13 insanı kaçırıp katleden terör örgütü. gara operasyonunda 13 esirin kafalarına tek kurşun sıkılarak katledildiler. öncelikle bir dezenformasyonu dile getirmek gerekli.
başta hdp ve çevresi öyle bir algı yaratmakta ki, sanki pkk bugüne kadar karınca incitmemiş, esir olanları misafir etmişler. yapılan açıklama da burada.
ne diyorlar açıklamada:
"40 yıldır süregelen ve on binlerce yaşama mal olan çatışma boyunca, daha önce de PKK tarafından asker, polis ve devlet görevlileri alıkonmuş, ancak alıkonanların canlarına bir zarar gelmemesi ve en kısa zamanda serbest bırakılmaları için başlatılan diplomatik çabalar her zaman olumlu sonuç vermişti. İnsan hakları örgütleri ve barış aktivistlerinin oluşturdukları inisiyatiflerin yürüttükleri görüşmeler sonucunda alıkonanların tümü eksiksiz ve sağ salim evlerine dönmüşlerdi."
çok ilginç yahu. pkk hiç kimseyi esir alıp öldürmemiş yani öyle mi? peki necmettin yılmaz'ı kim katletti? ve daha bunun gibi nice insanı katleden kimdi? şehirlerin göbeğinde bomba patlatan kimdi? herhalde başta amerika'dan aldıkları bir orduyu donatacak kadar silahı da süs olsun diye kullanıyorlar değil mi?
hdp, pkk'yı bu şekilde legalleştirmeye çalıştıkça, sözcülüğünü yaptıkça, onlarla organik bağlarını koparmadıkça bir gram ileri gitmeyeceğiz bu açık. lafa gelince demokrasi, insan hakları bilmem ne! yuvarlak yuvarlak konuşmaktan başka bir şey yok.
zaten 13 kişi insan haklarına uygun olduğu için mağaralarda yıllarca esir tutuldular.
buradan bir de akp'ye geleceğim. yıllarca bu insanlar için kılını kıpırdatmayan, hiçbir girişimde bulunmayan, devleti güya yönetenlere geleceğim!
habur'dan teröristleri davullu zurnalı geçirişinizi, seyyar mahkeme kurarak serbest bırakmanızı unutmadık ; açılım süreci diyerek, valilere, kaymakamlara, polise ve askere pkk'nın şehirlere silah yığmasına göz yummanızı unutmadık ; seçimde üç beş oy için abdullah öcalan'ın kardeşi osman öcalan'ı devlet televizyonuna çıkartıp oy dilendirdiğinizi unutmadık !
bugün pkk karşıtı imajınızın hiçbir anlamı yok.
bunlar haricinde başka siyasi partilerden belli şahısların bu terör örgütüne yardım ve yataklık eden açıklamalarını da unutmadık.
hepiniz, istisnasız, halk düşmanısınız. yargılanmayı ve hesap vermeyi hak ediyorsunuz. insanlığın en karanlık davranışlarını meşrulaştırmanın peşinden gidiyorsunuz. bu örgütün ne olduğu belli iken, hala arkasında duran herkese lanet okuyorum. benim bir inancım yok ama eğer bir öbür dünya varsa, 13 şehidimizin ruhları orada huzur bulur umarım. bugüne kadar sizleri ihmal eden bizlerin de suçu var. ruhlarınızın affına sığınıyoruz, bu millet size minnettardır.
pkk'nın ne bok olduğunu hepimiz biliyoruz da bunların elinde yıllardır esir olan 13 kişiyi kurtarmaya gidip hem kurtaramayıp hem de üstüne rütbeli şehitler vermek türk ordusuna yakışmadı. terörle mücadele bu değil. hele bunun alelacele oy hesabıyla yapılması, operasyon öncesi büyük müjde geliyor dedikten sonra müjde yerine şehit cenazeleri gelince haydi aya gidelim bari demek hiç olmadı. bu memleketin insanı balık hafızalı üç gün sonra bu da unutulur. unutmayalım lütfen.
Gara'da 13 insanımızı katletmiş terör örgütü. Bu katliamın en az kendisi kadar canımı acıtan daha doğrusu midemi bulandıran üç nokta var ki yazmadan geçemiyorum:
1. Anladığım kadarıyla bu insanlar 2015 yılında kaçırılmış. Yani çözüm süreci döneminde.
2. Ak parti genel başkanı memleketindeki parti kongresinde bir şehidin annesini telefonla arayıp keürsüden mikrofonla konuşmuş! Haber detayında annenin ağlamaktan konuşamadığı verilmiş.
3. Ak parti genel başkanı geçen hafta "çarşamba günü size müjde açıklayacağım" deyip şapkadan türkiyenin Uzay programını çıkartmıştı (ya da ortadan kaybolmuştu, hatırlayamadım tam) Muhtemelen bahsi geçen müjde teröristlerin elindeki vatandaşlarımızın sağ salim kurtarılması olacaktı. Harekatın Detaylarını bilmiyorum ama Bu işareti pkk'nın da aldığını düşünmek bile istemiyorum.
Neyse, sizi bugünkü ak parti kongresiyle başbaşa bırakıyorum. Sol üst köşedeki yazıya dikkat.
uzun uzun yazıp sonunda kktc' den daha meşru örgüttür demiş bir de, hey yavrum hey.
örgütle ilgili ısrarla tekrarlanan doneler ve eleştiri noktaları, savunucularının ya da sözde objektif bakanların geri zekalı olması sebebiyle bu kadar çok tekrarlanıyor. oysa çok basit bir mantık var, öyle ya da böyle bir devlet içinde sivillere karşı şiddet eylemleri, korku yıldırma kan dökme öldürme eylemleri yöntem olarak kullanıldığı anda bu yöntemi kullananların neyi temsil ettiği, etmek istediği, ne yapmak istediği gibi şeylerle ilgilenmememiz gerekiyor. yapmamız gereken şey itlaftır. bu kadar net. bu tip örgütlerin ortaya çıktığı ortam, ürediği bataklık ya da sömürdüğü taban tamamen başka bir konu. fakat sivillere, kadınlara, çocuklara, işçilere bombayla saldırı direkt olarak insanlık suçudur, cezası da net olarak itlaftır. bu yüzden ışid'in ne dediği ile ilgilenmiyoruz, radikal islamcı olup olmadığı beni ilgilendirmiyor mesela ışid'in, bunu idrak edememek için yırtınmak, hele ki kktc gibi esasen tüm dünya için meşru olduğu bilinen, adadaki türk askeri varlığı sebebiyle tanınmayan bir hareketle karşılaştırmak ağır sğır olmayı gerektirir.
wikipedia diyor ki pkk, avrupa birliği, nato, abd, japonya, ingiltere ve daha bir çok ülke tarafından terör örgütü listesine alınmış. pkk terör örgütüdür demeyenler arasında birleşmiş milletler, isviçre, rusya, mısır, çin ve hindistan var. dünya genelinde durum bu.
konu üzerine söylenecek çok söz var da ben en geniş bakış açısıyla sadece şu özeti geçmek istiyorum. isteyen istediği yere çeksin: 1- milyonlarca (bazen milyarlarca) insanın vergisiyle, emeğiyle, canıyla, onayıyla kurulan büyük topluluklara/örgütlü yapılara "devlet" denir. siyasi, ekonomik, askeri vb. yönlerden en güçlü, en örgütlü yapılar, devletlerdir.
2- 1900'lü yıllarda devletlerin eli büyük oranda birçok şeye değerdi. 2000'li yıllarla beraber teknoloji alanındaki gelişmelerle bu oran çok daha yükselmiştir. yani bir veya birden fazla devletin onayı, emri, isteği, göz yumması vb. olmadan hiçbir terör örgütü veya mafya çetesi uzun süre iş yapamaz.
3- bağlı olduğunuz devlete yönelik terör faaliyeti yürüten örgütlere başka devletler yardım ederken; sizin devletiniz de bir başka devlette faaliyet gösteren örgüte yardım ediyor olabilir. yani tam bir "kimin eli, kimin cebinde" durumu vardır.
4- sadece kayıtlara geçen vakalara baksak bile (bir de ispatlanmamışlar var ki çok daha fazla) devletlerin işledikleri suçlar ve sebep oldukları insan ölümleri, terör örgütlerinin işledikleri suçlardan çok daha fazla sabıkaya sahiptir. onlarca örnek verebilirim ama yazıyı uzatmak istemiyorum.
4- devleti yönetenlerin ve siyasilerin görüşleri ve çıkarlarına göre herkesin bir teröristi ve kahramanı vardır. bu noktada maalesef halkın geneli de bu tuzağa düşer ama genellikle bu samimiyetsiz durumun farkına bile varamaz. örneğin birilerine göre pkk, terör örgütüdür; birilerine göre özgürlük savaşçısıdır. yasa dışı silahlı eylem yapan Çeçenler, rusya'ya göre teröristken bazı islamcı çevreler için mücahittir. uygurların bir bölümü, çin devletine göre ayrılıkçıdır ve teröristtir. türkçü veya islamcı çevrelere sorarsanız uygurlar, çin zulmü altında ezilen mazlum millettir. 2015 ankara gar katliamında ışid, 105 sivil vatandaşımzı bombayla öldürmüştü. bir hafta sonra konya'da yapılan milli maçtan önce saygı duruşu anonsu yapılınca tribünlerin büyük bir bölümü saygı duruşu sırasında, ölenleri yuhlamıştı. yani kendi mahallemizden biri ne yaparsa yapsın iyidir, hoştur. karşı mahalleden birisi ne yaparsa yapsın kötüdür.
hadi şimdi çıkın bakalım işin içinden. hiçbir güç odağında zerre kadar samimiyet yok. sıradan vatandaşlar da bu yapıların ardından yürüyüp gidiyor.
sadece 2010 yılında bile balkanlara ulaştırılan eroinden 600-700 milyon dolar kazanıldığı belirtiliyor. tek bir ayak, tek bir uyuşturucu çeşidi. bu işlemlerin çoğunu da pkk gerçekleştiriyor. bir çok ayaktan, bir çok uyuşturucu ticareti yapan bu örgütün yıllık ne kadar para kazandığı daha iyi anlaşılır.
sadece 2010 yılında bile balkanlara ulaştırılan eroinden 600-700 milyon dolar kazanıldığı belirtiliyor. tek bir ayak, tek bir uyuşturucu çeşidi. bu işlemlerin çoğunu da pkk gerçekleştiriyor. bir çok ayaktan, bir çok uyuşturucu ticareti yapan bu örgütün yıllık ne kadar para kazandığı daha iyi anlaşılır.
ha mesela, yok jitem yaptı, derin devlet yaptı, ergenekon yaptı belki de diyenleriniz olacaktır. açın vpn'i, girin bakın kendi arşivlerine
abdullah öcalan'ın nasıl bu katliamları açıkça anlattığına:
"pınarcık eylemi hiç kimsenin çarpıtamayacağı gerçekleri ortaya sermiştir. 80 kişiden oluşan argk (arteşe rızgariya gele kürdistan-kürdistan halk kurtuluş ordusu) birliği, gkk [geçici köy korucusu]'ların bulunduğu köyü sarmış ve çeteleri kadın ve çocuk imha etmiştir."
yıllarca kürt, türk, kadın, erkek, yaşlı, çocuk diye ayırt etmeden katleden ve bununla övünen örgüttür. insan satar, uyuşturucu satar. sonra da kürt halkı için der insanları uyutur. insanlığın yakınından dahi geçmezler. kürt halkına da hizmet ettiği yoktur. kürtlere iyilik yaptığı da yoktur. birileri için çalar, çırpar, adam öldürür, alır, satar...
daha da bu örgüt hakkında iyi bir taraf gören varsa buyursun yazsın hadi. daha yazabileceklerimin çeyreğini bile yazmadım. yaptıklarının, sebep olduklarının yüzde birini bile yazmadım. işte böyle bir örgüt.
bir de bu örgüte arka çıkanlar, beraber yürüyenler var. umarım örgütle beraber yardakçıları da son bulacak.
hakkında, "pekeke'yi terör örgütü olarak kabul etmek için çıkış amacını ve eylemlerinde hedef aldığı kesimin dikkate alınması gerekir." diye yorumlar yapan insanların çokça bulunduğu terör örgütü.
güya pkk denen bu örgüt, kürtlere yapılan kemalist rejimin baskıcı politikalarının neticelerinde ortaya çıkmış ve kürt halkının haklarını savunmayı kendine misyon edinmiş silahlı güçlerdir, onlara göre. ve yine pkk, hedef skalasına sivilleri değil, kendisi gibi silahlı güç olan asker ve polisi koyduğu için terörist olarak addedilemezmiş. vicdan, akıl, lokal ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesince ele aldığımızda bu anlayış kabul edilemez ancak, öyle varsaysak bile 90'larda yapılan öğretmen ve bürokrat katliamlarını nereye koyacağımızı merak ediyorum?
hepsini bir yana geçtim. senin eğer egemen ve legal bir devletin sınırları içerisinde "kendi halkının" yaşadığı bölgeler diye belirlediğin kısımlarda sözde self determinasyon iddian olursa ve silahlı saldırılar gerçekleştirirsen, egemenlik iddiasında bulunursan, hiç kusura bakma o zaman o egemen ve legal devletin de kendi egemenlik sahası dahlinde gerçekleşen bu hadisede de en doğal hakkı olan egemenlik sahasını koruma, isyanı bastırma ve karşı silahlı güçleri yok etme hakkı mevcuttur.
terör örgütüdür. kürt halkının sözde temsilcisi olduğunu iddia ederekten nice masum insanların canlarına kıymıştır. terör örgütü değildir diyenler şöyle bir yamacıma gelsin bakiim!.
pkk 27 kasım 1978 senesinde yaklaşık 25 kişinin katılımıyla diyarbakır lice'de resmen (ideolojik hazırlık döneminden pratik hazırlık dönemine geçiş) kurulmuştur. yapılanmasında rol alan ismail beşikçi gibi isimlerin temel tezi sözde kürdistan'ın sömürge olduğu iddiasıdır ki bu tip örgütlerin hem toplumsal hem de uluslararası destek sağlamak için kullandığı ortak argüman kendi geleceğini tayin etme hakkı ve bu hak için mücadele edildiği iddiasıdır. neticede başka alternatif kalmadığı için örgütlü şiddete geçildiği iddiası taşıyan benzeri tüm ayrılıkçı terör örgütleriyle aynı amaca sahiptir; devlet statüsü elde etmek.
terör örgütü müdür? evet. fakat bu gerçek dışında bir halt bildiğini sanan, doğuya adımını atmamış, atmış ama hiçbir şeye şahit olmamış, sadece medyadan gördükleriyle, duyduklarıyla gelip burada veya başka bir mecrada vik vik eden herkese götümle gülüyorum ve gülmeye devam edeceğim.
başlığını sol cenahda görünce bitti sandığım örgüt. bitmemiş. bitmez de. çünkü onu yaratan ve sürdüren cehalet ortadan kalkmadığı sürece bitmeyecek.
pkk bir terör örgütüdür. ne bileyim, aynı ışid gibi. el kaide gibi. ira gibi. insanları öldüren diğer tüm örgütler gibi terör örgütüdür. elbette bir terör örgütü durduk yerde ortaya çıkmaz. durduk yerde ortaya çıksa bile uygun şartlar söz konusu değilse beslenemez ve varlığını sürdüremez. ancak gerekçesi ne olursa olsun bu onun bir terör örgütü olduğu gerçeğini değiştirmez.
kürtlerin yaşadığı problemlerde hiç bir sorumluluğu olmayan gencecik askerleri, öğretmenleri, sivilleri katleden terör örgütü.
dünyada hiç bir terör örgütüne nasip olmayan bir şekilde kanlı eylemleri belirli bir grup aydın kitlesi tarafından sürekli temize çıkarılır.
onlara göre, yıllar önce kürtçenin yasaklanması; istanbul mavi çarşıda insanları yakmayı, ankara guvenparkta çoluğu çocuğu havaya uçurmayı haklı çıkarır.
Verdiği zararlar bir yana “Pekeke değil pkaka diyeceksiniz” diye saçma sapan kavgalara sebebiyet vermiş terör örgütü. Bir kürt olarak bana yararı olduğunu düşünen varsa çıksın konuşsun. Ezilmiş halkın yayındayız diyip gencecik çocukları dağa çıkarmak bu nasıl dava? Kalem tutacak ellere silah tutuşturup attılar bir ateşin ortasına. Belki ilk kurulduğu zaman bu tür bir oluşum olmak istemezdi bir direniş örgütü olabilirdi ama çoluk çocuk demeden insan öldürmek bu asla bir direniş olamaz. Siz bunu dağda da yapsanız terör örgütüsünüz gelip maraş da Allah Allah diye bağırarak çoluk çocuk katletseniz de terör örgütüsünüz.
türkiyede'ki solun düşünce oyunlarıyla farklı bir bakış açısı getirmeye çalıştığı terör örgütü. o kadar fazla saçma örneklemeler safsatalar varki hangi birine cevap vereceksin.
Kendilerini hala daha nimetten sayan, "devrim" , "halkların kardeşliği" gibi tanımlamalar adı altında terör faaliyetleri yürüten; sözde inandıkları davanın bile daha ne olduğunu bilmeyen; kimin kucağına oturacağını unutmuş örgütümsü böcek yuvası.
Ulan her şeyi geçtim; devrimcilik de size kaldı ya ne diyeyim :) Becerip burnunuzu karıştıramazsınız, bir de devrim yapacaksınız he mi. Devrim nedir öğrenmek istiyorsanız 1923'e bakın yeter.
Net terör örgütüdür ve katillerdir. Yok kürt halkı, kürdistan vaadleriyle halkı kandırmaktan ve sömürmekten başka bir şey yapmayan it sürüsüdür. Eğer biraz bile, çok kısa bi süre için bile dedikleri gibi kürt halkını savunsalardı bugün ülkenin doğusunda alacakları desteğin haddi hesabı olmazdı.
Bir de eğer gerçekten kürtlere zulmedilmişse bunu terörle ve silahla değil, siyasi ve politik bir şekilde savunsalardı, hatta hdp meclise girdiğinde gidip "sizi o kırmızı koltuklarda oturtmayacağız." demeselerdi bugün çok daha saygın ve güvenilir bir oluşum olacaktı.
Terör örgütüdür net. Neyin tartışması hala anlamadım.
Kürtleri kötüleme yok bizzatihi bu amk örgütü gencecik oğlanları dağa çıkartıyor.
Ölen terörist cesetleri, esir alınanlar falan bakarsanız gönüllü gidenin yanında zorla alınan daha benim yaşlarımda (hatta benden küçük) veletlerin olduğunu görürsünüz.
Sözlüklerde de gizliden destekçileri olduğuna inanıyorum ben de. Bu konu alaya taşağa alınacak bir şey değil bence. Bu örgüt üzerinden prim çıkartmak da saçma. Örgüt mü örgüt kardeşim neyin tartışması hala.
Maria elena'nın girdisini de okudum, tam hatırlamıyorum ama nerdeyse tamamına katıldığım bir girdiydi. Keza ben de ve birçok kişi de bunu hdp için söyledi, aynı bokun meclis versiyonudur hdp de
Yani sizi anlıyorum doğudan göçüp batıda götü rahatta takılıyorsunuz oturduğunuz yerden marksist ideoloji bilmemne vs vs terminolojik konuşarak bir bok bildiğinizi, marjinal olduğunuzu falan sanıyorsunuz da yaptığınızın almanya'dan beri türkiye çok gelişmiş abi ya diyen alamancı ya da türkiye'de yaşayıp şeriat isteyen çomarlardan farkı yok, bilin istedim.
terör nedir? hangi yapılara terör örgütü denir, kime terörist denir? Siyasi, dini veya iktisadi hedeflere ulaşmak amacıyla, araç olarak insanların can ve mal güvenliklerini tehlikeye düşürecek ve onlara zarar verecek şekilde, yine bunun yanında resmi, yerel ve merkezi yönetimlere karşı baskı, yıldırma, tehdit, cebir ve şiddet içeren eylemlere ve bunlarla oluşturulan korku ortamına “terör”, teröre başvuran organize yapılanma “terör örgütü” ve mensuplarına da “terörist” denilmektedir.
bu bağlamdan yola çıkarsak ve pkk'nin eylemlerini mercek altına alırsak, bal gibi terör örgütüdür. işin içine ideoloji, tarihsel hakları falan kattığımız zamanda bu sonuç değişmiyor. çünkü hak aramanın meşru yolu hiçbir zaman silah kullanmak olamaz ve olmamalıdır.
şu bir iki gündür içişleri bakanı falan pkk bitti bitiyor muhabbetine girdi. "daha biz ölmedik" "kim bitmiş?!" tepkisiyle görün bakın bu dümbükler bir hafta on gün sonra bir yerlerde bir bok yerler.
1938'de son bulan kürt ayaklanmalarından sonra 1970'lerin sonunda ortaya çıkan örgüt. PKK birçok kez ideolojik eksen kaymaları yaşamıştır.
örgüt çıkış aşamasında kürt sorununa çözüm olarak ''bağımsız kürdistan''ı koymaktaydı. bu hedef karşısındaki çözümleri, örneğin ayrılığı değil de özerkliği savunmayı ''sömürgeci türk devleti'nin uşaklığı'' olarak nitelendirmekteydi. bağımsız kürdistan hedefi zamanla federasyon tartışmalarına varmış, sonrasında otonomiye rıza göstermeye kadar inmiştir. bu otonominin abd'deki eyaletler kadar olabileceği de savunulmuş, ''demokratik cumhuriyetin bir bileşeni olarak yer almak'' da savunulmuştur. en son abdullah öcalan şöyle demiştir: ''ayrı devlet, federasyon, otonomi ve benzeri yaklaşımların bile, geri ve bazen çözümsüzlüğe yol açtığını pratikte görünce; demokratik sistem üzerinde yoğunlaşma, bana çok önemli geldi. bundan askeri, silahlı güç yolunun giderek tıkanmasının da büyük payı vardır.''
1978'de yayımlanan kuruluş bildirgesi'nde abd hakkında şöyle denmiştir: ''pkk, başta abd emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin bölgedeki düzeni devrilmeden, ortadoğu ulusları arasında eşitlik ve özgürlük temelinde bir barış ve işbirliği ortamı geliştirilemeyeceği düşüncesindedir.'' bu ifadelerin sahibi örgüt, 20 yıl sonra ''geçtiğimiz on yılda, dünya ölçüsünde büyük bir değişim yaşandı. ... bunu yürüten, buna hakim olan abd, buna 'yeni dünya düzeni' dedi ve dünya ölçüsünde gelinen noktada, bu konuda da önemli bir düzey tutturuldu. bunu görmek, anlamak ve kabul etmemiz gerekiyor.'' (serxwebun, ağustos 1999, sayı: 212) bu alıntılar da pkk'nın dünya görüşündeki değişimleri gösteriyor. yine aynı sayıda şöyle denmektedir: ''Fakat mevcut ABD egemenliği, '90 öncesi gibi değil. O zamanki egemenlik merkeziydi, çok katıydı, askeri bir mevzilenmeyi ifade ediyordu. şimdi bu düzeyde değil, merkezileşme azalmıştır. Kendisi öncülük etse ve egemen olsa da, diğer birçok güç de belli bir etkinlik gösterme, egemen olma mücadelesi içinde. ... ABD, kendi öncülüğünü koruyor, siyasal ve askeri olarak dünyanın birçok bölgesinde geliştirmeye çalışıyor. Ancak diğer güçleri de dikkate alarak herkese kendine göre bir yer vermeye çalışıyor. Böyle yapmazsa herkesi karşısına alacağını iyi biliyor.'' ''emperyalist sistemden gelen egemenlik yaklaşımına karşı cephe almak, bütünüyle sistem dışına çıkmak ve kendi kabuğuna çekilmek ulusları geliştirmiyor...''
kuruluş döneminde pkk'ya göre kemalizm, faşizmdi. hitler'in ilham aldığı kişi mustafa kemal'di. kemalizm, kemalist dönem; pkk için bir küfürden farksızdı. pkk'nın hoşuna gitmeyen, işine gelmeyen her görüş kemalizmin, ''türk solu''nun kemalizm etkisinden kurtulamamasının eseriydi. yakın tarihe kadar ise kemalizmdeki olumlu özellikler keşfedilmekte, kemalizme yüksek değerler biçilmektedir. pkk ve kemalizm arasında; mustafa kemal ile abdullah öcalan arasında özdeşleştirmeler yapılmaktadır. pkk'nın ilk dönemlerinde kemalizmin işgal karşısındaki konumu reddediliyor ve faşizm ideolojisiyle aynılaştırılıyorken, sonrasında kemalizm olumlanır olmuş, mustafa kemal'in kürt sorununu çözmek istediği fakat kürt ayaklanmalarının bunu engellediği dahi iddia edilmiştir.
aynı şekilde geçmişte misak-ı milli'yi ve ortak örgütlenmeyi savunan örgütleri sömürgeci uşaklığıyla suçlarken zamanla ortak örgütlenmeyi, devlet sınırları içerisinde mücadeleyi, ''türkiyelileşmeyi'' savunur olmuştur. imralı savunması'nda şöyle denmiştir: ''türkiye'de ortak bir ulustan bahsetmenin yadırganacak bir tarafı yoktur. atatürk milliyetçiliği ırk, köken milliyetçiliği değildir, esasında tarihten süzülen bir kültür ulusçuluğunu esas alır. türkiye'yi misak-ı milli olarak başta ortak bir vatan olarak kabul, hem kürtler hem de türkler için bir ulusal yemin olarak kabul edilir. en iyi, anlamlı ve mümkün olan özgürlük ve bağımsızlık, bu yer kürdistan da olsa ancak türkiye'nin genel misak-ı milli sınırları içinde mümkündür.''
daha pek çok konuda (ulusal sorun, devrim, demokrasi, sosyalizm gibi) uzun örnekler, alıntılar öne sürülebilir bu minvalde. ama pkk'nın milliyetçiliğinin vardığı pragmatizmi göstermeye bunlar da yeter. sonuç olarak şunu demek yanlış olmasa gerek: pkk, savunduğu ne varsa şimdiye kadar inkâr eden ve şimdiden sonra da etmeye hazır, pragmatik bir örgüttür. fakat dayandığı kitle tabanı ve özellikle kürt halkının ulusal talepleri pkk'yı tüm bu tutarsızlığına rağmen bir güç olarak sahnede tutmaktadır.
PKK bazı Kürt örgütleri tarafından bağımsızlık istemi konusunda kendi içinde çelişkili olmakla eleştirilmişti. Örgüt, belgelerinde ‘’Kürdistan için aranan çözümün bağımsızlık’’ olduğunu açıkça belirttiği dönemde parçası olduğu Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi (FKBDC) ise programında bağımsızlığın yanısıra federasyonun da öngörülebileceğini kabullenmişti. PKK, kendisini Marksist-Leninist olarak nitelediği dönemde TKSP onun bu niteliği üstlenmesini sürekli olarak eleştirdi.