1. her büyük takımın yaptığı şike olaylarının ilan edilmiş spor kulübü. 2013-14 sezonundan bu yana lig şampiyonu olamamıştır.
    #226566 omer | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  2. son olarak irfan can kahveci'yi renklerine katmış, galatasaray'ın elinden aldığı futbolcular kervanına bir yenisini eklemiş olan kulübüm.
    #241614 mangetsu | 4 yıl önce
    1spor kulübü 
  3. dünya yıldızı 'i, biraz onun fenerbahçeliliği, biraz ali koç'un kişisel fedakarlıkları, çokça ise puma ile imzalanacak yeni sponsorluk anlaşması sayesinde, 3,5 yıllığına kadrosuna katmış kulübüm. evet, bu transfer için de bonservis ödemedik. evet, ligin ikinci yarısında bizde oynayacak ama parasını arsenal ödeyecek. evet kalan 3 sene boyunca parasını sponsorluk karşılayacak. nasıl, güzel di mi? ama beğenmezsiniz siz :) anca sağdan soldan çakma haberler duyup şu elinizde patladı, bu götünüzde patladı diye avunursunuz.

    arkadaş sosyal medyada dolaşıyorum. ulan bugün türkiye'nin 3. büyük derbisi var. beşiktaş ve galatasaraylılar dahil kimsenin umurunda değil maç. herkes mesut konuşuyor. biraz takdir edin olm. iyi transfer yapınca rakipler, biz seviniyoruz. drogba gs'ye imza attı, gittim enişteme gs store'dan forma aldım ben. gittim yakın arkadaşıma negredo forması aldım. ülke vizyonu genişliyor böyle.

    holigan olmayın, taraftar olun!
    #238993 mangetsu | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  4. hep bi sey eksik olan kulup.

    ya stoper yok, ya sol bek yok, ya forvet yok, ya kaleci yok, ya kadro iyi hoca kotu, ya hoca iyi kadro kotu. kisir dongu.

    sampiyonlugun olmazsa olmaz oldugu bi sezonda, basarisi olmayan erol bulut’u getirmek buyuk riskti. sonuc da ortada. begenmedigimiz bjelica su an hirvatistan’in orta sira takimi ile hirvatistan liginde lider. takim umut verse ok, sabredelim ama ne yazik ki umut da vermiyor. 26 hafta gecti ve hala ne oynadigimiz belli degil.

    simdi cikip bazilari diyecek ki; “kaybedilmis bi sey yok, puanlar esit” evet, ama takim umut vermiyor. mevzu o. amator olarak futbol oynadim, tribunlerden geldim, az cok bu isten anladigimi dusunuyorum. Uzgunum ama; takim futbol oy-na-mi-yor. en basitinden sergen yalcin bile vasat bjk kadrosuyla ne top oynatiyor, hepimiz sahit oluyoruz.

    fenerbahce’yi vasata alistiramayacaksiniz, fenerbahce her zaman atak futbolu oynar, rakibi bogar. fenerbahce ilk yarisini 4:0 bitirdigi bi macta 2. yari gol atamadi diye isliklandi.

    fenerbahce’nin dna’sinda defansif futbol yok.

    bilmeyenler gitsin tarihi okusun.
    #242990 bulamadimbirnick | 4 yıl önce
    8spor kulübü 
  5. Dün oynanan Konya maçında sezonun benim izlediklerim arasında en iyi maçını oynayan takım.

    Bunun iki temel nedeni var bence. İlki takımın önde basması ikincisi de hareketli oyun. Thiam ilk kez geçiş oyununda ne kadar faydalı bir adam olduğunu gösterdi. Ha keza gene geçiş oyununda pelkas'ın hareketliliği takıma müthiş bir hız kazandırdı. Bana kalırsa fenerbahçe'nin ikinci gole kadar oynadığı baskılı oyunun temel taşları bu ikisiydi. Pelkas'ın oyunu aslında formsuz bir mesut'un da ne kadar işlevsiz olduğunu gösterdi diye düşünüyorum.

    Her ne kadar ikinci golden sonra takım geriye yaslanıp ipleri konya'ya vermiş olsa da gol yemeden, iyi oyunla ve net bir skorla kazanılmış bu maçın takıma en azından kendine güven anlamında fazlasıyla katkı yapacağını düşünüyorum.

    Pelkas müthiş bir oyuncu. Sadece oyun anlamında değil sahadaki canlılığıyla da takıma sıklet atlatmış bence. Lider bir oyuncu profili gösterdi ki bence takımın en büyük eksiği bu canlılık ve karakter eksiliğiydi. Pelkas en azından bu maçta bu sıkıntıyı çözebilecek oyuncu olduğunu gösterdi.

    Kendine geldiğinde gustavo defansif anlamda daha dirençli bir kurgu ortaya çıkaracaktır. Mert hakan yandaş'ın pas kalitesi, ters topları bence ozan' dan daha faydalı olmasını sağlıyor dünkü gibi bir kurguda. Kaldı ki daha irfan seçeneği var orta saha için. Valencia kanatta fena değildi, ossai Samuel açık oyunda beklenen performansı verdi. Bu adamlar, özellikle de valencia doğru düzgün bir kanat kurgusunda, hücum oragnizasyonunda daha fazlasını yapabileceğini gösterdi bence.

    Kısacası dün ilk yarıdaki oyun önde basan bir fenerbahçe'nin ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermesi ve takımın kendine güvenini yerine getirmesi açısından önemliydi.
    #246676 fly | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  6. Yeni teknik direktoru simdiden havaalanina indirmesi gereken kulup.

    Hic vakit kaybetmeyelim, alisma surecini de atlatmis olur. Takimin en iyileri olan, 1-1’ken bile kazanmak icin isyan eden ozan ve caneri haftalardir kesen bu vasifsiz zaten kulubede 1 dakika dahi durmamalidir. Utanmadan beraberlige bile sevindi. Rezillik. Bi paragraf da altay’a acmak istiyorum; cok buyuk fenerbahceli’sin.
    #248594 bulamadimbirnick | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  7. Bize bir kez daha beş koyun versen üçünü geri getiremeyecek taraftarının gazına gelip sezon içinde teknik direktör değiştirmenin getirisi olmadığını göstermiş futbol takımı.
    #251643 fly | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  8. türkiye'nin en büyük "spor" kulübü.
    uğurunda en sonunda kanser olacağım netleşti bu sezon herhalde. sağda solda hıncal uluççuluk oynayan troll sözde fenerbahçe taraftarı, kulübü etkisine alan, eski topçu hegomanyası falan derken, da olmasa, hakikaten çekilir dert değil artık.

    atasözleri nasıl ortaya çıkmış abicim? yaşanmış olaylar neticesinde çıkarılan kıssadan hisseler sayesinde değil mi? e peki amına koyim o zaman,

    lafını hiç mi duymadınız? bu takımın başına son 13 yılda 'dan sonra en düzgün ve potansiyelli hocaya ligin bitmesine şu kadarcık kalmışken sabretmemek niye? zaten devam etmeyeceksen, ekonomik darboğaz varken, kendine yeni bir borç çıkarmak niye?

    her şeyi anladım. sike sürülecek aklı olmayan internet trollerini iletişim ekibiniz size raporladı ve nabzı aldınız, zaten meyilliydiniz, onu da anladım. sezon sonunda getireceğiniz, prensip anlaşması sağladığınız 2 hocadan biri zaten kesin, bu da ok. madem böyle bir şey var, şimdiden teslim et takımı. ondan mucize bekle. sportif direktör pozisyonundaki adamdan değil.

    velhasılı kelam, fenerbahçe'nin geçen için yaptığı açıklama aklıma geldi. hakikaten, fener'in böyle dostları varken düşmana ihtiyacı yok. taraftar istedi ersun geldi. taraftar istemedi erol gitti. al sana taraftar. hayatı boyunca kombine almamış adamların lafıyla şampiyonluğu beşiktaş'a hediye ettiniz.

    2. olur muyuz? çok zor.
    #251646 mangetsu | 4 yıl önce
    2spor kulübü 
  9. kendi camiasındaki asalaklardan çektiği kadar kimseden çekmeyen "spor" kulübü.
    #257754 mangetsu | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  10. Muhtemelen önümüzdeki sezon sonu 'keşke emreyle devam etseydik' dedirtecek bir teknik direktörle anlaşıp minimum iki sene daha kaybedecek futbol şubesine sahip kulüp.

    Bu ekol mekol işlerinde birileri başkanın kulağına klinsman ismini fısıldasaymış misal, Emre'nin de devam edeceği istediği gibi bir yapı oluştururmuş.
    #259620 fly | 4 yıl önce
    1spor kulübü 
  11. holigan taraftarının yeni icraatı yoğurtçu parkında içip içip civardaki apartmanların kapılarını çalıp otomatiğe basan olursa apartman girişine işeyip çıkmakmış. mahalleli nefret ediyor bunlardan.
    #262382 chamomile | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  12. logosuna 3 saniye bakınca nolacak bu takımın hali dedirtiyor. bu konuda milli takımla verdiği kıyasıya bir mücadele var. ali koç ile birlikte takım biraz olsun toparlar demiştik ama sanki hiçbir şey değişmemiş gibi. bakalım nolacak bu fenerin hali
    #262709 stazou | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  13. Fenerbahce gibi oynamaya baslayan kulup.

    Geldiginde cok yaygara kopardik, sasirdik ama sezarin hakki sezara. Sistemi oturttu, abicileri gonderdi, genclere guvendi, eksik ve yetersiz kadroyla iyi is cikartiyor. İstedigi transferler yapilirsa tamamdir.

    Takimin basinda ‘hoca’ olunca boyle oluyor iste. Bravo vitor.
    #265824 bulamadimbirnick | 4 yıl önce
    0spor kulübü 
  14. profesyonel sporun tarihin çöplüğüne gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum (gbkz: ). dolayısıyla profesyonel bir spor kulübü hakkında bir şeyler yazmak çok doğru gelmiyor. ama bazı alışkanlıklar kolay değiştirilemiyor. aslında son on senede basketbol maçlarını daha sık takip ediyordum. ama pandemiyle beraber evden çalışma ve hafta sonları daha az dışarı çıkmanın etkisiyle iki senedir futbol takımının tüm maçlarını seyrediyorum. takımın geçmişte de('80'ler, 90'lar) bana çok saç baş yoldurmuşluğu olsa da son dört senede bu konuda doktora seviyesine geldiğini belirtmeliyim. bunun en önemli gerekçesi kötü yönetim. yanlış transfer stratejisi ve oyuncu seçimi, takım içi huzursuzluğun(başkan-teknik direktör, oyuncu-teknik direktör ve oyuncular arasında) bir türlü giderilememesi hep kötü yönetimin yansımaları. dört senede yaklaşık altmış transfer yapıp bunlardan sadece dört beş tanesinin "tutması"nı başka bir şeyle açıklamak mümkün değil. euro-dolar gibi para birimlerinin yükselişiyle de süper lig takımlarının transfer kalitesinde büyük düşüş yaşandığı bir gerçek. zaten öyle olsun bir zahmet! türkiye yanlış seçimler yüzünden saman, buğday ve daha sayamayacağım kadar temel maddeyi ithal etmeye başlayan bir ülke. üstelik bunları önemli bir bölümü önemli ihraç mallarımız arasındaydı.

    iyi futbol iyi futbolcularla oynanır. ama ne yazık ki bizde iyi futbolcu sayısı az. iyi olanlar da çeşitli sebeplerle verimli olamıyor. spor kamuoyunda sıkça dillendirilen fenerbahçe'nin farklı dizilişlerle oynaması gerektiği görüşünü doğru bulmuyorum. bu kadro kalitesiyle bana sorarsanız takım hiçbir formasyonda başarılı olamaz. 3-4-3, 4-3-3, 4-4-2, 4-2-3-1, 4-1-4-1 fark etmez bu nedenle. futbolda diziliş konusundaki tek gerçek önemli gerçek nicelikle ilgili. takımda üç stoperiniz varsa üçlü savunma oynamanız zor olabilir. bir sakatlık durumunda sağ veya sol bek kökenli biri defansta oynayabilir. sakatlık ve ceza kombinasyonunda ise üçlü savunmada oynatacak oyuncu bulunmayabilir. takımda az sayıda forvet oyuncusu(kanat veya yardımcı forvet, santrfor) olması da üç forvetli bir sistem oynamanızı engeller. bir de bazı formasyonlarda bazı yetenekli oyuncuları aynı anda oynatma şansınız olmayabilir. bu nedenle dizilişte değişikliğe gidilebilir. hayatımda stadyumda izlediğim fenerbahçeli en yetenekli futbolcu olan, babası '60'lı yıllarda (tarihsel) tip'li bir işçi olmasına rağmen akp yalakası olan rıdvan'ın "bu takım üçlü savunma oynamaz, fenerbahçe dörtlü savunma oynamak zorunda" tespitine katılamayacağım.

    neyse gelelim bizim topçulara. önemli bulduklarımı tek tek değerlendireceğim.

    altay: vasatın biraz üstünde bir kaleci. karşı karşıya pozisyonlarda uzun boyunun da etkisiyle çok iyi, refleksleri iyi, ilk geldiği zamandan bugüne kadar kendisini geliştirdi. en azından artık çeldiği topları penaltı noktasına doğru değil uzağa çeliyor. dönen toplarda daha az gol yiyoruz bu nedenle. her zaman konsantrasyon problemi oldu. bir beşiktaş maçında son dakikada ceza sahası dışında topu ellemesine rağmen kırmızı kart görmemesi fakat kısa bir süre sonra aynı hatayı kupa maçında yapması vb. saç baş yolduracak goller de yiyor zaman zaman. pandeminin patladığı sezon 3-0 yenildiğimiz maçta vida'dan yediği gol akıl alır gibi değildi. ama her kaleci saçma sapan goller yer. neticede hata kaldırmayan bir mevki. önemli olan bunların sayısını minumumda tutabilmek. yan toplarda oldukça kötü bir performansı var. ilk geldiği zamana göre biraz gelişim var ama yetersiz. bu da benim için iyi bir kaleci olamayacağının göstergesi. yan top hâkimiyeti kolay gelişmeyen bir meziyet. bugüne kadar 22-23 yaşından sonra belirgin bir biçimde bu özelliğini geliştiren kaleci görmedim. altay bunu başarabilirse bir anda vasat üstü kaleciden çok iyi kaleciye dönüşür. bu meziyet diğer hatalarını da kapatır.

    berke: altay için söylediklerim berke için de geçerli. ikisi de aidiyet duygusu güçlü oyuncular, sempatikler, üstelik çok da gençler. performanslarından memnun olmasam da ikisini de seviyorum. umarım her ikisi de yan top zaafiyetini geliştirebilir. bizim ayı yavrusu bu ikisinden de iyi kaleci olmasına rağmen kendisini hiç sevmezdim. hâlâ da sevmem. bir de yorumcu oldu haspam!

    nâzım: defansif özellikleri orta seviyede, ofansif olarak tam bir tahta bacak yeteneksiz. adam geçemez, şut atamaz, orta yapamaz. takımda net olarak kötü bulduğum oyunculardan biri.

    novak: golcü bir sol bek olmak dışında hiçbir özelliği olmayan, doğru düzgün bindirme yapamayan, orta yapamayan, defansta yaptığı kademe ve pas hatalarıyla gol pozisyonu vermemize yol açan sağ ayağını sadece yürümek için kullanan yetersiz bir oyuncu. sol tarafını kapattığınızda sağ ayağıyla pas vermek yerine terse dönen bir oyuncu. bu arada alanya maçında serdar'ın(dursun) kafayla attığı golde sağ ayakla yaptığı ortayı nasıl yaptı çözebilmiş değilim.

    serdar aziz: ortanın üstünde yetenekte stoper. yalnız çok sert ve ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen bir tip. adeta bir saatli bomba. her maç en az iki, üç sarı kartlık hareketi oluyor. yine verilen veya verilmeyen birçok penaltının da müsebbibi bu arkadaş. kendisini kolay yere bırakıp gol yememize sebep olduğu çok maç hatırlıyorum. hava hakimiyeti iyi. attığı kafa golleri bir stoper için ekstra bir özellik.

    tisserand: çok sakar, çok iyi oynadığı bir maçın son dakikasında yaptığı pas hatasıyla veya penaltıyla takımı yakabilir. bu sene vitor'un üçlü savunmasında beklemediğim biçimde iyi performans gösteriyor. tekniği iyi. sağ kanattan yaptığı çıkışlar ve ortalar da iyi. bu senenin kazancı.

    attila: türkiye'nin en iyi üç stoperinden biri. tekniği oldukça iyi. takımda çalım ve pas yeteneği attila'dan daha kötü olan bir sürü orta saha ve forvet oyuncumuz var. zaman zaman kademe hatası yapıyor. bazen ilk müdahalelerde de geç kalabiliyor. zamanla çok daha iyi olacaktır. geçen sene kusursuz oynadı. bu sene de iyi ama son dört beş haftada ciddi bir form düşüklüğü var. kendisinin yüksek bir bonservis bedeli karşılığında ingiltere'ye transfer olacağı söyleniyor. form düşüklüğü bundan kaynaklıyor olabilir. kulüp teklif olduğunu yalanladı ama attila kendisi teklifleri doğruladı ama fenerbahçe'nin başarısından başka bir şey düşünmediğini belirtti. ben basiretsiz yönetim yerine oyuncuya güveniyorum tabii.

    kim min-jae: bu oyuncu da türkiye'nin en iyi üç stoperinden biri. o'nun da tekniği ve pasları attila kadar olmasa da iyi. kademe ve ilk müdahale anlamında attila'dan üstün. bu sene galatasaray maçı da dahil bir çok maçta yaptığı kritik müdahalelerle puan kaybını önledi.

    ferdi: bana göre senenin yıldızlarından biri. zaten teknik bir oyuncu. defansif anlamda kendisini çok geliştirdi. ben sene başında ferdi'nin kanadının otoban olacağı düşüncesindeydim. hiçbir maçta böyle bir durum yaşanmadı. kendi pozisyonu olmamasına rağmen 4'lü orta sahanın sol ve sağ kanadında hiç aksamadı. bugüne kadar sadece bir defa forvet arkasında oynadı. o maçta da kötü oynadı ama. birkaç kez daha orada izlemek isterdim.

    osayi: bu oyuncu benim için takımdaki günah keçisi. takıma çok zararı olmasa da osayi'nin iq eksikliği beni çıldırtıyor. hızlı, çalım yeteneği olan fakat son vuruşları ve pasları tek kelimeyle rezalet olan bir futbolcu. fenerbahçe'ye geldiğinden beri otuz sekiz maçta oynamış. iki gol iki asisti var. oldukça kötü bir istatistik. iki yıl önce takımda yer alan garry(zekalı) rodrigues'in karbon kopyası bu çocuk. hangisi daha düşük iq'lu bilemiyorum ama. teknik direktör olsam altyapıdan on dört on beş yaşındaki gençleri oynatırım onların yerine. oldu da oynattım diyelim. yaptıkları salaklıklar nedeniyle yılmaz vural gibi saha içinde kovalardım bunları.

    (mert) hakan: bir başka düşük iq'lu ve yeteneksiz futbolcu. caner-gökhen-emre-volkan abici/adamcı tayfanın getir götürcüsüydü. maç içindeki hal ve davranışlarıyla takımın en antipatik futbolcusu. çok koşuyor ama bal yapmayan arı. zaman zaman uzaktan golle sonuçlanan iyi şutlar atabiliyor, güzel asist yapabiliyor ama senede toplam altı yediyi geçmez bunlar. yaptığı pas ve zamanlama hataları saç baş yolduracak cinsten. allahtan bu sene pek oynamıyor. ekşi sözlük'te adamın oyun görüşünün iyi ama tekniğinin kazma stoper ayarında olduğu yönünde bir yorum vardı. okurken hem katılmıştım hem de gülmüştüm.

    gustavo: iyi futbolcu. fakat bu sene yaşının ve her maçta oynatılmanın etkisiyle büyük form düşüklüğü yaşıyor. defansif olarak çok iyiydi, ofansif olarak da idare ederdi. bu sene takımın adeta el freni. geçtiğimiz senelerde de kötü olduğunu düşünenler de var. ben aynı görüşte değilim. geçen sene hatayspor maçında sakatlanmasından sonra bir daha toparlanamadı. kendi bölgesindeki oyuncu enflasyonunu düşününce uzun süre dinlendirilmeli.

    meyer: geçmişi parlak. bir dönem harika çocuk(wonderkid) olarak değerlendiriliyordu. beklenen gelişimi gösteremedi. bizde de tavşan boku kıvamında takılıyor. ne kokuyor ne de bulaşıyor. fazla şans bulamadı. ama iyi olacağına ilişkin hiçbir emare göremiyorum.

    sosa: ulan bu adam beşiktaş'ta ve trabzonspor'da ofansif olarak harikalar yaratıyordu. frikikler, ortalar, paslar, goller, asistler. bize geldi ofansif olarak çok az katkı verdi. ama çok akıllı bir oyuncu olduğunda defansif anlamda önemli katkısı oldu. bu durum tarihin bir ironisi olsa gerek. yalnız yine ekşi sözlükteki çok güldüğüm yorumlara atıfla, her oynadığı maç en az iki üç kere hayali arkadaşlarına pas atıyor. öyle pasları deniz (barış) veya selçuk (şahin) bile atmazdı. onlar pas atmak istediği arkadaşlarının on beş yirmi metre ilerisine veya arkasına pas atarlardı. en azından kime attıklarını anlardık. sosa'nın bu pasları attığı yerlerin yakınında hiçbir takım arkadaşı olmuyor.

    zajc: çapmadaki "1"in karşılığı tam bir etkisiz eleman. vasatlığın vücut bulmuş hâli. her özelliği ortalama veya ortalama altı. ne uzar ne kısalır. arada uzaktan düzgün vuruşlar yapmak dışında hiçbir dişe dokunur özelliği yok.

    crespo: iyi bir "box to box" orta saha oyuncusu. pasları iyi. top sürme(dribbling) ve çalım yeteneği var. defansif olarak da yeterli. şutları da iyi. iyi yer tutuyor dolayısıyla top çalma konusunda da iyi. istikrarını korursa- ki ben koruyacağını düşünüyorum- banko ilk on bir oyuncusu olur.

    mesut: acun'un arkadaşı, reisçi, twitter'dan abuk subuk mesajlar paylaşan gurbetçi futbolcu. buna benzer sebeplerle kendisine gıcık oluyorum. ama yeteneği tartışılmaz. takımın en yetenekli oyuncusu. son dönemde biraz daha formda ve istekli görünüyor. sene başından beri vitor'la problem yaşadığı açık. hoca'nın başını yeme potansiyeli var.

    irfan: çok yetenekli bir futbolcu. çalımları, pasları, uzaktan şutları oldukça iyi. ama basit oynayamama sorunu var. hep takım arkadaşlarını "ince" görmeye çalışıyor. bu da çoğu zaman gereksiz pas hatalarına yol açıyor. zaten attığı şahane pasların yerini bulması durumlarda, bizim yeteneksiz oyuncular topu eziyor. böylece irfan'ın etkisi de azalıyor. ayrıca (mert) hakan gibi o da abici/adamcı ekolünden. maç içinde arkadaşlarına sürekli kızıyor, el kol hareketi yapıyor. birkaç hafta önce iyi oynarken oyundan alındığında da küfür etmesi de hoş değildi. bu da antipatik bir oyuncu. ulan sende sürekli politik eğilim, tip, antipatiklik üzerinden yorum yapıyorsun diyenlere bunlardan biri olsa kabulüm ama hepsi aynı anda olunca tahammül etmek zorlaşıyor.

    pelkas: iyi bir futbolcuydu. geçen sene ilk dönem iyi oynadı. ligin sonuna doğru yaşadığı form düşüklüğü, şampiyon olamamamızdaki önemli etkenlerden biriydi. uzaktan şutları ve ara pasları iyi. son vuruşları ortalama olan bir oyuncuydu. geçen sene karşı karşıya dağlara taşlara attığı bir çok pozisyon vardı. sene başında ağır bir sakatlık geçirdi. sonrasında tek kelimeyle rezalet oynadı. sanıyorum bu sene takımın en kötüsü. çok az oynamasına rağmen oynadığı maçlarda inanılmaz top kayıpları ve pas hataları yaptı. hatta bir iki maçta % 20 pas isabetiyle oynadı. koltuk değneğiyle maça çıksa bu kadar pas hatası yapacak bir oyuncu değil. vitor'la, başkanla veya takım arkadaşlarıyla problemi mi var bilemiyorum. öyle olsa bile bu kadar kötü bir performansın açıklaması yok. umarım toparlar da geçene sene başındaki performansını yakalar.

    rossi: alper (potuk) ekolünden tam bir vitaminsiz. kısa boylu, otuz beş kilo ağırlığında topa vurmaya mecali olmayan bir futbolcu. ufak tefek yapısına rağmen hızlı da değil. son vuruşları kötü. buna rağmen zaman zaman çok güzel goller atabiliyor. hatayspor ve trabzonspor maçlarındaki golleri usta işiydi. pasörlüğü iyi yalnız. ligde iki gol beş asistlik performansı var. yalnız asistlerin ikisi, topu verdiği oyuncuların uzaktan şutuyla biri de galatasaray maçında ceza sahasının beş metre dışında crespo'ya verdiği güzel ara pas. bu üçü de benim nazarımda asist değil. bu durum kayıtlara geçsin. bizim ne yazık ki aradığımız futbolcu değil. bizim bitirici forvetlere ihtiyacımız var. ama sürekli asistçi oyuncu alıyoruz. santrforlar da iyi olmayınca bunların verdiği paslar bir işe yaramıyor.

    berisha: uzun boylu olmasına rağmen pivot santrfor değil. hareketli bir forvet oyuncusu. ilk dokunuşu (first touch) çok kötü. son vuruşları iyi değil. pasları ve frikikleri iyi. alın size bir asistçi forvet daha. oynadığı maçların çoğunda etkisizdi. hâlâ takıma tam adapte olamadı. kapasitesi belli. ancak bir iki kademe daha iyi olur. aradığımız forvet değil.

    serdar (dursun): uzun boylu, hava hakimiyeti iyi, pozisyon alma özelliği çok iyi, pas dağıtma özelliği orta, son vuruşları kötünün üstü ortanın altı pivot santrfor. takımın her dönemde ihtiyaç duyduğu golcü tipi ama yetenekleri sınırlı. attığı ve kaçırdığı gollerin çok önemli bir bölümü iyi yer tutmasının sonucu. hatayspor maçında bomboş kaleye direğe nişanladığı top inanılır gibi değildi. alanya maçında da boş kaleye topu dağlara taşlara attı. dönen top gitti gol oldu. öne geçip koparacağımız maçta geriye düşmüş olduk. yedek forvet olarak iş yapar.

    valencia: hızı, çalım yeteneği ve dağıtıcı özelliği harika son vuruşları iyi olmayan bir oyuncu. ama attığı çok güzel goller de var. iki senedir kaçırdığı gollerle saçımı başımı yoldurttu bana ama rakip defans oyuncularının anasını ağlatıyor. tersinden futbol tabiriyle söylersek tam bir bal yapan arı. bu yüzden sakat ve milli takımdan uzun bir yolculukla aşırı yorgun dönmediği durumlarda banko oynar. yanında bitiriciliği ortalama üstü bir forvet oynasa çok büyük ihtimalle gol kralı olur.

    özetlersek takımda yetenekli oyuncu sayısı az. mesut, irfan, sosa, ferdi ve biraz da pelkas dışında teknik oyuncumuz yok. onlar da ya yaşlı ya formsuz veya istikrarsızlar. bu oyuncuların üçünden aynı anda verim alabilirsek işler olumlu anlamda değişir. ali koç istifa ederse, yeni gelen yönetim vitor'u tutar veya gönderip aykut kocaman/erol bulut tipi bir hoca getirmezse, attila'yı satmazsak, bir sol kanat beki, iyi bir santrfor, teknik bir 8 numara, iki de ortalama üstü(rossi ve berisha'dan iyi) kanat oyuncusu alırsak trabzonspor'a yetişme şansımız var. şampiyonluk şansımız şu karikatürdeki gibi anlayacağınız. tabii irfan sakatlanmadan 8 numara, formda bir pelkas da kanatlardan birinde oynayabilirse iki transfer daha az yapmamız mümkün.
    0spor kulübü 
  15. GS ve BJK kötüdür, iki takım taraftarı da yıkılmıştır sezon bitsin ister, ona buna söver bütün gün kaşları çatık gezer akşam FB maçı vardır açar FB'yi izlerler bütün dertlerini unuturlar. Fener son 10 yılda tam bir meme'e evrildi. Meme kulüp.
    #272028 Sabbracadabra | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  16. sorununun hoca sorunu olmadığının net olarak anlaşıldığını düşünüyorum. nitekim olabilecek en mantıklı geçici çözüm olan hocayla bile 65 dakikaya yakın rakip kaleye şut dahi atamayan bir takım izledik. çünkü o hocanın kendi inisiyatifi ile bu form durumuyla oynatması mümkün dahi olmayan adamlar sahadaydı.

    ben her ne kadar kendisini beğenmesem de orta sahanın en göze çarpan performansını gösteren oyunculardan olan crespo'nun neden oynatılmadığını merak ediyorum. evet belki hayalimizdeki orta saha değil kendisi, ancak saha içerisinde idare edilmesi zaruri olan mesut varken onu idare edebilecek adamlardan ilki crespo. yetmezmiş gibi güncel form durumuyla sahada idare edilmesi mesut'tan bile fazla gereken irfan da cabası. her ikisi de muhteşem yetenekte adamlar ancak her ikisinin de form durumu an itibarı ile ilk onbir oynamak için yetersiz. bunu ben bile görebiliyorken, inatla oynatılmalarını isteyen kim?

    onu geçtim, ligde bir dünya takım üçlü oynuyor. örneğin son rakip antalya da üçlü oynuyor. ancak fener gibi kadrosu üçlü oynamaya en uygun takım nedense dörtlü oynuyor. hem de dörtlünün en önemli unsurları olan bekleri yokken. bekin yok ama inatla dörtlü oynamaya çalışıyorsun. biri on numara, biri yedi numaradan devşirme iki oyuncu ile. hoca olarak beni koysalar da ben yapsam bunu, futboldan anlamıyor derler. peki fenerde hangi futbol aklı fenerin üçlü oynamayacağına inanıyor? ya da sorunu üçlü oyunda sanıyor...

    işin açıkçası sorun nerde ben de bilmiyorum. irfan can kahveci gibi sekiz gibi görünen ama esasında on numara olan bir adam bu yaşında neden bu kadar güçsüz ve sahada istediklerini yapamıyor bilmiyorum. mesut'un bile irfan'dan daha diri olmasına anlam veremiyorum. vitor gittiğinden beri antrenman da mı yapmıyor bu adamlar? anlayamıyorum.

    hadi diyelim ki bu adamlar çalışmıyor. o halde çalışanları oynatmak yerine yatanları oynatmak neden? bunu cidden tekrar sormak istiyorum. forma adaleti var ise crespo'nun sırtından o formayı alamazsınız bu takımda. yine forma adaleti varsa irfan'ın yerinde ferdi, mesut'un yerinde pelkas ya da mert hakan ile çıkarsınız sahaya. rakibe göre arkalarına sosa ya da gustavo'yu koyarsınız. takıma iki tane adam gibi bek, bir tane de aldığı topu ezmeyecek santrafor alırsınız ve o takım ligi ikinci bitirir belki. ama yok. fener aklını kaybetmiş gibi...

    seneye löw gelecek diyorlar. görmeden inanmam. hadi diyelim ki geldi. bu mantıkla ne fark edecek ki?
    #272215 larden loughness | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  17. 2006 yılında Allah'la fenerbahçe arasında başlayan gerginliğin hala bitmediğini, Ayrıca rakip takımda eski fenerbahçeli oyuncu varsa gol atar kaidesinin de işlemeye devam ettiğini gördüğümüz maç olmuş anladığım kadarıyla.
    #278292 fly | 3 yıl önce
    3spor kulübü 
  18. Dün geceki maçını izlemedim ama taraftarlarının yedikleri golden sonra "putin" tezahüratı yaptıklarını okudum. Hayasızca bir hareket olmuş. Yazık olmuş.
    #278296 kafakulagi | 3 yıl önce
    15spor kulübü 
  19. an itibariyle tek başına 70 değil parça parça 30'ar gol atacak forvetleri olan türkiye süper ligi takımı. üç forvetle doksan gol yapar. (işte mhp'nin doksanıncı yılı)
    o yüzden yine yeniden asla gol atamıyor zaten. 103 gol rekorunu kırarız bu sene diye düşünüyorum. bu işaretleri verdi dinamo kiev maçı.

    dinamo kiev turu şampiyonlar ligine kalmak vizyonu olmayan bir takım için hazırlık maçıydı haliyle. eksiklerimizi gördük, dostça, iyi bir mücadele oldu. son yılların en büyük siyasi gaflarından biriyle friendly match yaptığımız rakibimizi sonsuza dek bize düşman ederek gönderdik.

    #278313 unidentified pasta | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  20. Allah ile arasındaki gerginlik diğer dinlerin tanrılarının, mitolojik varlıkların, mühürlü exodia'nın beş parçasının, ingiltere kralı'nın, rahmetli başkan kennedy'nin, taçsız kral pele'nin ve diğer tüm kutsal varlıkların allah tarafına geçmesiyle farklı bir boyuta gelmiştir. zira bu kadar cenabetlik başka türlü açıklanamaz.

    Anladığım kadarıyla kiev maçı sırasında kievli bir futbolcu bizim taraftarı kışkırttı, sonra da bizimkiler ''putin hüloğğğğ'' diye tezahürat yapmaya başladı. İki taraf da bir bok yemiş. Hangisinin yediği daha çok veya daha koyu orası tartışılıyor.
    #278329 albaykus | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  21. şalom gazetesi yazarlarından 'den ilginç bir bakış açısı.

    "13 hakem lig oynanırken görevden alındı. Kimsenin sesi çıkmadı.
    MHK Başkanı istifa etti. Kimsenin sesi çıkmadı.
    TFF Başkanı istifa etti. Kimsenin sesi çıkmadı.
    Fenerbahçe'nin otobüsü kurşunlandı. Kimsenin sesi çıkmadı.
    Fenerbahçe'nin otobüsünü kurşunlayanlar 2000 küsür gündür bulunamadı. Kimsenin sesi çıkmadı.
    Yayın ihalesi, ihalenin olduğu günkü kur ile sabitlendi ve kulüplerin gelirleri eridi kimsenin sesi çıkmadı.
    Mesut Bakkal kitabında şike anısını yazdı, kimsenin sesi çıkmadı.
    Galatasaray'ın eski kalecisi Hayrettin oynadığı bir maçta şike yapıldığını itiraf etti, kimsenin sesi çıkmadı. Çıkmadı, çıkmadı, çıkmadı...
    Tek bir kulüp bunların hepsine ses çıkarttı: Fenerbahçe..
    - Otobüsü kurşunlandığı hafta kulüpler birliği başkanı ligleri durdurmak yerine, "Fenerbahçe maçlara çıkmaz ise sonuçlarına katlanır" dedi. Başka bir kulüp de çıkıp demedi "Sen ne diyorsun kardeşim, adamlar şans eseri hayatta kaldı" diye.
    - Fenerbahçe hergün "Beni kurşunlayanlar nerede?" diye sorarken, biri çıkıp da "Bu adamlar doğru söylüyor" demedi, diyemedi.
    - Fenerbahçe çıkıp "13 hakem neden görevden alındı?" diye bildiri yayınlarken, "TFF, MHK başkanları neden istifa etti? Bu lig tescil edilmemeli" derken başka hiç kimse birşey diyemedi.
    - Mesut Bakkal kitabındaki anısını açıkladıktan sonra "Bu iş araştırılmalı" lafını Fenerbahçe'den başkası söyleyemedi.
    - Hayrettin'in itiraflarını, kimse ciddiye bile almadı.
    - Yayın ihalesine Aziz Yıldırım'dan başkası ses çıkaramadı.
    Geriye kalan 19 Süper Lig takımından diğerlerinin hiç ilgisini çekmedi herhalde kendilerini yöneten kurumların en üst makamlarının neden istifa ettikleri. Ya da kulüplerinin maçlarını yöneten 13 hakemin neden görevden alındıkları. O zaman neden bu kulüplerin yöneticileri var? Bu camiaların kurulları bu yöneticileri böyle garip işler olurken sussunlar diye mi seçti?
    Herkes başarı, başarısızlık diyorya ben bu köşeden kendi fikrimi yazayım. Bir sekiz sene daha başarısız olsun Fenerbahçe, ama Aziz Yıldırım gibi herşeye tepki veren ya da yukarıda bahsettiğim olaylara herkes susarken konuşan Ali Koç gibi cesur başkanları olsun. Toplumu derinden etkileyen kadın cinayetleri ve bunu koruyan sözleşme ile alakalı bütün kulüpler dilini yutarken, Fenerbahçe konuşsun. Herkes gücü elinde tutanları kızdırmamak için susarken, Fenerbahçe hep doğru bildiğini söylesin. Hem de hiç birşey değişmeyeceğini bile bile. Evet tarih şampiyonlukları yazar, ama hikayelerdeki kahramanlar değişince herkes kimin sustuğunu, kimin konuştuğunu daha yüksek sesle konuşmaya cesaret ettiğinde o zaman tarih Fenerbahçe'yi yazacak. Herşeyden önce insani tepkiler gösterip, insani değerlere bağlı kaldığı için Fenerbahçe beni çok iyi temsil ediyor. Birçok köşe yazımda sportif olarak çokça eleştirdim Fenerbahçe yönetimlerini, yazdığım sürece olumlu olumsuz eleştirmeye devam da edeceğim ancak ses çıkartma konusundaki haklarını da teslim edeceğim. Umarım her zaman yanlışa karşı, kendi aleyhine sonuçları olacağını bilse bile ses çıkartan yönetimler başta kalmaya ve bizlere “İyi ki Fenerbahçeliyim” dedirtmeye devam eder. "

    www.salom.com.tr/...
    #276135 unidentified pasta | 3 yıl önce
    1spor kulübü 
  22. bugün oynayacağı adana maçını kazanması durumunda lig liderliğine yükseleceğinden dolayı puan kaybedecektir; yatırım tavsiyesidir.

    Edit: kadroyu gördüm, evi arabayı adanaya bastım..
    #278796 fly | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  23. Bu akşam oynayacağı (bkz: ) maçı öncesi rakip takım taraftarlarının yaptıkları veya yapmaya çalıştıkları provokasyona en iyi yanıtı vermesini dilediğim kulüp. Yıllar önce asrın kapağını takmışlardı , yine yapabilirler.

    Bazı tarihi gerçekler; güncel yorumlamaya, yeniden değerlendirmeye kapalıdır. Tıpkı "since 1453 - istanbul" gerçeği gibi.

    Bu akşam özelinde vurdukları gol olsun. Evet, ne diyorduk;

    since 1453.
    #280234 becoolnotfool | 2 yıl önce
    3spor kulübü 
  24. Artık taşağına yazdığım takım. Genelde eksileniyorum ama futbolda genelde haklı çıkarım ama enteresan insanlar gerçekleri kabullenmekte tarih boyunca hep zorlanmışlardır. Bizim gibi yiğitler çıkıp kafalarına vura vura gerçeği onlara kabul ettirmişlerdir. 1.si Altay asla ama assla gelişmiyor. Futbolda ilerlemezsen gerilersin hatta hayatta da bu iş böyledir. Ben 1 ay gitar çalmayayım şu an çaldığım süiti şu anki gibi çalamam full unuturum baştan başlamak durumunda kalırım. Çizgi kalecisinin şerrinden yaradana sığınırım bunlar topa falan çıkamazlar bizdeki Tolga da birebir aynısıydı bunun. Altay ile şampiyonluk zor. Henrigue ve Marsilya'dan gelen çocuk oldukça vasatlar buna emin olun ve hala santrafor yok, bu zajc oynatılmıyor, arda güler yok falan fecaat her iş. Bu sene daha çok güleceğiz
    #278542 Sabbracadabra | 3 yıl önce
    0spor kulübü 
  25. Tam 6 sene formasını giydiğim kulüp. Evet, ciddiyim. Ha forma denir mi bilmem; sarı atlet, lacivert şort. Hala saklıyorum ama lacivert şort yıkanmaktan maviye döndü; Zaten hem milli takım, hem de pro lisansım yırtıldığı için "mazi" den öteye gitmeyen şeyler. Neyse.

    (bkz: ), (bkz: ), (bkz: ), (bkz: ), (bkz: ) ve naçizane benim gibi o dönem Trabzon'da veya anadolunun muhtelif kentlerinde ikamet eden ve uluslararası turnuvalarda başarı elde edebilmek için ihtiyaç duyulan tüm imkanları, tüm tesisleri, akademik ve idari personel desteğini hiçbir zaman esirgememekle kalmamış; aynı zamanda hayatımda kendi başıma kazandığım ilk paranın sahibi olması sebebiyle de bende yeri ayrıdır.

    Bakmayın son yıllarda (bkz: ) gibi şarlatanlar ile (ki çok sevdiğim, beyefendi bir insan'dı'.) yapılan magazinsel organizasyonlara. Diğer branşları bilmem lakin (bkz: ), (bkz: ) dönemleri, türk boksunun altın çağlarıydı ve hepimiz ölene dek en azından bir "teşekkür" borçluyuz.

    Not : Troll falan değilim, istesem de beceremem. Gayet ciddi yazdığım bir girdi. Futbol branşları arasındaki husumet, nefret bir kenara, bu da benim hayatımın en önemli paradokslarından birisidir.

    Not-a : 2011 şampiyonu Trabzonspor'dur.


    #278667 becoolnotfool | 3 yıl önce
    0spor kulübü