1. bugünkü kupa maçından sonra resmen 9 ocak 2022'ye kadar (11 gün) sahada görmeyeceğimiz izmir'in gururu.

    hem bi' devre arası değerlendirmesi yapayım hem de devre arası beklentilerimi yazayım istedim:

    - 'nun bıyık reyiz ile farkını geldiği gibi anlamıştık: sistem disiplini. bıyık sezon başı kampında takıma kondüsyon bile depolatmazken, nestor takıma hücumda 3-6-1'i, savunmada da 5-4-1'i öğretmeye çalıştı. önde yapılan şok presin devamını getirebilmeyi gösterdi. hücumda ileri uçta bulunan 1'in aslında arkasından gelenlere hem pozisyon hem de atak olgunluğu hazırlayabilmesini sağlamaya çalıştı. eh, bunda kısmen başarılı olsa da, "look at the tabela" noktasında, geldiğinden günden bugüne ligte 16 maçta sadece 3 galibiyet alabilmiş bir takım var elinde. kupada ise, süper lig'e çıktığımızdan beri en istekli oyunu oynuyoruz. temel sorunun takım kimyası olduğunu görmesi oldukça uzun sürecek çünkü gibi bir kanser hücresi, ve gibi takım içi dengeleri dinamitleyen aşiret reyizleri kendisinin şu ana kadar önünde olmayı sürdürdü. devre arasında bu 3'lüden en az 2'si kulübün ve hatta semtin sınırları içinden uzaklaştırılırsa, o zaman takımın kötü gidişinin bütün faturası kendisine kesilebilir. ama şu anda böyle bir şey söz konusu bile olamaz. hoca sistemi kurmuş olsa da, maç içi oyuncu değişikliklerini bile ilhan şahin'in yaptırdığından eminim ben.

    - sistem değişikliği takımın hücum gücünün sadece bitiricilikte düğümlenmemesi adına süper bir hamleydi. şok presle topu dikmek zorunda kalan rakibe gene şok hücumlarla saldırmak (çoğunlukla defans arkasına atılan uzun toplarla ya da 2'ye 1 oyunlarla gelişen atak organizasyonlarıyla) riskli olsa da, bu kadronun oynayabileceği en makul oyun tarzıydı. nestor'un son 2 ayı göz önüne alındığında, ya da değil de, ya da gibi bir bitirici bu takımda olsaydı, rahatlıkla ilk 8 içinde olurdu. bitiriciliği ileri uçtakilerin hepsine yaymak ve/veya hızlı hücumlarda orta sahadan katkı vermek zorunda olan soner, , gibi oyuncuların skor katkısı biraz olabilseydi, gene ilk 8 içinde olurduk. hepsini geçtim; giresun, altay, konya, hatay ve malatya maçlarından puan alacak oyunu skora yansıtabilseydik, düşme hattında bile değildik be. bu bitiricilik sorunu, 'ın konya maçı sonrasında basına söylediği gibi "hücum oyuncularının gol atması lazım ki, biz de puan alalım" kadar basit bir şey değil tabii. ligte gol yemediği maç olmayan bir takımın her maç 11 çıkmış kalecisi bunu söyleyemez. bahsettiğim bitiricilik sorunu 'ın da, 'nin de, 'in de, adis'in de, ndiaye'nin de ve hatta soner ve yalçın'ın da neden olduğu bir sorun. oyun sistemimizde kanat ortası büyük yer kaplamıyor bizim ama şu istatistikler de göz kanatıyor (kaynak: whoscored). maç başı neredeyse 20 başırısız orta nedir ya? geçen yıldan beri berkan'a, 'ye, soner'e, halil'e "orta açma!" diye bağırmaktan helak olduk biz. oyun yapısında zaten orta-kafa-gol gibi bir oyun yok (yukarıda anlattım); presle kaptığın topu isabetli ve hızlı paslarla ileri uç adamlarıyla buluşturmak var. bunun yerine 20'ye yakın dağlara taşlara giden orta görmek, taraftarı geçtim; nestor'a ayıp. oyun planının sahadaki yansımalarında sıkıntılar yaşama nedenlerimizden biri olarak kulüp yönetiminde ne bok yediği belli olmayan ilhan'ın takım içindeki müdahalelerinden bahsetmiştim. heh işte, berkan'ın kulağına "daha çok orta yap" diye fısıldayan o değilse, ben de bu takıma 25 yıldır gönül vermiyorum demektir.

    - bireysel savunmada çok hata yapan bir takımdan, takım halinde savunmada çok hata yapan bir takıma evrilmemiz aslında olumlu bir istatistik. geçen yıl ligin en çok penaltı yaptıran takımıydık. bireysel hatalar nedeniyle, her maç önce yediğimiz golü çıkarmaya uğraşıyorduk. bu yıl ise, önce atmaya uğraşıyoruz; gol atamadığımız süre uzadıkça takım halinde çöküp savunmada devasa zaaflar veriyor ve golü yiyoruz. 5 yıllık süper lig macerasında geliştirebildiğimiz alan bu oldu, evet. bireysel olarak son 3 yıldır geriye giden futbolcu kalitesinin etkisini de yadırgayamam. berkan, , , murat, soner, , , , ve ndiaye gibi oyuncular 1. lig seviyesinde. takımın 3 yıldır hem sağ hem de sol bek sorunu var. takıma kazandırılan stoperlerin hepsi aynı tip (sert, mücadeleyi seven, pası eh işte, hava topu alabilen ana fundemental yetenekleri ve futbol iq'su oldukça kötü, tek hamleli). yaşlanmasaydı, 1-2 yıl daha oynamasını isterdim ben. orta sahada alternatifin yok diye işi gücü saçlarını düzeltmek ve ayağına sürekli top isteyerek 50 metre yatay top atmaya çalışmak olan soner'e "takımın beyni" diyoruz ya. korkunç bir acizlik bu. takım savunmasının en çok aksadığı yer 2 bek bölgesiyse, diğer aksama da orta sahanın göbeğinden kaynaklanıyor. ne soner ne de yalçın bir 8 numara. soner bize geldiğinde 8 numaraydı, 1 sezonda bütün hünerlerini eritti ve bitti. artık maaşına bakıyor. obinna klasik bir çapa; 10 metre isabetli uzun pas atamaz. yalçın bilekleri iyi olmasına rağmen, fiziken ikili mücadele kazanabilecek bir oyuncu olamadı ve bu gidişe de olamayacak. ya da defans için jokerler; top teknikleri sıfırın bile altında. tijanic belki 8 oynayabilir ama onun da 10 numara özellikleri hayvani baskın olduğu için maç içinde yediği 4. omuz darbesinden sonra hiçbir ikili mücadeleye girmiyor, kendini sakınmaya başlıyor. obi'den başka orta sahada göbek savunması yapabilecek bir oyuncu yok bizde. şöyle bir senaryo çizeyim: kontra atak yiyor takım; rakip kendi yarı sahasının son metrelerinde ve göbekten hücuma kalkıyor. topu ayağında bulunduran rakip oyuncu iki kanadından destek görüyor. obi ortada tek (soner'in hücumdan geriye dönmesi için topun durması gerek, yoksa dönmez), sağda murat, solda atakan/kahraman/atınç, ortada da atınç/dino var. rakip 3 oyuncuyla kontraya çıktığında göztepe 4 savunmacıya sahip diyelim. obi topu ayağında tutan oyuncuya basacak, oyuncu kanada pas vermek zorunda kalacak. dino ya da atakan stoper kökenli oldukları için oyuncuyu önde karşılamak isteyecekler ve hızlı, pır pır kanadı olan rakip özellikle kontrada bu oyuncuları illa ki geçecek. obi önde kaldı, dino ya da atakan çalım yedi. artık göztepe savunması stoperde süpürücü olan atınç ve henüz çalım yememiş olan dino ya da atakan'a emanet. 4'e 3 pozisyon bir anda 2'ye 3'e dönüyor ve takımın en etkili kontra savunucusu olan obi pozisyonun içine olamayacak. bunu bu sezon en az 15 kez gözlemledim ben. irfan can bu sezon berbat oynadığı için bu kontra atakların hemen hemen hepsi tehlikeli pozisyonlar/direkten dönen şutlar/penaltılar/goller oldu. geçen yıla göre takım savunması daha iyi, bireysel hatası daha az olan takıma sezon ortasında bi' bakıyorsun; rakibe 19 maçta toplam 28 xg vermiş. bu 28 beklenti de, %100 isabetle 28 gol olarak kalesine dönmüş. irfan can maç başı 3 kurtarış yapmış ama gene de maç başı 1,47 gol yemiş. yani en az 5 top gelmiş kaleye her maç. e, böyle bir savunmanın her maç gol yememesi mümkün mü zaten? takım savunmasının kırılganlığı istatistiki olarak çok da ortaya çıkmamış bile denebilir.

    - gelelim berbatlar berbatı olan hücuma. şutlar böyle . kuaför gene başrolde tabii. engellenmiş şut da isabetsiz şut olarak görüldüğünde (neden ayırmışlar, onu da anlamadım), maç başı en az 1 şut çeken 3 oyuncu var: soner, adis, ndiaye. soner'in isabetli olan en az 4 şutunun altı pas çizgisinin hemen önünden çekildiğini ve gol olmadığını net bir şekilde hatırlıyorum. ndiaye zaten şutu olan bir oyuncu değil. adis 5 yıl önceki adis hiç değil. şut istatistiğinde lourency ve tijanic'in biraz kıpırdanmalarını isterdim ama onlar da takımın pas bağlantılarında az bir yüzdeye sahip olmanın acısını çektiler. pas demişken; başarısız uzun pas istatistikleri böyle . defans oyuncularından sonra bu listede de soner zirvede. soner-obi-berkan-yalçın-tjanic her maç toplamda 8-9 topu şişiriyor. bak, bunu stoper yapar, baskı altındaki murat yapar, irfan can diker, dino diker, atınç'ın uzun oynaması gerekir; tamam. onları istatistik dışı tutuyorum. ama "takımın beyni"nin de içinde olduğu, ana pas bağlantılarını oluşturan oyuncu grubu her maç 8-9 top şişiremez. bunu anlamı şu: "her maç 8-9 top doğrudan rakibe gidiyor ve kontraya çıkma imkanı veriliyor". her maç 8-9 kontra yememe nedenimiz ise, obi'nin ligin en iyi kesici orta sahası olması; yoksa maç başı 1,5'a yakın değil, 2,5'a yakın gol yemiş bile olabilirdik. başarısız orta istatistiğini yukarıda vermiştim. maç başı 20 topu da dağlara taşlara vuruyoruz. e, zaten maç başı 28 civarı xg üretebiliyoruz. maç başı 3-4 şutu gene dağlara taşlara atıyoruz. bu takım 18 golü bile iyi atmış diyorum ben artık. 28 xg, ligin kalburüstü takımlarının ürettiği seviye, evet ama bu mevzu "hücum zenginliği" olarak yanlış anlaşılıyor. al işte, bizim 28 değil, 48 xg'miz de olabilirdi. değişen ise, isabetsiz şut, başarısız orta ve başarısız uzun pas istatistiklerimiz olurdu. hepsinde zirveyi kimseye kaptırmayan soner-berkan ikilisi ligin bile zirvesinde yer alırdı.

    devre arasında neler olmalı:

    - sağ ve sol beke en az 2, optimum verim için 4 transfer: berkan-burekovic ikilisi birbirlerinden beter. birinin ayağı var gibi görünüyor ama ileriye çıktığında geri dönmüyor. diğerinin ayağı kötü ama mücadelesi daha iyi. ikisi de kanat savunmasında kötüler, 1'e 1 adam savunmaları da çok kötü, pır pır kanatlara karşı ayakta da duramıyorlar. sağ taraf da aynı: murat-kerim ikilisinin pozisyon bilgileri yok; ters kademeye giremiyorlar. murat hücumcu bek gibi görünüyor ama orta açamıyor, ara pas veremiyor, hızlı değil. kerim savunma beki gibi görünüyor ama fiziği de kötü olduğu için ayakta kalamıyor, pozisyon hataları yaptıkça stoperleri de sık sık bozuyor (beşiktaş maçında yenilen ilk gol). ilk transferler buralara olmalı.

    - orta saha göbeğine en az 2, tercihen 3 transfer: soner'in takımla ilişiğinin kesildiğini düşünürsek, zaten doğrudan 11 oynayabilecek bir 8 numara lazım. hatta yedeği de yok. yalçın'ın gelişimi çok ağır ve yeterli seviyede değil. yalçın'la rekabet edebilecek bir yedek 8 de olmalı. obi'nin de yedeği yok bizde, atakan ya da kahraman obi'nin yedeği olarak hiç düşünülmedi. bundan da stoper olarak elimizin kuvvetli ama ön libero olarak sadece obi'ye bel bağladığımızı görebiliriz. en az 3 gerekiyor bence ama soner'in yerine 1 transfer olsun da, gerisine acil olarak bakmıyorum.

    - 1 kanat transferi: halil'den başka efektif kanadımız yok. baku ve lourency kanat rotasyonu için alınmıştı. lourency biraz faydalı gibi ama çok top eziyor. baku ise, halı saha topçusu. halil'i kesmesi için almıştık biz bi' de bu adamı, düşünün. 2 kanatta da oynayabilecek, mümkünse pır pır, fizikli, olduğu yere değil; önüne top isteyen bir kanat gerek. çünkü lourency'nin de bu form durumuyla formayı alamayacağı günler yakın.

    - en az 2 forvet transferi: adis 15 dakika kadar, ndiaye de 30 dakika kadar oynayabiliyor. 90 dakika sahada tutulacak kaliteleri yok ikisinin de. bitiriciliği iyi, mümkünse hızlı; mümkün değilse fizikli ve top indirebilen, kesinlikle ayağı düzgün ve pas yapabilen en az 2 forvet lazım. ndiaye gibi kanatta da oynayabilen değil, forvetten başka bir yerde oynayamayan golcü gerek bize. başka türlü gol atabileceğimizi düşünmüyorum.

    soner (kiralığı bitecek ama opsiyon bizde), , adis, wilker, burekovic ve paluli'nin sözleşmeleri sezon sonu bitecek. berkan, beykan, kerim, baku ve ndiaye'yi takımda görmek isteyen kimse yok. 30 kişilik kadronun 11'i bu şekilde, süper di' mi? geri kalan 19'un 6'sı genç oyuncular zaten, kendisinden büyük işler belediğimiz bile 3 maçta toplam 48 dakika süre bulabildi. 13 oyuncu kaldı elimizde. sözleşmeleri bitecek oyuncuları göndermekte ne kadar başarılı olursak, bu denli oynak bir döviz kurunda transfer yapabilmemiz de o kadar mümkün olacak. yönetim yukarıdaki isimlerden adis haricinde hepsi gönderse, büyük iş yapmış oluruz ama olmayacağından eminim. irfan can'a teklif gelirse (yönetim en az 5 milyon euro falan isteyecektir), onun da yeri doldurulmak zorunda olacak. megyeri elde tutulup irfan can'dan gelecek para 2 bek için harcanabilir. son 2 yılki gibi, devre aralarında kağıt kaleme sarılacağım gibi görünüyor. umarım yönetim ilk iş olarak "hocamıza teşekkür ederiz" başlıklı bir mesajla önümüzdeki 5 ayı da tek kararla çöpe atmaz. korkulu bekleyiş bu yeminlen ya, başka bi' bok değil.



    edit: gözüme çarpan yazım yanlışlarını düzelttim.
    #271599 lake of the hell | 3 yıl önce (  3 yıl önce)
    0spor kulübü