1. sevmiyorum bunları, ağır düşmanlık duyuyorum hatta.
    avm'ler dışında sinema kalmadı memlekette. bir film seyretmek için yetmiş tane mağazanın önünden geçmek zorunda mıyım. sinemaya gitmiyorum bu yüzden. bu musibet yerlerde katlar arası bağlantılar şaşırtmalı düzenleniyor kasten. bütün mağazaların önünden geçmeden bir üst kata ulaşamıyorsun.
    arada bir, bir şey almak için gittiğimde gördüğüm manzaralar sinir bozucu. millet kırkı çıkmamış bebesini gezmeye getiriyor buralara. büyükler alışveriş yaparken çocuklar oyalansın diye ayrılmış oyun alanlarının etrafında dizilip seyrediyor insanlar çocuklarını. alışveriş filan yapan yok. parka götürür gibi avm'ye götürülüyor çocuklar. yeni avm açılmış diye istanbul'un bir ucundan diğer ucuna gezmelere gidiliyor. hepsinde aynı mağazalar var halbuki.
    içeride temiz hava yok, gün ışığı yok, merkezi havalandırmanın içinde devir daim yapan havaya talim ediyor bebeler. yazın buz gibi soğutuluyor, 22 derece avm'lerin içi. tişörtle gidip üşüyorsun. kışın ısıtılıyor 30 derece, kışlık giysiyle gidip bunalıyorsun.
    buralardan giyim kuşam almanın da imkanı yok. çoğu yerde giysiler ellenip, giyilip çıkarılıp bırakılmaktan rafta eskimiş, eprimiş. çünkü buralar alışveriş yeri değil gezme yeri olmuş. insanlar almayacakları ya da alamayacakları şeylerle vakit geçiriyorlar. hafta sonları dersen belediye otobüsü kıvamında bir kalabalık toplaşıyor buralarda. ne yapsın insanlar gidecek başka yer yok. dayatılan bu. ha bir de şu derdi bitmeyen istanbul trafiği var. her avm'nin çevresinde kilitleniyor trafik. o da ayrı rezalet.
    #53317 laedri | 8 yıl önce
    0mekan