1. ismi zaman zaman değişse de resim dersleri ve müzik dersleri var ilk sınıflardan başlayarak. resim derslerinde dağların arasından doğan güneş, bacasından duman tüten ev resmi yapar çocuklar. müzik derslerinde blok flütü tükürük doldurup tıs tıs ederler. bilmedikleri bir şeyi yapmaya zorlanırlar. resmi yapmadan önce bakmayı ve görmeyi, düdüğü çalmadan önce dinlemeyi öğrenmeleri gerekiyor. resimde örnekler göstererek boyama teknikleri, kompozisyon, renk, konu, ritm bilgisi, baktığın resmi görmek ve okuyabilmek gerekiyor. bunları bilmediğin zaman üretilmiş işi değerlendirmesini öğrenmiyorsun. müzik için de çalgıların seslerini tanımak, müzik türlerini öğrenmek, ritmleri bilmek gerekiyor biraz.
    resim dersleri azaptı ama müzik açısından çok talihliydik biz. müzik öğretmenimiz flüt çaldırmadı bize. hiçbir şey çaldırmadı. dinletti. kimi zaman tek tek çalgılar getirdi sınıfa kendi çaldı, kimi zaman kendi koleksiyonundan plaklarla geldi sınıfa dünyanın müziklerini dinletti çeşit çeşit. flüt üfleyerek nefes tüketmedik, kulaklarımız açıldı, her çeşit müziği dinlemeyi, sevmeyi öğrendik.
    bunlar zaten sınavlarda sorusu olmayan dersler ama insanın hayatını zenginleştiren, iyisi, güzeli mutluluk veren şeyler. üstelik masrafı da yok. ne resim defteri gerekiyor ne boya kalemi, ne de çalgı. bazı şeyleri herkesin üretmesi gerekmiyor. üretilenin keyfine varmak, tadını çıkarmak, yemekten başka şeylerle de doyuma ulaşabilmek çok değerli.
    #58306 laedri | 7 yıl önce
    0anket