1. bütün eserlerini okuduğum, hatta bazılarını bir kaç defa okuduğum gelmiş geçmiş en büyük roman yazarlarından birisidir. tolstoyla ilgili bir çırpıda aklıma gelenleri yazıyorum, ancak tolstoy bir çırpıda anlatılacak bir adam da değildir, aklıma geldikçe editleyeceğim.
    -eserlerinde edebi kaliteden hiç taviz vermeden, tarihe, dine, toplumsal siyasi ve felsefi sorunlara inceden inceye değinir.
    -edebiyatta 19 yüzyılın ilk yarısında başlayan realist ekole mensuptur, gerçek hayat sorunlarıyla ilgilenir, mevcut bir olay ya da durumu bütün ayrıntılarıyla analiz eder, keskin bir gözlemle roman kahramanlarının içerisinde yer aldığı çevreyi, çerçeveyi ve bağlamı başarıyla betimler.
    -mevcut dinsel yapıları orijinal öğretilerin kötü bir kopyası olarak değerlendirir, ''dağdaki vaaz''daki orijinal öğretiye dönmeyi öğütler.
    -dinsel inanışını ve ahlaka ilişkin görüşünü çok güçlü argümanlarla temellendirir, saf hristiyanlığın temsilciliğini yapar.
    -hristiyanlıktaki kilise öğretilerini, mucizeleri, ikonaları, şarap ayini, kutsal yağ, vaftiz vs ritüellerini gülünç bulur, üçleme (teslis) inancını, din adamlarının sahtekarlığını eleştirir, insanlığı isa'nın orijinal öğretisine çağırır.
    -insanlar arasında gerçek bir eşitliği savunur ancak bunun komünizmdeki gibi şiddet yöntemleri ile sağlanmasına karşı bir tutum alır.
    -pek çok bilgisiz yarı okumuşun iddia ettiği gibi müslüman olmuş falan değildir, ancak müslümanlığın tevhid, sosyal adalet gibi mesajlarını takdir eder. kişisel yazışmalarında müslümanlığı mevcutları arasında en az bozulan din olarak nitelendirir ve her ne kadar (tanrılığını reddettiği) isa'nın bir aşığı, ve takipçisi olsa da, ilginç bir şekilde bugünlerde dalga konusu olan ''gerçek islamı'' doğru analiz eder. yine de islamın mucize ve ritüellerini (kilise öğretilerine göre daha az oranda olsa da) eleştirmekten de geri durmamıştır.
    -hayatını sadece ve sadece insanların iyiliğine adar, kitaplarından para kazanmayı reddeder, savaşların ve şiddet akımlarının en etkili eleştirilerini yapar.
    -1. dünya savaşı öncesinde büyük bir savaşın çıkacağını sezinler, (dönemin pek çok ahmak siyasetçisinin aksine) bu savaşın öncekilere benzemeyeceğini ve büyük bir yıkım getireceğini öngörür insanları bir hiç uğruna kardeşlerini boğazlamaması konusunda uyarır, milliyetçiliği ve zorunlu askerlik sistemini reddeder, toplumsal dayanışma ve kardeşlik ahlakının savunur.
    -anarşizme yamamaya çalışanlar olsa da tolstoy, anarşizm dahil bütün siyasi akımları çöpe atar, hiç bir elbiseyi giymez, kendisini hiç bir kalıbın içerisine hapsetmez.
    -devletin şiddet tekeli de dahil örgütlü-örgütsüz bütün şiddet biçimlerini reddeder.
    anarşizmdeki gibi yıkıcı bir devlet düşmanlığı yerine devleti ciddiye almamayı (sivil itaatsizlik) tavsiye eder.
    -et yemez; et yiyenleri ve av yapanları şiddetle eleştirir.
    -20. yüzyıldaki siyasi akımlar üzerinde çok belirgin bir etkisi olmuştur, gandi'nin başarıyla uygulanan pasif direniş yönteminin fikir babasıdır.


    #148329 little thirty | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0yazar