az önce bitirdiğim orhan pamuk kitabı. Kitap genel olarak doğu-batı ayrımını yapıyor gibi gözükse de yazarın sozsözüyle kitaptaki birçok şey ve yanlışlıkla anlaşılmalar düzeltiliyor.
Kitap gerek konusu, gerekse orhan pamuk'un anlatımıyla gerçekten çok ilgi çekici ve güzel. Ancak orhan pamuk zaman zaman tekrara düşüyor gibime geldi.
Kitap italyalı bir gencin osmanlı'ya esir olarak düşmesi ve zindan hayatı ile başlıyor. Hoca'nın yanına geldiğinde ise kendisine tıpatıp benzeyen bu adamı görünce şok oluyor. Hoca'ya verilen genç, hoca'nın isteği üzerine bilim üzerine bildiği ne varsa bunu hoca'ya öğretiyor.
Kitap daha sonra hoca ve genç ilişkisi, hoca'nın buhranları, gencin ve hocanın benzerlikleri ve yavaş yavaş birbirleri olmaları vs şeklinde ilerliyor.
Kitabı okurken zaman zaman çelişkiler ya da tarihsel yanlışlar farkedebilirsiniz (ben fark edemedim). Ancak orhan pamuk sonsözde yine bu durumu açıklıyor ve kitabın (kendi deyimiyle) 'renklerini' oluşturan ve ilham aldığı eserleri açıklıyor. Yine ilham aldığı 'renkler' olmasa kitabın renginin kalmayacağını belirtiyor.
Kitabı beğenmeme karşın tam beklediğim Gibi değildi. kırmızı saçlı kadın'dan sonra beklentilerimi çok yüksek tuttum sanırım.