1. türkçedeki en güzel kelimelerden biridir. öz'den gelir.

    özlemek zaman zaman öylesine fazla gelir ki insanın benliğine, bu özlem bir nokta halinde başlayıp zamanla bütün vücudu ele geçirecekmiş gibi hissettirir. ilk başta açık bir renk olarak başlayan bu nokta büyüdükçe kararıyormuş gibi gelir. artar. düşündükçe artar, durdukça artar, unutuşla bile artar. engellenemezdir. öyle eşsizdir.

    geçmişle ilgili birçok şey daha güzel durur olduğundan. özlem basit anlamda geçmişe duyulan bir çekim gibiyse de aslında bundan daha büyük ve farklıdır. birini veya bir şeyi geçmişi düşünmeden özlemek; geleceği, henüz yaşanmamış yerleri, şeyleri özlemek, bunu asıl büyütendir. yeri geldiğinde karşı karşı dururken yüzüne hasret kalmaktır.

    eski defterin hesapta olmayan yerlerinden birinde, sorulmuş bir soru vardı hatırlıyorum.
    "saklar mı yüreğin, yüreğimi içinin her yerinde?"

    özlemek tam da böyledir.
    #262128 cassiopeia | 4 yıl önce
    1eylem 
  2. Böyle kafanın üzerinde hep bi' düşünce balonuyla gezmek gibi, hiç bırakmayan peşini. Nereye gitsen, ne yapsan seninle gelen.

    Sonra kalbinde böyle ince bi' sızı, Nefes aldıkça batan.

    Kulaklarında anlamsız uğultular, susmak bilmeyen.

    Burnunda hüzünlü bir koku, daha önce hiç koklamadığın.

    Gözünün önünde bir perdeyi zulmet, özlenenden başkasını gördürmeyen.

    Dilinde buruk bir tatla kalan.

    Özlemek, tepeden tırnağa bir yok oluş, her hücrenle hissettiğin. , ten iki harf fazla...
    #113883 petra von kant | 6 yıl önce
    0eylem 
  3. Oruç Arıoba'nın "Uzak" adlı şiir kitabının ikinci bölümü olan "özlem çekene kılavuz"u geldi aklıma. Bilmem kaç yıl oldu okuyalı; hala aklımda:" özlemek yanında olamamaktır. Her bir edimde ve adımda. Özlem, olamamaktır. "
    #52351 asgarimusterek | 8 yıl önce
    0eylem 
  4. Uzunca zaman yaşamaktan mahrum kaldığınız;
    Sıcak bir gülümsemenin,
    Gönülden merakla sorulmuş "nasılsın?" sorusunun,
    Belki bir vapurda uçan martının komşu koltukta oturan adamın omzuna bıraktığının sizdeki karşılığı tebessümün,
    Yüzünüzü ısıtan sıcak güneşin,
    Sıcak simitin yaydığı susam kokusunun,
    İçtenlikle söylenmiş bir günaydının,
    Sek sek veya misket oynadığınız kaygısız günlerin,
    Enerjinizi üst seviyelere çıkaran hiç bitmesin dediğiniz sohbetlerin,
    Vicdanınız olduğunu hatırlatan, bir hayvanın yardım isteyen bakışlarının,
    Yeni pişirilmiş tarhana kokusunun,
    Huzur, sessizlik belki eylemsizliğin,
    Kapınızı gülümseyerek açan sevgi dolu insanın yokluğunun yarattığı boşluktur.
    #163514 esinti | 5 yıl önce
    0eylem 
  5. can yakar.

    'nın yoğun duygularıyla birlikte;
    "'Şurama batan...' diyor şair, 'Şurama batana özlem demeselerdi, bıçak derdim.'"
    #104037 carmen | 7 yıl önce
    0eylem 
  6. "Burnumun direğinde bir sızı, varsın ağlatsın"dır.
    #87986 petra von kant | 7 yıl önce
    0eylem 
  7. ümit varsa harlı ateş, ümit kaybolduysa köz gibi yakan duyguyu yaşamaktır özlemek.

    Alev alev yaksa da sönmesin ateş, varsın özlem olsun ümidin yanında.

    Ümidin tükenmemesini umarak her gün bir nefes daha üflemek ateşe, ümidi kaybetmemeyi ümit ederek özlemek.

    youtu.be/...

    #279136 Keltox | 3 yıl önce
    0eylem 
  8. yazılı olarak katalizör niyetine öznesi olan nesne ya da kişi hakkında bir şeyler okursanız, hayatınızdaki önemi birkaç kat artan eylem.

    gerçekten de yaşla birlikte özlemenin gücü de hayvani dozda artıyor. 10 yıl önce "o göteleği neden özleyeyim ya" diye düşündüğüm çoğu kişiyle halâ görüşmüyorum belki ama aynı katı tutumla birlikte yaşlanamayacağımın da farkına vardım. yaşlanmanın belki de en kötü yönü bu: karakter özellikleriniz olarak bildiğiniz ve gurur duyduğunuz sivri uçlarınızı kendiliğinden törpülüyor, ruhunuz bile duymuyor.

    kulzos çerçevesinde eskiden yazıştığım insanlarla olan mesajlaşmalarımı okumaya başladım. konu başlıkları özellikle belirtilmemişse muhabbetin ne üzerine döndüğünü kavrayamıyorum ama o muhabbetin sıcaklığını özlediğimi de kendime kabullendiremiyorum. fazla samimi ya da dışa dönük olup hayatından çıkan insanların tercihlerine müdahil olamadığında benim gibi hissediyorsun işte. "ellerim bomboş" kıvamına gelmek birkaç duble bi' şey içmeye bakıyor sadece, o kadar yakın.

    yaşlılıkla kol kola girdiğinde korkunç bir depresan bu. mezardaki sevilen akrabalardan tut, tekrar hiçbir zaman iletişim kurulmayacak olan eşe dosta kadar kadrajı büyüt; o zamanlarda yaşadıklarını da oku/hatırla, sonra konuşalım sevgili benliğim. ya da hiç konuşmayalım, sen bilirsin.
    #279131 lake of the hell | 3 yıl önce
    0eylem 
  9. öz- hecesiyle başlayan bütün kelimeler gibi insanın 'öz'üyle ilgili bir kelimedir.

    “o denli o denli çok beklettin
    alıştırdın bekletmeye kendini,
    çok zamanlar geçti de geldin
    senden çok seviyorum senin özlemini.”
    #282975 rainbow cactus | 2 yıl önce
    0eylem 
  10. O denli o denli çok beklettin
    Alıştırdın bekletmeye kendini
    Çok zamanlar geçti de geldin
    Senden çok seviyorum senin özlemini

    (bkz: )

    özlemek şairlerin seçimidir. vuslattan evlâdır. insanı şair de yapar, yazar da, mecnun da.
    0eylem 
  11. kavuşmak ile bitiyorsa neyse de, öbür türlüsü güç.
    #52373 vemvet | 8 yıl önce
    0eylem 
  12. bazen içten içe haykırmak, sessizce saatlerce bağırmak, gözlerinin öylece boşluğa dalması, içinin deli gibi daralması, bütün bir şehri bir nefeste koşma isteğinin ansızın uyanması, hiçbir tesellinin avutmaması, dokunmak, görmek hatta sadece sesini duymak için dahi kalbinin deli gibi atması ve bütün bunları hissederken hiçbir şey yapamamaktır.

    gözünün görmeyip özlediğini, yine gözünün görmeyip hissettiğine sığınarak geçireceksin. yaratana mesela. "hayırlısı" deyip, şapkayı önüne koyup, sessizce oturmak, ıssız bir haykırışla boş boş bakmak da varmış. nasip, kısmet.
    #59685 minibarikullanmismi | 7 yıl önce
    0eylem 
  13. bu hissiyatı en güzel anlatanlardan birisi bence dir.

    youtu.be/...
    #116777 larden loughness | 6 yıl önce
    2eylem 
  14. hiçbir yere gitmez ve hiçbir yere gitmenize izin vermez.
    #116800 ofelia | 6 yıl önce
    0eylem 
  15. kelimenin kökeni sanırım den geliyor. sözlük anlamına baktım. öz'ün anlamlarından biri de 'Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun'muş.
    bu anlam esas alındığında, muhatabı kendiyle birleştirme, eşleştirme, aynılaştırma, içselleştirme gibi anlamlar taşıyor da diyebiliriz.

    özlenen varlığın bir insan olduğunu düşünecek olursak, özlemek tek başına bir kelimeyken bile şiirsel bir ifade aslında.
    #231740 hammurabi | 4 yıl önce
    0eylem 
  16. japonca'da karşılığı olmayan bir türkçe kelime.
    0eylem 
  17. özlememek önemsememeyi gerektirmez, not düşelim.
    #84938 passageoflord | 7 yıl önce
    0eylem 
  18. Kollarının arasındayken bile yaşanan doymazlık duygusunun kollar boşken yaşananı
    #84967 Keltox | 7 yıl önce
    0eylem 
  19. Hasret duygusunun tavan yapmış hali.
    #84948 ahmetkuralinmimikleri | 7 yıl önce
    0eylem