hassas bir meyvedir. hamken hiçbir şeye benzemez. arabanın tekerleğini kemir daha lezizdir, o derece yani. olgunlaşmasını beklemek lazım. ama bazıları da hiç olgunlaşmadan, direkt çürüyüp gider. *
kara kedi tüyosu: aldığınız ham avokadoyu bir kesekağıdına koyup, güneşli ve sıcak bir yerde bekletin. veya yanına bir elma koyun. olgunlaşmasını hızlandırır. bir de olgunlaştıktan sonra hemen bozulur. olgunlaşınca buzdolabına atın hemen.
adabı vardır avokado almanın. önce niye aldığını bileceksin, sonra nereden aldığını. değecek mesela aldığına. ya keyfe alacaksın, laf getirmeyeceksin kasadakine. çünkü kolay sindirilir avokado. bir de promosyon olmayana, olsun istediğine alacaksın.
yağlı tadı olan ve bu yüzden kimi tarafından sebze sanılan, içinde koca bir çekirdeği olan ve kolay yetiştiği için karantinada çimlendirmeyen insanın kalmadığı, tadının sabun gibi olduğu söylenen, güzelim guacomole sosun ham maddesi olan meyve.
saksıda yetiştirmesi çok zevkli olan bitki. nice süs bitkisinden güzeldir.
şimdi bu arkadaşın o devasa çekirdeğinin etrafındaki kahverengi zarı tırnağımızla soyduktan sonra, dik durması için etrafına üç tane kürdan saplayıp bir bardağın üstüne koyuyoruz, bardağı suyla dolduruyoruz, çekirdeğin mümkünse yarısından fazlası suya batmış oluyor. güneş alan bir yere yerleştirip sabırla bekliyoruz. en fazla 1-2 ay sonra o çekirdek yanlardan çatlıyor, altından kök uzatmaya başlıyor. hemen dikmiyoruz, bekliyoruz, bir süre sonra filiz veriyor, koca koca yaprakları oluyor. bir sürü kök çıkarıp spagetti gibi sarkıp, yaprakları da "yeter artık dik beni" diyene kadar bekliyoruz, sonra saksıya dikiyoruz. güneş alan bir yerde keyifle seyrediyoruz.
normalde avokado 20 metreye kadar yükselebilen bir ağaç, o yüzden salon bitkisi olarak yetiştirirken ara ara üstten buduyoruz, böylece yanlara doğru gelişiyor, toparlak bir bitki oluyor.
herhangi bir işlem uygulamadan yemeye kalktığınızda, bulantı yapma olasılığı yüksek olan yiyecek. en basit haliyle; limon suyu, karabiber, tuz ve zeytinyağı ile marine ederek yiyebilirsiniz. bunun dışında birbirinden leziz dip soslar yapabilirsiniz. salatalara da eklerseniz, tokluk sağlar. (bkz: guacamole)
geçtiğimiz günlerde migros'ta çekirdeksiziyle karşılaşıp, denemek için aldığım meyve. çekirdeksiz avokado minik, hıyar badem ebatında. tadı normal avokado'nunkiyle aynı. hatta internette kabukları da yenebilir yazıyordu ama yine de soydum, yedim. gerçi avokado karpuz gibi değil, çekirdek büyük sorun olmuyor. yani ne gerek vardı denebilir. ama özellikle çekirdeksiz üretilmiş bir şey değil. bazen çevresel koşullardan dolayı, çekirdeksiz yetişiyormuş. benim için iyi oldu. bir lokmalık. koca bir avokadoyu yiyince bir dünya kalori alıyoruz. o yüzden ikiye hatta üçe bölüp yiyorum çoğu zaman. e, kalan avokado hemen kararıp bozuluyor kesilince. bu yüzden bir soyuşta bitirebiliyorsunuz. avokado ucuz bir şey olmadığı için de, yiyebildiğiniz kadar aldığınız için biraz daha hesaplı oluyor.
Çekirdeğini deneme amaçlı olarak suda bekleterek filizlendirmeye çalıştığım ancak 2 aydır başarılı olamadığım meyvedir. Üstteki entrylerde nisanda ekilmesi gerektiği yazıyor. Sanırım bir daha denemem gerekecek. Kızarmış ekmek ve balla çok güzel oluyor. Sarımsak,limon zeytinyağıyla da güzel oluyor.
kesif bir tadı olan, sevemediğim meyve. Ekmek üstüne sürmeyi ve yumurta ile kızartmayı denedim, olmadı; sebzeli tavuk yemeğinde denedim hiç olmadı (gerçi içine 8 ayrı baharat koymuştum, karanfil de avokado kadar acılık vermişti). Bir şeyi yanlış yapıyorum muhtemelen. Denemeye devam edeceğim.
artık vücudum bundaki bir madde ihtiyacı mı vardır nedir, yerken orgasm olduğum meyve. bildiğin elime kaşığı alıp dalıyorum hiç de herkes gibi ıyk falan demedim.
fiyatı 5 üzeri almayın. 4 ise ucuz sayın alabildiğiniz kadar alın büyükler ise. dışardan bakınca pahalı görünüyor ilk başta evet ama benim gibi bekar bir adamsanız kaşardı ekmekti domatesti derken bildiğin öğün malzemesi oluyor doya doya. büyükleri 5 tanesi 2 kilo geldi geçenlerde. çekirdeği düşünce nerden baksan 250-300 gr yapar. bu hesapla bakınca ve içindeki faydalı mineralleri düşününce cidden ucuz. tavuk döner yerine avokado yiyorum len daha ne olsun.
hispaniklerden öğrendiğim basit bir tarif vereyim: şu poşetlerde satılan ince pide, lavaş artık neyse onlardan elinizin altında bulunsun buz dolabında. avakadoyu ezerek lavaşa/pideye yedirin, üzerine kaşar rendeleyin az miktar da tuz atın. gece içiniz kıyıldığında falan durumu kurtarmaya bire bir ve tadı cidden iyi.
iyice yumusatip kavun yumusakligina geldiginde ezilerek soganla karistirildiginda guzel ekmek alti sandvic malzemesidir.
yine benzer sekilde az sarmsak ve limonla muamele edilio salataya kivam artirici olarak kullabilabilir. uzun sure tok tutar. kilo vermek isteyenler birkac gun denesin.
latin amerikada bizim cagla ve can erik misali daha olgunlasmadan koparip tuzlayarak yerler
Dalından Koparıldıktan sonra 3-5 gün içinde olgunlaşır. Olgunlaştırmak için bir kese/gazete kağıdına sarılarak oda sıcaklığında bekletilebilir. Sonrasında ortadan ikiye bölünen avokadonun içindeki yumuşak kısım çıkartılarak çeşitli şekillerde tüketilebilir. Çok yağlı bir meyve olan avokadoyu ya guacamole sos ya da meze olarak tüketmek bence en iyisi. Zira tek başına bana çok lezzetsiz geliyor bu meyve.
Avokado, zeytinyağı, limon, sarımsak ve cevizle hazırlanan bir meze var ki dillere destan.
Avokado bol miktarda potasyum, demir ve lutein içerir, ayrıca Lif oranı yüksektir. O yüzden sağlık açısından da sıklıkla tüketilmesi önerilen bir besindir.