bir web sitesinden ilk kez alış veriş yapacaksanız bazı şeylere dikkat etmeniz gerekiyor.
1. sitenin iletişim kısmında sabit telefon numarası var mı diye kontrol edin. eğer hiç numara yoksa, ya da sadece cep telefonu numarası verilmişse kesinlikle o siteden uzak durun.
2. sabit numara var ise sabit numaradan şirketi arayın. çalmıyorsa, cevap vermiyorsa kesinlikle siteden uzak durun. cevap veriyorsa ama karşınıza sadece "alo" diyen bir insan çıkıyorsa, kesinlikle siteden uzak durun. firma telefonlarına sesli yanıt sistemi cevap verir ya da bir insan çıkıyorsa bile en azından müşteri temsilcisi firmayı tanıtarak telefonu açar. "merhaba, xyz pazarlama, ben larden, nasıl yardımcı olabilirim"
3. sabit numara var ve aramış olsanız bile şikayetvar sitesi üzerinde ve sözlük siteleri üzerinde söz konusu adresi kontrol edin. haklarında girilmiş şikayetler ve değerlendirmeler var mı okuyup fikir alın.
4. kredi kartıyla ödeme seçeneği yoksa, siteden yine uzak durun.
5. site genelinde ya da en azından ödeme işlemleri sayfasında ssl kullanılmıyorsa siteden uzak durun.
6. tüm bunları yapmış olsanız da ilk kez alış veriş yaptığınız sitelerde kapıda ödeme seçeneği var ise onu kullanın. eğer yok ise mutlaka sanal kart kullanarak alışveriş yapın. (güvenli sitelerde bile sanal kart tercih etmek mantıklıdır)
niye bunları anlattım şimdi. bugün şu siteye baktım. isim olarak resmi bir site görüntüsünde. ama her ne hikmetse adresi hatay. sabit numarası yok. cep telefonu mevcut. kredi kartıyla ödeme seçeneği yok. kapıda ödeme ya da havale mümkün. lakin şikayetvar üzerinden araştırdığımda benzer bir site ismiyle ilgili 56 tane şikayet buldum. ürünüm teslim edilmedi, ürünüm parçalandı, garantiye gitti bir daha geri dönmedi, arıyorum muhatap bulamıyorum ve benzeri...
özetle, üç beş lira tasarruf ediyorum derken paranızı boşa harcamayın.
Bazen bir şeyler arıyoruz. Aramayın. Varsa sizi bulacak anlamlar. Yüklemeyin o yüzden anlamları. Mesela bir karşılaşmaya fazla anlam yüklemeyin. Yolunuz kesişti sadece. Aynı yokuşta, o derece önem vermediğiniz olaylar ve kişiler de sizi bulabilir. Buluyor. Bulacak. Aynı anlamı o durumlarda yükleyemeyeceksiniz. Sonra kesişen yolunuz bir başka yöne kıvrılacak siz düz gittiğini düşünürken.
Anlam yüklemeyin. Bir şeyleri Edinin. mesela yeni alışkanlıkları edinin, kabullenin mesela gerek olmayan sözlerinizi, sevin mesela sizi seveni, sevilin mesela hiç bitmeyeceğine inanarak, okuyun hiç kimsenin üzerinde o şekilde düşünmediğini bilerek, inanın her şeyin güzel olduğuna, güvenin sizin iyi bir insan olduğunuzu söylediklerinde onlara, ve anlam yüklemeyin çünkü bu bir aptal tarafından anlatılan bunlarsız olunca boş olan bir hikaye.
Yarın ölecekmişsin gibi yaşa. Tadında, kuralında. Ve şu atasözü kulağa küpe olsun. (bkz: acıma yetime döner koyar götüne) basma eksiyi hemen, ileri de anlarsın.
Bir insan kötü biri olmadığı halde zaman zaman size karşı kötü davranıyorsa, o insanın sizde gördüğü büyüklük, hayranlık, eksik bulamama, haklı görme vb. sebepler yüzünden kendisinde size karşı yaşadığı eziklik yüzünden olabilir... aklınızda bulunsun.
acil durumlarda tanımadığınız insanları tanıyormuş gibi davranın. misal bankada acil bir işiniz var ise, polis çevirmesine ehliyetsiz yakalandıysanız, hastane güvenliği çıkmak istediğiniz kata göndermiyorsa, ve benzeri durumlarda oldukça işe yarar bu.
- bunu yaparken birden fazla tercih şansınız var ise tercihiniz daha sempatik görünümlü kişilerden yana olsun. - samimi bir giriş yapın. "vay canım abicim/ablacım, nasılsın görüşmeyeli!" - karşıdakinin fazla düşünmesine izin vermeden cümleleri sıralayın.
bunları yaptığınızda muhtemel sıkıntı ve zaman kayıplarından kurtulursunuz.
%5 ihtimalle oldukça duygularına hakim ve patavatsız birine denk gelirseniz "ben sizi tanımıyorum" cevabı alabilirsiniz. böyle bir durumda bir isim uydurup ona ne kadar benzediğini falan söyleyerek durumu kurtarabilirsiniz. ancak %95 ihtimalle karşınızdaki kişi "kim ulan bu, bu kadar samimi davranıyor, şimdi tanımadığımı söylersem çok ayıp olacak, en iyisi işini yapayım da gitsin" diye düşünecektir.
Birine bağlanmak istemiyorsanız sakın o'nu takip etmeyin. Sosyal medya hesabına girip ne paylaşmış diye kurcalamayın. Kaç saat önce online olduğuna bakmayın. Fotoğraflarına bakmayın. Paylaşımlarına bakmayın.
Sürekli mızmızlanan, her şeyden şikayet eden ama değiştirmek için de kılını kıpırdatmayan kronik memnuniyetsizlerden uzak durun çünkü bir süre sonra yaşam enerjisi falan bırakmıyorlar.
bir ev alıyorsanız ya da kiralıyorsanız, söz konusu ev bir de yeni inşa edilmiş bir ev ise, evin banyo, duş ve wc kapılarını kontrol edin. eğer bu kapılardan bir tanesi bile pvc ise o evden uzak durun.
hani kiralarken belki çok önemli değil ama satın alınacaksa bence çok önemli. çünkü banyo, duş ve wc'de ahşap kapı maliyetinden kaçan ve pvc kapıya yönelen bir müteahhitin evi inşa ederken başka hangi maliyetlerden kaçındığını bilemezsiniz, göremezsiniz. en erken satın aldıktan 6 ay sonra fark etmeniz olasıdır.
not: duşakabin boyutunda yapılmış 1.5 m2'lik ebeveyn banyolarında pvc kapı zorunluluk kisvesi altında kullanılmış olabilir. ancak 1.5 m2'lik ebeveyn banyo yapan müteahhitlerin yaptığı binaları da tercih etmemek gerekir bence.
bel bölgesi yağları eritmek için bir kaç hareket tavsiyesinde bulunuyorum. i46.tinypic.com/... görselde de gördüğünüz bel bölgesinde ki fazlalıkları sıklaştırmak biraz azimle, biraz disiplinle mümkün. işte hepimizin yapabileceği bel hareketleri. 1- russian twist www.youtube.com/... 2- ayakta ve oturarak sopa çevirme www.youtube.com/... 3- ters mekik www.youtube.com/... 4- yana eğilme hareketleri www.dailymotion.com/... yana eğilme hareketini biraz daha geriye doğru yani bele doğru vurması daha etkili olur.
Önem vermemek, tercih etmemek, duyarsız kalmak vb. inanç, düşünce ve davranışları bazı durumlarda benimserseniz içsel dünyanızı rahatlatabilirsiniz... bu gibi düşünceleri benimsemek; kişide ki olumsuzlukları özünden atıyor, kişiyi gerilimden uzaklaştırıp daha yumuşak bir ton'a ulaşıyor ruhunuz.
Bunu yaparken merak, ego gibi kavramlardan olabildigince arınmamız gerek. Çünkü çoğu zaman bu kavramlara yenilip, duyarsız kalmamız gereken yerlere atlıyoruz, gereksiz yere sinirimiz atıyor, ya da gereksiz yere olaya müdahil olabiliyoruz. Aslında bunca kelime yazmışımda, işin özü (bkz:gerek yok )