1. birkaç aydır ilgisizlik sebebiyle dibi görmüş, mayıs'la birlikte tekrar eski günlerine geri dönmesini umduğum topluluk.

    'nin önerisiyle, 1 mayıs'ı da içermesinden dolayı, bu ayın listesini işçi filmlerinden oluşturdum. çok fazla film seçemedim. bilindik filmlerden oluşmamasına dikkat ettim sadece. kıyıda köşede kalmış olanlar belki ilginizi çekebilir.

    - la commune (paris, 1871) (2000): 6 saatlik bir belgesel olarak görülebilir. yönetmenlik kariyerinde genellikle işçi sorunlarına odaklanmış 'in en bilinen filmlerindenmiş. 1800'ler fransa'sında burjuva ve işçi kesimi arasındaki hem düşünsel hem de fiziki savaşın ayrıntılarını anlatıyor. tam olarak belgesel değil, gırla yan hikayecikle kurgu dozu artırılmış. süresi korkutmasın sizi.

    - kollektivet (2016): 2015'in sonlarında hayatını kaybeden danimarkalı oyun yazarı 'un oyunundan uyarlanan, ve 'in de yönetmeni olan 'in 1970'ler danimarkası'ndaki işçi sorunlarına dikkat çekmeye çalıştığı film. vinterberg'in pek bilinmeyen işlerinden.

    - land and freedom (1995): 'i ile tanıdığım ingiliz yönetmen 'un yönettiği, ispanyol iç savaşının ortasında kalmış bir ingiliz işçiyi anlatan film. birçok yerde loach'un en iyi filmi olduğuna dair eleştiriler okumuştum. temposu biraz yavan gelmişti bana.

    - 1900 (1976): birkaç ay önce hayatını kaybeden efsanevi italyan yönetmen 'nin en iyi işi olarak görülmeye devam eden, 1900'lü yıllar italya'sında hayatta kalmak için çalışmak zorunda olmayı güzel özetleyen, yaklaşık 6 saatlik film. bertolucci'ye yöneltilen en büyük eleştiriler, tabi ki, filmin uzunluğu ile ilgiliydi. "filmin montaj ve kurgusunu yapmayı mı unuttunuz?" diye soranlar bile olmuş. bertolucci ise "aslında 10 saate yakın sürmesini planlıyordum, daha çok eleştirirsiniz diye 6 saat civarında tuttum" diye cevap vermiş. 3 bölüm halinde, dizi gibi izleyebilirsiniz.

    - punishment park (1971): gene bir peter watkins filmi. bu sefer hippiler, askerler, şiddet, büyük büyük egolar ve baskı toplumunun fikirsel doğurganlığı kadrajın merkezinde. 1980'ler öncesi hiçbir filmi izlememeye and içmiş benim gibi cahil izleyiciler için ideal bir toplumsal film olduğunu düşünüyorum. filmin savunduğu konular, sanki 1990'larda çekilmişçesine güncel.

    - ressources humaines (1999): görüntü yönetmenliği daha çok bilinen filmi. hikayesi tam bir orta doğu işçi köleliği üzerine kuruluymuş gibi hissettirse de, fransa'daki "haftalık 35 saat çalışma süresi" üzerine güzel bir işçi-işveren çatışma filmi. ayrıca, kıyıda köşede kalmış, pek bilinmeyen işçi filmlerinden biri.

    - les neiges du kilimandjaro (2011): fransız yönetmen (robert guédiguian)'ın, senaryosunu 'ya dayandırdığı filmi. filmin en etkileyici yanı, şüphesiz ki, bazı çekim açılarının can acıtması. fimi birkaç cümlede özetlemek ve spoiler tufanı yaratmak mümkün. bütünüyle bir işçi filmi sayılmıyor olsa da, bahsedilen çalışma ve karşılığında kazanılanların hiçbir zaman yetmeyeceği vurgusu bence çok önemli.

    - made in dagenham (2010): artık oscarlı aktrislerden biri olan 'in başrolünü oynadığı, kadın işçilerin cinsiyet ayrımcılığına karşı seslerini yükselmesi üzerine, 1968 dönemine odaklanan film. ilk izlediğimde, senarist 'nin nefis bir iş başarıp derinlikli bir senaryo ürettiğini düşünmüştüm. hawkins zaten her zamanki gibi ışıl ışıl parlıyor.

    - pride (2014): altın küre adaylığıyla dikkat çekmiş film. 1984'te patlak veren madenci grevine ingiliz eşcinsellerin destek verme hikayesini izliyorsunuz. konu biraz kısıtlı ve "ne anlatılabilir ki?" denebilecek kadar dar bir çerçeveye hapsolmuş gibi görünüyor. filmin eleştirileri gayet iyiydi ve hiçbir eleştirmen filmi yerin dibine sokmadı; yiğidi öldürüp hakkını verdi.

    liste dışı 2 film daha var: germinal (1993) ve the full monty (1997). 'nın bana oldukça sıkıcı gelen romanından uyarlanan germinal, romana göre oldukça başarılı. yukarıdaki listede hiç komedi filmi olmadığını düşündükten sonra, bir ingiliz kara komedisi eklemek istedim. the full monty'yi, özellikle işçilerle ilgilenen filmlerin güldürme potansiyellerini büyük çoğunlukla heba etmesine karşı adeta bir başkaldırı olarak görüyorum. liste içi ya da dışı olması fark etmeksizin, seçenekleriniz arasında yer alabilecek, izlerken büyük çözümlemeler yapmanızı beklemeyen en azından 1 film de olsun.

    mayıs'ın yarısına geldiğimiz için, yukarıdaki liste haziran ayını da kapsasın istiyorum. temmuz sıcağına kavrulurken, serinlemek için yeni bir liste oluştururuz. yukarıdaki liseden , seçiminizi bu girdinin ve izledikten sonra da ; kulzos film topluluğu'nun mayıs-haziran aylarında destekçisi olmanız için yapmanız gereken tek şey. umarım önceki ayların ölü toprağını bir hışımla üzerimizden atarız. hepinize iyi seyirler, temmuz'da görüşmek üzere.
    #145223 lake of the hell | 6 yıl önce
    12topluluk