şirket olarak el değiştirmesi hype'ı korkunç boyutlara vardırıldığı için hem yerel hem ulusal hem de uluslararası medyada hakkında hemen hemen her 2-3 günde 1 haber yapılmaya devam edilen izmir'in gururu.
küme düşmemek için matematiksel ihtimal halâ var ama ne futbolcularda ne de yönetimde bu yönde hiçbir işaret yok. son kayseri maçında da devam eden kötü oyun ve gelen mağlubiyet sonrası en az 12 puana ihtiyaç var ve kalan 6 maçta giresun'un hiç puan almaması lazım. baya moral bozucu. gerçi, takım 9 maçtır puan yüzü dahi göremiyor (öncesinde de 4 maçlık galibiyet serisi vardı, şaka gibi), futbolcular hisse devrine de kafayı takmış durumda. zerre kıpırdanma olmadığı gibi, basının sürekli yeni haber peşinde koşması da akıllarını bulandırıyor olmalı. akıllarına sıçayım ben onların; 25 yıldır aynı acıyı çeke çeke yoğrulan taraftar berrak zihinle halâ "bundan sonra ne yapılabilir?"i tartışırken, maaşları tıkır tıkır ödenen, yapacakları tek şey mücadele etmek olan dangozlara küfür etmekten bile sıkılmış haldeyim.
roman abramoviç söylentileriyle başlayan asparagas haberlerin bir kısmı doğru çıkıyor. gırla duyum var ortada ama bazıları daha net gibi. bunları derleyip yazayım aşağıya. nitekim, sürekli "abi, abramoviç satın aldı mı göztepe'yi?" diye soranlardan gına geldi.
- roman abramoviç: kendisinin bodrum'a 2 yatıyla birlikte geldiği, burada kısa süre durduktan sonra ankara'ya geçtiği ve tekrar bodrum'a geri dönerek bir süre konakladığı biliniyor. aynı günlerde mehmet sepil de ankara'ya gitmiş, kısa süre sonra izmir'e geri dönerek yönetim kurulu başkanlığından çekildiğini açıklamıştı. sepil'in ankara'ya gitme nedeni, meclise gelmiş ve genel kurul oylamasına kalmış yeni spor yasası içindi, burası çok net. kulüplerin başkanlarına büyük yük getirmekle birlikte, toki'nin yaptığı statların tamamının kullanım hakkını da kulüplere bırakan torba yasanın içeriği halen sorunlu. maddelerde bddk ve ttk ile gırla çakışma var, dernek olan kulüplerin doğrudan şirketleşmesi bizim dinç bilgin döneminde yaşadığımız "bir anda uçucaz olm, öyle böyle değil" saçmalığına benzeyecek bence. sepil'in abramoviç'le aynı günlerde ankara'da bulunma nedenlerinden birinin de, tff ile bu sene küme düşmenin kaldırılacağını konuşması olabilir. ligin bitimine 9 hafta kala, küme düşmemesi için elinden geleni yaptığı sürece ligte kalabilecek bir takımın başkanının ankara görüşmesinden sonra havlu atması hem sıradışı hem de fazlasıyla çakalca. özetle; abramoviç'le kulübün bir görüşmesi olmamış, abramoviç'in ankara-bodrum arasında gidip geldiği dönemde sepil de aynı güzergahta bulunduğu için asparagas haberlerin cılkı çıkmıştı. bu yalan haberi ilk ortaya atan 9 eylül gazetesi'ydi, aklınızda olsun. "imzalar cuma atılacak" diye bile yazdı ama kabataş yalanı gibi, hangi cuma olduğunu yazmadıkları için halâ haklı olduklarını sanıyor olabilirler.
- rasmus ankersen: danimarkalı bir futbol direktörü kendisi. southampton'da halâ aynı görevle çalışıyor sanırım. ayrıca southampton'ın hisselerinin bir kısmı "sport republic" isimli firmayla birlikte kendisine ait. bunun dışında brentford ve midtjylland'ın da hisselerinin bir kısmı kendisinde. medya, ankersen'i sürekli "genç yatırımcı" olarak nitelendiriyor ama aslında 2015'ten beri futbol direktörü ve takım sahibi olarak görev yapıyor. izmir'e geldiği, gürsel aksel spor ve sağlıklı yaşam merkezi'ni 2 kere gezdiği, urla adnan süvari tesisleri'nde de yönetimle gizli bir görüşme yaptığı yazıldı. ayrıca, ankersen'in aslında kulübün hisselerini ocak 2022'de resmen satın almak için başvurduğu, sepil'in 4 maçlık galibiyet serisinden sonra fiyat yükselttiği için masadan kalktığı da yazıldı. gürsel aksel'deki maçlarda sürekli "danimarkalılar maçta" goy goyu yapıldı ama ankersen'in izmir'e gelip gittiği bile doğrulanmadı. asbaşkan talat papatya abramoviç söylentilerini yalanlarken, ankersen'le ilgili sorulara hiçbir cevap vermedi (kendisinin ankersen'i tanıdığını bile sanmıyorum). abramoviç'le ilgili saçma haberler yapılmaya başladığı anda ankersen'in adı da çılgınlar gibi yazılmaya başlandı. bu da dev bir asparagas bence çünkü ocak ayında olduysa bile, ankersen ile kulüp düzeyinde bir temas son 2-3 ayda hiç olmadı, bu çok net. birkaç uzak doğulu turisti maçta görüp "çinliler geldi" diye haber üfleyenler, aynı mantığı ankersen mevzusunda da kurmuşa benziyor.
- hulusi belgü: eski fenerbahçe yöneticisi, oğullarından birine aleks adını koyacak kadar fenerbahçeli, forum istanbul avm'nin tek sahibi. tam bir kodaman. sepil'le değil, sepil holding cfo'su ve kulüp yöneticilerinden olan enes memiş'le toplantı yaptıkları haberleri yazıldı. bunun da gerçeği yansıttığını düşünmüyorum çünkü avmci bir başkan yerine, inşaatçı bir başkan daha gerçekçi. her geçen gün artan kur farkından dolayı avmleri için ağlayan bir başkanın kulübüyle ilgilenmekte zorluk yaşayacağı ayyuka çıkmışken, bu denli istanbul merkezli bir iş adamının izmir'de kulüp satın alması da mantıklı görünmüyor bana. zaten belgü de bir görüşme olmadığını açıklamış. 30 milyon dolarlık teklif mevzusunun basına ilk yansıdığı görüşmenin belgü ile sözümona yapılan görüşme olduğunu da belirtmek lazım. belgü haberlerinin tek dişe dokunur yeri, konuşulan bu meblağ.
- alim emiroğlu: 2015'e kadar aktif futbol kariyeri bulunan, "viven inşaat", "emiroğlu group" ve "evak inşaat" yönetimlerinde bulunan, özellikle 2015'ten sonraki inşaat atılımlarıyla deli gibi para kazanmış, kuşadasıspor ve bornova gençlik spor kulübü'nü satın almış bir insan bu. ayrıca eski bir akpli bakanın oğlu olduğu da yazıldı ama ben pek inanmıyorum. medyatik yönü son 3 yılda hortlamış gibi görünüyor. taraftarın en çok tepki gösterdiği isim kendisi çünkü tam bir nargileci olduğu, aktif futbolu hayatını erken bitirdiği için menajerlik oyunu oynar gibi kulüp yönetmeye hevesli olduğu söyleniyor. viven inşaat ile birlikte oldukça geniş hacimli projeler üretmeye devam ediyor ama sepil'in önce 30, ardından 80 milyon dolara kadar çıkan hisse bedelini ödeyebilecek kadar kodaman olduğunu düşünen yok. son 1 ay içinde 2 kere görüşme olduğu da doğrulandı ama özellikle emiroğlu tarafında hep "görüştük, belirsiz şu anda" gibi cevaplar verilmiş. emiroğlu'nun yakın bir arkadaşı instagram'da yaptığı bir paylaşımda "göztepe viven " adını kullanmış. şimdiye kadarki haberler arasında en gerçekçi olanının emiroğlu ile yapılan görüşmeler olduğu belli. kendisinin çapı göztepe'ye başkan olmaya yetmeyecektir ama bu konuda taraftarın bir şey yapması da mümkün değil. ortak bildiri yayınlamaya bile yanaşmayan tribün grupları ve liderleri, emiroğlu "istiyorum" diye bi' açıklama yaparsa, ancak ve ancak öyle pozisyon alabilirler. veya eskiden de yaptıkları gibi, kendi mamaları uğruna sessiz kalmayı tercih edebilirler.
hisse satışı mevzusundaki haberlerin geneli böyle. haziran ayına kadar bu mevzu kapanmaz bence. futbolcu satışları da başladığı için haziran beklenecek, sepil göztepe sk fan token'ın hayvan gibi değer kazanması sonrası ellerini ovuşturacak ve "gençliğimin katili" dediğimiz göztepe günden güne umutsuzluğun içinde boğulurken, taraftarlar olarak biz de her yeni güne bela okuyarak uyanacağız.