe") ama süper lig'in bol bol vergi borcu sıfırlamalı, üzerinde paso oynanan, laçkalaştırılarak alice'in girdiği tavşan deliğine atılmış olan finansal fair-play'li ortamında iyi transferler yapmak hedefe göre oluyor. biz bunu 2 sene önce bu lige düşerken, 5 sene üst üste barındığımız zamanlardan biliyoruz. çıkılan ilk sezon 6. olup "avrupa kupalarında atletico madrid'le eşleşme" hayallerimizin gerçeğe dönmesine ramak kalmıştı. bunu da iyi transferlerle değil, kadrodaki temel iskeleti iyi koruyarak yapmıştık. bu sefer durum nasıl olacak, hiçbir fikrim yok benim. hedefi 7 sene önceki (oldu mu o kadar ya!?) "avrupa kupalarına katılma sınırı" olan 4.'lüğe koyabilecek miyiz? bilmiyorum. sanırım bu konuda yoldaş'ın açık fikirliliğine ve tecrübesine güvenmek zorunda kalacağız. sonuçta adam bizim 60 yıl önce gördüğümüz yerleri yakın geçmişinde gördü, hem de astana ile. vizyonuna kurban olarak gözlerimizi kapatmaktan başka bi' çaremiz yok bizim ama sport republic ve şimdiden ne düşünüyor acaba?

    iyiyiz ve iyi olmaya devam edeceğiz en az 6 ay boyunca çünkü seneye çok büyük ihtimalle süper lig'teyiz. şu noktadan sonra 5 maç üst üste kaybetsek bile, yoldaş zaten 19 yaş altı takımıyla maçlara çıkar ve gene kazanır. takımdaki kenetlenme hocadan başladığı için futbolcu performansları üzerinden hiçbir kötü söz edemiyoruz biz. zaten giden gidecek sezon sonu, kalan sağlarla adı süper olan ligte neler yapabileceğimizi göreceğiz. az kaldı, kalan 8.

    #289550 lake of the hell | 1 yıl önce
    0spor kulübü