1. erkeklerin feminenleşmesi tek taraflı bir tespit. bunun yanında kadınlar da maskülenleşiyor. daha doğrusu her iki cinsiyette de toplumsal cinsiyet rolleri nötrleşiyor. kötü bir şey de değil. çünkü gelinen noktada yok aslında birbirimizden farkımız. bu cinsiyet rollerinin büyük kısmı insanların hayatta kalma kriterlerinin fiziksel yeterlik üzerine kurulduğu çağlardan kalma. sanayi devrimi ile başlayan süreçte fiziksel yeterlik büyük ölçüde önemini yitirdi. insanların beceri düzeyleri kaba güçleri değil kafa güçleriyle ölçülür kıyaslanır oldu. elindeki çekici örse en büyük güçle vuracak adam değil, o işi yapacak makineyi tasarlayan kişi değer kazandı.
    bunun yanısıra kadının hayattaki pozisyonu, ederi olan bir iş gücü olacak şekilde değiştiğinde dinamikler de değişmeye başladı. fabrikadaki üretim bandında ne kadar güçlü olduğunun önemi yok çünkü. oradaki kriterler güç değil beceri. beceri de doğuştan gelen değil öğrenilen bir şey. kadınlar da kendi ekmeklerini kazanırken feminen olarak tanımlanan bazı özellikleri bir yana bıraktılar. artık bütün kadınlar eskisi gibi nazlı, duygusal, kırılgan ve hoppa değiller. dirayetli, sağduyulu, becerikli ve dayanıklı kadınlar da var.
    bunlar zaman içinde yavaş yavaş olan şeyler. sanayi devriminde bu güne devam eden bir süreç var. bu süreç aynı zamanda kentleşmeyi de getiriyor. birinci dünya savaşı sonrasından başlayarak dünyanın her yerinde nüfus kentlere yığılmaya başladı. kentleşme insan ilişkilerine farklı bir boyut getirdi. özgürlük alanını sınırladı. mesela kentli bir insanın ter kokma özgürlüğü toplu taşıma aracına binene kadardır. deodorant kullanan erkek feminenleşti diyemezsiniz burada. çünkü senin tarlanda çalışırken saldığın ter kokusu kimsenin burnuna değmeden atmosfere karışırken kent yaşamı söz konusu olduğunda kadın erkek ayırmaksızın etrafındaki herkesi rahatsız eden bir şey haline geliyor.
    ya da mesela bir zamanlar ekşide konu olmuştu, yanında erkek varken garsona sipariş veren kadın. kendi parasını kazanan yediğini içtiğini ödeyecek gücü olan kadın neden siparişini veremesin. neden bu maskülenleşme olarak görülsün. kadınların karnının erkekler tarafından doyurulduğu zamanlarda inşa edilmiş toplumsal cinsiyet rollerinden biri bu. siparişi hesabı ödeyecek olan verir. artık böyle bir şeye gerek yok.
    farklı cinsel yönelimlerin toplumda kabul görmemesinin önemli sebeplerinden biri de bu eski zamanlardan kalma belirlenmiş cinsiyet rolleri. çünkü gerek görünüşünün gerek eylemlerinin mutlaka ve mutlaka görünür ve net biçimde bu cinsiyet rollerinden birinin içinde kalması bekleniyor. en ufak bir geçişkenlik bu düzeni içselleştirmiş insanların ezberini bozuyor zihnini bulandırıyor.
    daha çok da patriarka'yı bozuyor. çünkü erkek adam diye bir şey var. onu yapmaz, bunu yapmaz, ötekini giymez, karı gibi gülmez, bebek gibi ağlamaz. çünkü erkek adam kadınlara yakıştırılan şeyleri yaptığında, giydiğinde vs erkekliğin değerini düşürür. düşürür mü peki. bu zihniyet kadını değersiz gören, erkek ve kadın diye koyduğun iki kutbun arasında farklı davranış ve yönelim gösterenleri ise kadının dahi aşağısında gören bir zihniyettir.
    pratikte cinselliğin hayatımızda işgal ettiği süre son derece sınırlıyken zihnimizi bütün hayatımızı yönlendirecek şekilde tam zamanlı işgal ediyor olması insanlığın bugı bence. bütün hayatı bunun üzerinden şekillendirip yaşamak zorunda kalmak da hepimiz açısından acınası bir durum.
    #278472 laedri | 3 yıl önce
    2tespit