batı ve uzakdoğu ülkelerinde çok farklı anlayışlarla yapılan iş. buna batı ve doğu felsefelerinin birbirinden farklı olmaları sebep oluyor sanırım.
mesela japonya'da katolik okullarında okuyanlara farklı gözle bakılır. çünkü onlar batı tarzı eğitim almıştır. japon olsalar bile yarı japon sayılırlar. "sen zaten katolik okulunda okudun" derler.*
mesela japonya'nın şu anki imparatoriçesi (michiko), eğitiminin bir kısmını rusya'da (babası diplomat olduğu için) bir kısmını da japonya'da alıyor ve rusya'dan japonya'ya geldiğinde çok zorlanıyor okulda. hatta michiko hanım arkadaşları tarafından dışlanıyor falan, "sen anlamazsın, batılısın" denilip.
türkiye ise batı-doğu karışımı bir noktada anladığım kadarıyla. çünkü ezber yapmak konusunda toplum ikiye ayrılmış durumda. oysa ki japon okullarında ezber büyük yer tutar.
ben de japon dili ve edebiyatı okurken, edebiyat derslerine giren hocalarımız japon olduğu için bize çok ezber yaptırırlardı. mesela heike monogatari'nin girişi , iroha uta , 1-2 tanka, 1-2 haiku falan hala ezberimdedir. bunları tüm japonlar ezbere bilir derlerdi.