gruptan çıkmayı bir önceki maçta garantilemiş olarak öylesine bir kadroyla çıktığı son maçta uefa avrupa liginin en çok pas hatası yapan takımına maç kaybetmesi şaşırtmadı...
avrupa'nın en iyi basketbol takımına sahip güzide kulübümüzdür. nba skalasındaki kulüplere bakarsak çoğu takımdan da iyidir bence. sürekli kendini diri ve değişkenliğe hazır tutan bir basketbol dinamizmine sahipler. takımın başında sırbistan basketbol ekolünün baş mimari obrodovic olduğu sürece de bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum.
basketbol takımı deplasman galibiyetlerine bir yenisini daha ekledi... panathinaikos deplasmanından da bir galibiyetle evine dönüyor. bu sezon zaten sadece anadolu efes'e maç kaybetti. futbol takımı ne kadar içler açısı halde ise basketbol takımı da tam tersi durumda. umuyorum bu gidişat yeni bir şampiyonluğu getirir.
Bugünkü kasımpaşa maçını 35.dakikada açtım ve ilk dört beş dakika fenerbahçe 9 kişi oynuyor zannettim. Kademeler arasında bu kadar büyük boşluk bırakmayı dört beş aydır birbiriyle oynayan bu futbolcu gurubu nasıl başarıyor gerçekten çok enteresan. Hiç mi antrenman yapmadılar, hiç mi kafayı kaldırıp maç içinde kim nerede diye bakmaz birbirleriyle konuşmazlar gerçekten hayret. Normalde takımlar gün geçtikçe birbirine alışır, antrenmanlar etkisini gösterir falan derken bu tip defolarını göstermez ama fenerbahçe'de tam tersi. Koeman'ın başta olduğu ilk bir kaç maçta çok daha kompakt, sahaya disiplinli yayılmış bir fenerbahçe vardı sahada.
Not: ikinci yarıyı açtığımda (yani fenerbahçe gol atacağına) haber veririm. swh
burası kadıköy burdan çıkış yok. yok hakkaten, lanet gitsin. iki misafir vardı amerikalı. kapalıçarşı istediler, sabah onda buluştuk eminönünde. akşama kadar tahtakale, mahmutpaşa, kapalıçarşı, nuruosmaniye mısır çarşısı dön baba dönelim. imanım gevredi. sonunda onlar da yoruldular. dörtbuçukta vedalaştık, vapura bindim kadıköye indim. eve dönüyorum çok mutluyum, ayaklarımı uzatıp kanepeye serilicem. bölüm sonu canavarını unutmuşum. bindiğim dolmuş şoför dahil dokuz kişi, birbirimizin ciğerlerinden çıkan havayı soluyarak 17 dakikada toplam 48 metre ilerledik. yolculardan biri sordu ne bu trafik diye. maçı varmış fenerbahçenin. sekizde. dörtte yolları kapatıp trafiği kesmişler. tepem attı. indim dolmuştan. o hırsla vurdum kendimi yola, yürüdüm eve kadar. nezih bir yol olsa yine bir şey değil, mecburcu stadın altından geçiyorsun, daha akşamın beşinde kafaları kıyak olmuş holigan yığınlarının arasında itile kakıla eziyet çekmek gibi harika detaylar var. bütün o yorgunluğun üstüne 45 dakika daha taban teptim. geldim oturdum kulaklarımdan duman tütüyor. içimden yükselen öfke en baba metal grubuna brutal vokal yapacak güçte. böyle şehircilik olmaz olsun. o stadın kadıköy merkezden dışarı taşınması lazım.
basketboldaki başarısı her daim göz ardı ediliyor maalesef... çünkü futbolla yatıp kalkıyoruz.
dün akşam tesadüfen barcelona deplasmanında oynadığı maçı izledim. barcelona gibi kendi ligini domine eden bir takımın kendi evinde eksik fenerbahçe karşısında çaresiz kalışına tanık oldum. bunun ne kadar büyük bir olay olduğunu anlayamıyoruz aslında. fener'in futbol takımının en iyi oyuncusu da yokken camp nou'da barça'yı çaresiz bıraktığını hayal etsin herkes... inanılmaz değil mi? ama basketbolda bu bir gerçeklik şu anda.
valbuena oynayıp şansı da biraz yaver gidince iyi oynadı sayılan, haricinde hiçbir şey oynamayan futbol takımı.
peki bu takım bu kadar kötü mü gerçekten? değil. ama trabzonspor gibi bir takım karşısında deplasman maçına 4-2-4 ile çıkan teknik direktöre sahip olduğundan bu kadar kötü görünüyor. bu arada 4-2-4 diyerek haksızlık etmeyeyim, mehmet topal stoperlerin arasına girdiği için aslında 5-1-4 oynuyor fenerbahçe. tek başına gencecik eljif elmas bütün ortasahayı idare etmeye çalışıyor. ondan sonra ne oluyor, sekiz senedir fenerbahçe'yi yenemeyen trabzonspor tarihi farkı elinden kaçırıyor...
ha benim için önemi yok aslında. skor taraftarı değilim. fenerbahçe küme düşse ne olur. yine fenerbahçeli olmaya devam ederim. ama taraftarın çoğu benim gibi olmadığı için ali koç adına üzülüyorum sadece. başarılı olmasını istiyorum çünkü. farklı bir bakış açısının, getirilmeye çalışılan sistemin, ekonomik olarak atılan doğru adımların tutmasını ve sonuç alınmasını istiyorum. biliyorum bu uzun vadede sonuç verecek ama en azından bu kadar kötü gitmemesi gerekirdi sürecin.
elbet toparlanacaktır. elbet bir şeyler olacaktır. ama ne zaman, nasıl, şu an için bilen yok. gününde valbuena ile anı kurtararak olmayacağı kesin.
alanyaspor maçından anladığım kadarıyla 4-4-2 dışında bir dizilişle oynayamayan takım enteresan şekilde.
şener'İn maç boyunca yapamadığı bindirmeyi ismail'İn oyuna girmesiyle sağ bek pozisyonuna geçer geçmez yapan isla sanki sağ bekte daha faydalı olacak gibi. eljif'in de yanında mehmet topal'ı görürüz gibime geliyor ama şu takımda olmamasına en çok üzüldüğüm adam ankara maçında sakatlanan oğuz kağan güçtekin oldu. bu çocuk orta ikilide eljif'in yanında direkt oynarmış. pozisyon buram buram oğuz kağan kokuyordu alanya maçında. yazık oldu.
Yillarca fm oynadim... bir kac sezon sonra 4 buyuklerden biri altlara duserdi ai transfer yapmadigindan falan... "zikerüm lan boyle oyun mu olur?!@#" diye insanin icinden gecerdi. Aha da vaziyet budur... gunahini almisim fm... pokunu yiyim affet beni.
9 maçta 9 puan 4 maçta 1 gol istatistikleri ile oynayan takım. Sözüm meclisten dışarı her maçtan sonra ama şöyle ışık var, takımın burası umut veriyor, yenildik ama şurası çok iyi olacak yorumları artık bir bitsin ya.
9 haftada 9 puan toplayarak yeni bir rekora doğru gidiyor. lider'in puan kaybettiği hafta saygısından olsa gerek aradaki farkı korumayı tercih etti. şaka gibi ya.
o değil aslında fena da oynamadık. her tür golü kaçırma beceresini gösterdik en azından. zor bir deplasmanda bu kadar net fırsatlar yakalayıp atamazsan, yapacak bişi yok açıkçası... en azından saçma sapan bir gol yiyerek sıfır puanla dönmediler...
Kaptan dediğin saha içi ve dışında takımın lideridir ki hasan ali'de böyle bir liderlik ışığı mı varmış diye merak ettim. Bir yandan da iyi olacak gibi bir his var içimde...
Şenol Güneş'e geçen yıl yaptıkları insanlık dışı şeylerden sonra bugün itibariyle başarısızlığı fazlasıyla hak etmiş kulüp. Konuşmalarını yapmak üzere "ali koç başkan fenerbahçe şampiyon" diyen fenevlileri sahneye davet ediyoruz.
Keşke sezon başında feda deselerdi canı gönülden desteklerdik o kadar borç harç var derdik. Gidip bir sürü siktiri boktan oyuncu aldık. sadece 2 3 oyuncu ile şuanda nerdeysek yine aynı yerde olurduk eminim. Bu boktan transferler de comolli ve menejerlerin itelemesi mk. Taktik anlamda ne var geçen sezondan farklı hiç bir şey yok. Ruh yok hırs yok e amk o zaman aykutu niye yolladınız. Allah belanızı versin artık bıktım usandım.
Dün çok uzun zamandır izlemediğim kadar kötü bir fenerbahçe izledim (dinamo zagreb maçı, UEFA ligi). Öyle ki, sahada kafası kopuk tavuk gibi ne yapacağını bilmez şekilde sağa sola koşturan bir gurup adam dışında pek bir şey yoktu sahada. Bunun teknik direktör faktörü dışında, kadroda ki dengesizlikten kaynaklandığı da ortada. Uzun yıllar boyunca bek performansları Avrupa standartlarında yer alan Caner ve gökhan gibi adamları izlemeye alışmış taraftar üzerinde dünkü maçın etkisi korkunç olsa gerek. Gerek İsmail gerekse Şener şu kadro içinde en çok sırıtan adamlar. Gollerin hepsinde de bu iki oyuncunun gerek hamle gerekse pozisyon hataları var. Öyle ki, bir futbolcunun takımının yediği gollerin hepsinde hatası olması kabul edilebilecek gibi değil, lakin ne yazık ki eldeki malzeme bu. İşin kötü yanı da, eldeki malzeme buyken yıllardır ne altyapıdan ne de alt liglerde genç futbolculardan bu geldiği kapatacak bir futbolcu bulmak için çalışılmamış olması.
Takımın en büyük eksiklerinden birisi de hareketsizlik ve hücum pres. Daha doğrusu isteksizlik ve buna paralel yenilgiye karşı koyacak direnç, hırs. Gerçi maçın ilerleyen bölümlerinde bu kötü oyun ve sonucu kabullenmeme durumunu elif elmas, sarı saçlı yeni forvet çocukta gördük lakin kurgu o kadar kötüydü ki tepki etkiyi doğurmadı.
Fenerbahçe nin beklerini adam edene kadar iyi sonuçlar alabileceğini düşünmüyorum. Bırakın pozisyon üretmeyi, hamle ve pozisyon hataları nedeniyle bu takım bekleri yüzünden daha çok maç kaybeder.
Frey hırslı ve belli ki fiziksel olarak hazır ancak teknik ve bitiricilik açısından büyük takım forveti mi, dün bir numarasını göremedik. Lakin isyankar tavrı ileride taraftarın sevdiği oyunculardan birisi olmasını sağlayacaktır. Aynı isyankarlık çok daha büyük ölçüde elif elmas'da da vardı. Slimani'de büyük ışık verdi. Bana kalırsa birbiriyle oynamaya alıştığında bu takım iyi bir takım olacaktır, lakin bek problemine acilen çözüm bulunmalı.
mustafa kemal atatürk'ün 3 mayıs 1918 günü, istanbul işgal altındayken ziyaret ettiği kulüptür. ziyaret esnasında, kulüp defterine "fenerbahçe kulübü’nün her tarafa mazhar-i takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-i himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. takdirat ve tebrikatimi buraya kayd ile mübahiyim.” ifadelerini yazmıştır.
98-99: transferde 1.20 milyon euro artı bakiye vermiş. (12.50 milyon jay-jay okocha satışı)
99-00: transferde 3.97 milyon euro artı bakiye vermiş. (15.60 milyon elvir baljic satışı)
00-01: transferde 6.77 milyon euro eksi bakiye vermiş. (9 alpay özalan, 5 viorel moldovan, 2 milyon elvir bolic satışı)
01-02: transferde 3.55 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
02-03: transferde 7.15 milyon euro eksi bakiye vermiş. (5 milyon ariel ortega satışı)
03-04: transferde 6.60 milyon euro eksi bakiye vermiş. (milyonluk satış yok)
04-05: transferde 19.55 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
05-06: transferde 9.20 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
06-07: transferde 12.70 milyon euro eksi bakiye vermiş. (12 milyon nicolas anelka)
07-08: transferde 7.90 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
08-09: transferde 20.50 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
09-10: transferde 27.50 milyon euro eksi bakiye vermiş. (3.70 milyon mateja kezman)
10-11: transferde 23.60 milyon euro eksi bakiye vermiş. (satış yok)
11-12: transferde 7.80 milyon euro eksi bakiye vermiş. (10 emmanuel emenike, 7.5 mamadou niang, 7 andre santos, 3 milyon diego lugano satışı)
12-13: transferde 29.90 milyon euro eksi bakiye vermiş. (4 milyon issiar dia satışı)
13-14: transferde 25.10 milyon euro eksi bakiye vermiş. (1.5 sezer öztürk, 1 orhan şam satışı, 1 milyon miroslav stoch kiralama)
14-15: transferde 5.90 milyon euro artı bakiye vermiş. (4.75 salih uçan, 1 milyon miroslav stoch kiralama)
15-16: transferde 22.03 milyon euro eksi bakiye vermiş. (16 moussa sow satışı, 4.5 milyon emmanuel emenike kiralama)
16-17: transferde 1.40 milyon euro eksi bakiye vermiş. (8.50 milyon nani satışı)
17-18: transferde 2.32 milyon euro eksi bakiye vermiş. (12.50 simon kjaer, 2.5 emmanuel emenike, 1 gregory van der wiel, 1 milyon miroslav stoch)
18-19: transferde 7.51 milyon euro artı bakiye vermiş. (12 josef, 10.50 giuliano, 2.55 milyon fernandao satışı)
bu veriler ışığında, aziz yıldırım döneminde, 233,57 milyon euro eksi bakiye, 11.07 milyon euro (sadece 3 sezonda) artı bakiye oluşmuş. yani 222 milyon euro net zarar söz konusu.
halen devam eden 18-19 sezonunda ise fenerbahçe an itibarı ile 7.5 milyon euro artı bakiyede.
ali koç ile aziz yıldırım farkını gösterebilmesi için yazayım istedim...
basında emre akbaba'yı alacağına dair haberler dönen spor kulübü. fenerbahçe/#105632 nolu girdiden sonra yapılacak iş mi bu arkadaş? bana mı gıcığınız var?
umarım almazlar ya da en azından saçma sapan bir rakam ödeyerek almazlar. hayır alsan nasıl oynatacaksın zaten? ffp var. 5.5 milyon euro ediyor adam ama son senesinde sonuçta... yarı fiyatına alamıyorsan alma...
başkan'ı hala aziz yıldırım olsaydı şu an emre akbaba'yı transfer etmiş olurdu. neden? çünkü galatasaray istiyor. 5 milyon euro yerine 7.5 milyon euro öder ve çat diye alırdı. çünkü kulübün geleceğinden daha önemli olan şey egosu idi.
çok şükür başkanı artık ali koç. emre akbaba gibi sezon sonu sözleşmesi bitecek yıldız adayı bir oyuncuya mantıksız bir bonservisi sırf galatasaray almasın diye ödeyecek adam değil.