burası kadıköy burdan çıkış yok. yok hakkaten, lanet gitsin. iki misafir vardı amerikalı. kapalıçarşı istediler, sabah onda buluştuk eminönünde. akşama kadar tahtakale, mahmutpaşa, kapalıçarşı, nuruosmaniye mısır çarşısı dön baba dönelim. imanım gevredi. sonunda onlar da yoruldular. dörtbuçukta vedalaştık, vapura bindim kadıköye indim. eve dönüyorum çok mutluyum, ayaklarımı uzatıp kanepeye serilicem. bölüm sonu canavarını unutmuşum. bindiğim dolmuş şoför dahil dokuz kişi, birbirimizin ciğerlerinden çıkan havayı soluyarak 17 dakikada toplam 48 metre ilerledik. yolculardan biri sordu ne bu trafik diye. maçı varmış fenerbahçenin. sekizde. dörtte yolları kapatıp trafiği kesmişler. tepem attı. indim dolmuştan. o hırsla vurdum kendimi yola, yürüdüm eve kadar. nezih bir yol olsa yine bir şey değil, mecburcu stadın altından geçiyorsun, daha akşamın beşinde kafaları kıyak olmuş holigan yığınlarının arasında itile kakıla eziyet çekmek gibi harika detaylar var. bütün o yorgunluğun üstüne 45 dakika daha taban teptim. geldim oturdum kulaklarımdan duman tütüyor. içimden yükselen öfke en baba metal grubuna brutal vokal yapacak güçte. böyle şehircilik olmaz olsun. o stadın kadıköy merkezden dışarı taşınması lazım.