ligin devre arasından 3 maçta 9 puanla dönmüş izmir'in gururu.
taraftarın devre arası beklentileri hemen hemen tuttu gibi. benimkiler ise henüz gerçekleştirilmedi ve "elimizdeki kadroyla ligte kalırız yaae"cılar son maçlarda alınan puanlarla sessizliğe gömüldüğü için kadroya herhangi bir yama gelmeyecek gibi hissediyorum. umarım yanılırım. nelerden bahsetmiştim, neler oldu; özetleyeyim:
- sağ-sol bek (en az 2 transfer): beklenti buydu, 1 sol bek transfer edilerek kulağının üstüne yattı yönetim gene. dinamo zagreb'ten 31 yaşındaki (bu yaz 32 olacak) sol bek francois moubandje 6 aylığına kiralandı. kendisini geçen yılın tamamını alanyaspor'da geçirmesinden tanırsınız belki. alanyalılar bile adama çöp diyor halâ. "beşiktaş'taki fabrice n'sakala'nın ucuzu" diye de dalga geçiyorlar. toulouse 6 yıl kadrosunda tuttuğu moubandje'yi 2019 yazında zagreb'e bonservissiz göndermiş. kronik sakatlığı olduğu (galiba aşil tendonu), pozisyon bilgisinin berbat olduğu da söyleniyor. bizim taraftar böyle sağdan soldan duyduklarına hemen inanır. ben sahada hiç görmedim kendisini (alanya'da oynadığını bile bilmiyordum). zagreb'le oynadığı son maç eylül ayındaymış. gırla maç ve kondüsyon eksiği olduğundan eminim. ne berkan'ı ne de burekovic'i kesebildi şu anda. burekovic zaten kadroya hiç giremiyor artık. sağ bekte ise, kerim murat'tan formayı kaptı gibi ama top rakipteyken 5'li oynayan defansta kendisi sağ açık gibi. yükselen performansı nedeniyle de buraya transferden vazgeçilmiş olabilir. yönetimin kesinlikle 1 ya da 2 bek alması lazım. tek sakatlık ve 5+ covid vakasına bakar çöküşe geçmemiz. megyeri'nin sözleşmesi feshedilip yerine atromitos'tan kenan piric bonservissiz olarak 1,5 yıllığına kulübe katıldı ama yedek yabancı kaleciyi gönderip gene yabancı bir kaleciyi takıma katmanın anlamsızlığı içinde boğulduk hepimiz. en azından piric 1 ay önce 90 dakika oynamış. atromitos'un as kalecisi de kendisiymiş. "irfan can'ın başına bi' şey gelirse arda ile rekabette olacak bir milli kalecimiz var" diye avunuyoruz şimdilik.
- orta saha göbek (2-3 transfer): en azından 1 bekleniyordu zaten, o da oussama tannane ile yapılmış oldu. vitesse'den bonservis ödemeden 6 aylığına sözleşme imzalanan faslı 10 numara kendisi. gaza gelip "yeni bi' guilherme mi aldılar acaba?" dedik ama biraz araştırınca vitesse'nin kendisini eylül ayında kadro dışı bıraktığını ve o zamandan beri de maç yüzü görmediğini anladık. transfer haberinden 2 gün sonra da antrenmanda bağ zedelenmesi yaşadığı haberi geldi. halâ sahada göremedik. afrika uluslar kupası'nda da fas kadrosunda yok kendisi. saha dışı problemleri var gibi görünüyor. net karar için sahada görmek lazım ama onun da mart-nisan aylarından önce olacağını sanmıyorum. soner berbat oyununu devam ettirirken, obinna kendisini her sezon daha da geliştiriyor. ocak ayındaki 3 maçta da takımın en iyisiydi. yerine yalçın değil, artık atakan düşünülüyor sanırım. soner belasından kurtulmadıkça, orta sahaya transfer ihtiyacı da kabak gibi meydanda olacak. nestor'un sonersiz oyun planını oluşturduğuna inanmak istiyorum. orta sahanın göbeğine en az 2 transfer halâ şart. anderson esiti'nin adı gene geçti ama sanırım kiralık olarak değil, bonservisli transfer olarak parada anlaşılamadı.
- kanat (1 transfer): henüz transfer haberi bile yok.
- forvet (en az 2 transfer): ocak ayında ndiaye 3 gol, adis ise toplamda 90 dakika bile oynamadan 1 asist yaptı. nidaye antalya maçında hattrick yaparak maçın kahramanı oldu. adis de sivas maçında tijanic'e yaptığı asistle maçın kazanılmasındaki en büyük payın sahibiydi. nestor, ege'ye sadece antalya maçında 11 dakika süre verdi. forvette başka adam yok zaten kadroda. "adis gibi çok yönlü, ndiaye gibi rakip stoperlerle didişebilme yeteneğine biraz da olsa sahip bi' forvet alınır mı acaba?" diye düşünüyorduk, ki arjantinli franco di santo transferi açıklandı. chelsea'ye neredeyse 15 yıl önce transfer olarak adını duyurmuş bir golcü kendisi. san lorenzo'dan bonservissiz olarak 1,5 yıllığına sözleşme imzalanmış, yaşı 32 (nisan'da 33). san lorenzo'nun as forvetlerinden biriymiş ve 1 ay öncesinde kadar takımın bu seneki bütün maçlarında oynamış. 19 maçta 6 golü var. chelsea döneminden sonraki en iyi yılları, wigan'dan werder bremen'e transfer olduğu 2013'ten sonraki sezon. 2014/15 sezonunda werder formasıyla bundesliga'da 26 maçta 13 gol, 2 asist üretmiş. sürekli sakatlandığı zamanlar da bu sezonla birlikte başlıyor. adis'in 34 (mart'ta 35), ndiaye'nin 26 yaşında olduğu bir kulübün 33 yaşında, sakatlıklarla boğuşan bir arjantinli forvete bel bağlaması çok garip bence. kendisini kadroda görmedik daha. adis'in "az süre, maksimum verim" mottosu yükselişe geçmişken ve ndiaye neredeyse geçen seneki istatistiklerini yakalamışken daha net bir transfer bekliyordum ben. 30'lu yaşlardaki bir güney amerikalı forvetten daha bahsediliyor ama umarım bu bir yalan haberdir. rekabet ve geniş kadro böyle kurulmaz.
irfan can'ın takımda kalması, obinna'ya gelen 3 milyon dolarlık teklifin reddedildiği, tijanic'in oynadıkça takım içi ilişkilere de alışması ligin devre arasından sonra olanlar. ben en az 2 transfer daha bekliyorum (sağ bek ve forvet-orta saha). sonrasında da fikstür iyice bokasyo olacak zaten.
ligte son 4 maçında mağlubiyet görmemiş 4 takım var: trabzon, kayseri, kasımpaşa ve biz. 2'şer maçlık kritik seriler yapmamız gerekiyor. ben 6 galibiyet aldığımız anda ligte kalmayı garantileyeceğimizi düşünüyorum. başakşehir (dep.) ve altay maçlarından en az 4 puan çıkarmalıyız. ardından son 16 kupa maçında beşiktaş havalanan götümüzü yere indirecektir çünkü 6 maçlık kaybetmeme serisi yapmış olacağız. hatay (dep.) ve galatasaray maçlarında puan alamayabiliriz ve "düşüyor muyuz yoksa? o kaybetmeme serisi hayal miydi?" diye düşünebiliriz. giresun (dep.) ve kasımpaşa maçlarından 6 puan alıp ligte kalmayı garantilemenin kıyısına gelmiş olacağımızı düşünüyorum. bu senaryoya göre, mart ayının ilk haftası bittiğinde 34 puan yapmış oluyoruz, ki ligin ilk devresinde kaybedilen malatya, altay, hatay, giresun ve kasımpaşa maçlarını düşününce, bu 34 az bile ama gene de fazla uçmayayım istedim. nisan-mayıs aylarındaki 8 maçın 2'si rahatlıkla kazanılabilir (hatta 4'ü: kayseri, antep (dep.), rize, karagümrük (dep.) ). geçen sene erzurum'un 40 puanla küme düştüğünü biliyorum ama bu yıl 37-38 sınırı aşılmayabilir. hesabı kitbı 40'a göre belirlemek, eğer 40 aşılacaksa, fikstüre göre ilerlemek daha mantıklı geliyor bana. millet transfer döneminde yeni gelmiş oyuncuların analizlerini izler, keyiflenir; biz kağıt kalem alıp "40 puana en hızlı nasıl ulaşabiliriz?"i çalışıyoruz bol bol.
ben umudumu hiç kaybetmedim, göztepe adı var oldukça da kaybetmem. sela okutup çarpılanlar, havuza girip kaykılanlar düşünsün onu, beni ilgilendirmiyor. 4 maçlık kaybetmeme serisini 6'ya taşıdığımız zaman yolun yarısı tamamlanmış olacak. umarım nestor bu fırsatın hem kendi kariyeri hem de göztepe adına ne kadar önemli olduğunu görebiliyordur. devam aga, arkandayız.