1997 yapımı bir film. kulzos film topluluğu şubat ayı listesinden seçerek isledim. yönetmeni steven spielberg. oyuncu kadrosu da sağlam. morgan freeman, matthew mcconaughey ve anthony hopkins. ayrıca gemideki köleleri oynayan bir dizi afrikalı oyuncu var. filmin hikayesi yaşanmış gerçek bir hikaye. yıl 1839. sierra leone'den yasadışı bir şekilde kaçırılıp köle olarak havana'ya getirilen bir grup afrikalının hikayesi. havana'da satıldıktan sonra köle olarak çalışacaklar plantasyonlara nakledilmek üzere yüklendikleri gemiyi ele geçiriyorlar. gemi bir şekilde o tarihte köleliği kaldırmış olan kuzey eyaletlerden birinin açıklarında deniz devriyesi tarafından yakalanıyor. buradan sonrası bildiğin mahkeme salonu filmi olarak devam ediyor. peki amistad'ı bu kadar önemli yapan ne? gemideki köleler üzerinde ispanya'nın ayrı, satın alan adamların ayrı hak talepleri var. amerika'nın kuzey eyaletleri ise köleliği yasaklamış durumda. dava hem uluslararası bir merak konusu oluyor hem de amerikan iç siyaseti giriyor işin içine, uzadıkça uzuyor. filmin başından itibaren gördüğümüz anthony hopkins'in rolü o kadar küçüktü ki ne işi var bu filmde diye düşünmeye başlamıştım izlerken. bir işi varmış. filmin sonunda oldukça etkileyici ve olaylara son noktayı koyan tirat onunmuş. mcconaughey cin fikirli çulsuz avukat karakterinde oldukça başarılı. kendisini genellikle avantür komedilerde görmeye alışmışız. başta biraz yadırgadım bu nedenle ama rolünün hakkını vermiş. köleler arasında öne çıkan bir karakter djimon hounsou tarafından canlandırılmış. oyuncu benin doğumlu, 13 yaşında fransaya göç etmişler ailecek. kariyerine podyumlarda manken olarak başlamış. bu filmle oyunculuğa geçmiş. ilerleyen zamanda gladyatör, blood diamond, guardians of galaxy gibi filmlerde rol almış. filmin genel atmosferi karanlık. köle gemisi, zindanlar, mahkeme salonları soğuk mekanlar. öte yandan insanı itmiyor, bir şekilde kendini izletiyor. kuvvetler ayrılığı ve hukuk üzerine genel bir ders niteliği de var. kölelik sisteminin siyah adama neler ettiğine dair bana abartılı gelen bazı sahneler olduysa da bunlar, hala siyahlarla problemi olan amerikalılara yönelik unsurlar olarak görülebilir. patlamış mısır eşliğine yenecek eğlencelik bir film değil. tarihe, siyasete insanlık hallerine ilgisi olanlara tavsiye edilir.