1. Ekşi isyanından sonra bir ekşi sözlük yazarı tarafından, tıpkı kafa sözlük gibi, tepkisel olarak oluşturulmuş bir klon sözlükte yazdım bir müddet ama iki ayı dolduramadan kapandı gitti.

    Aynı dönem kafa sözlük'ü de uzaktan takip ediyordum, sonradan hesap da açtım ama hiç girdi yazmadığım için sonradan çaylak durumuna düştü. O zamanlar kafa sözlük'ün akışı bana çok hızlı gelmişti, sözlük de çok kalabalık gelmişti. Sanırım kulzos'ta, daha çok sevdiğim yavaş akan sol frame'e alışınca tekrar kalabalık bir yerde yazmak istemedim. Aylar önce bana kalabalık gelen kafa sözlük bir çığ gibi büyümeye devam edince çaylaklık sistemi getirerek büyümeyi durdurdular. Daha kontrol edilebilir hale geldi sözlük. bu saatten Sonra sözlüğün tuttuğunu ve uzun dönem kalıcı olacağını söyleyebilirim. Belki hiçbir zaman ekşi seviyesine çıkmayacaktır ama zirveye yakın bir yerlerde dolaşacaktır.

    İlk aşamada çaylaklık sistemi ile ilgili konuşursam, ileride kendi sözlüğümü açarsam yapmayı planladığım çaylaklık sistemini yapmışlar. Çaylaklar, yazarlardan aldıkları oylarla ilk değerlendirmeyi alıyorlardı. Yazarlardan gelen oylarla belirli bir puana ulaşan çaylaklar moderasyon onayıyla yazar olabiliyorlardı.

    Tabii yazarlar, tanıdık çaylaklara artı oy vererek yazar yapabilirler, yani sistem suistimale açık. Ama bunu da seri artılamayı önleyen bir sistemle bir nebze önlemek mümkün. Açıkçası, nispeten büyük çaplı bir sözlük için uygulanabilecek en güzel çaylaklık sistemini yapmışlar. Böylece bir hayalim daha gerçekleştiremeden başkası tarafından yapıldı.

    Diğer bir olumlu husus ise yazarları daha çok kültür ve sanat ile ilgili içerikler yazmaya teşvik ediyor olmaları. Puan sistemleri tıpkı kulzos gibi daha çok karakterli girdiler yazanlara daha çok puan veriyor. Kurallarda yazdığına göre yazarların sürekli din, politika ve spor hakkında yazmaları yasak ancak bu kuralı ne kadar uygulayabiliyorlar bilmiyorum. Ayın ya da haftanın (tam emin değilim) yazarına (topladıkları puana göre) bir kitap mağazasından ufak bir hediye çeki veriyorlardı. Belirli sayıda kitap hakkında (hatırlamıyorum ama 100 diyelim) belirli sayıda karakterden uzun (alıntısız 750) girdi yazan yazarlara yine bir kitap mağazasından hediye çeki veriyorlardı. Aynı şeyi filmler için de yapıyorlardı yanlış hatırlamıyorsam. Yani kültür, sanat ve edebiyatla alakalı çok güzel girdiler bulmak mümkün orada. Hatta buradan fazla olabilir. "Peki gündem neden o halde" derseniz, verilen ödüller çok küçük ve sözlük kalabalık. Haliyle daha saçma sapan başlıklar daha popüler hale geliyor, diğer girdiler arada kayboluyor. Ama bu okumaya değer bir şey bulunmayacağı anlamına gelmez.

    Yalnız puan sistemiyle ilgili nolu girdide yazılan yorum doğru. Eski nesil yazarlar biraz fenomen haline gelmiş durumdalar, ne yazarlarsa yazsınlar artıları topluyorlar artık.

    Radyosunu, tıpkı kulzos radyo gibi dinlemedim. O açıdan yorum yapamayacağım ama iki eski kulzos yazarının orada dj olduğunu biliyorum.

    Bunun dışında kurallarında oldukça saçma bulduğum bir kural küfürün tamamen yasak olması. Ekşi'den farklı olmak amacıyla açılmış klon sözlükler "ekşi gibi olmamak" kavramını çok yanlış anlıyorlar. Ekşi gibi olmamak küfür etmemek değildir. Nitekim küfür hayatımızın bir parçasıdır. Birisine hakaret etmeyi tasvip etmiyorum ama her şeyi de yasaklamak saçma. "Sikmek" başlığı mesela yasaklı başlık, oysaki bu sözcük tdk'da yer alan bir sözcük ve küfür bile değil. "Sikerim" gibi bir küfürle "sikmek" gibi bir fiili aynı kefeye koyan bir kafa yapıları var. Bunu da geçtim, kurallarda açıkça belirtilmemiş ama sanırım bir filmden veya kitaptan küfürlü alıntı yaparken de sansürlemek zorunlu. Alıntılar için geçerli değilse bile, diğer durumlarda, kuralda yazdığına göre küfürleri sansürlemek zorundalar. Yani bu bana çok saçma geliyor. "Y***k" yazmak serbest ama "yarak" yazmak yasak, çünkü biz 8 yaşında çocuğuz, orada sansür olunca anlamıyoruz ne yazdığını.

    Neyse, ekşi sözlük gibi olmamak diyorduk. Bunu en iyi yapan yerlerden biri kulzos (mükemmel demiyorum, benzer gördüğüm bazı yerler var). Her şeyden önce küfürle uğraşacaklarına, kulzos gibi, girdide yazılacakları başlığa yazmayı engellemeyi akıl edebilseler sol frame'leri bu kadar saçma sapan başlıkla dolmaz.

    En son gördüğümde eser başlıklarını orijinal isimleriyle açmayla ilgili bir kural yoktu ki sonucunda sözlükte hem yüzüklerin efendisi hem de the lord of the rings başlıkları vardı. Bu da göz ardı edilmemesi gereken bir sorun.

    Neyse, sonuç olarak kalabalık ve artık tutmuş olan sözlük. Okur olarak Ekşi'den farkı ne derseniz, bana göre küfür olmaması. Küfürden rahatsız olmayan biri olarak Kalabalık bir sözlük istesem ekşi'de takılırdım. Yazar olarak da karma sistemleri (ödüllerle birlikte) ve çaylak onay sistemleri daha iyi. Ama sözlük çok kalabalık ve acayip bir başlık kirliliği var sol frame'de.


    Not: bir aydan fazladır uğramıyorum, yukarıda yazdıklarımdan değişiklikler olmuş olabilir.
    #256922 ben buyum abi ya | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0web sitesi