Devasa aktif büyüklüğüne sahip ticari işletmelerdir. En büyük gelirleri faiz kazancıdır. Bir örnekle somutlaştıracak olursam; Halkbank A.Ş'nin pazar payı %10, sermaye tutarı 1 milyar 250 milyon tl, 2019 yılı itibariyle aktif büyüklüğü 429 milyar tl ve 2019 yılının ilk yarısında(ilk 6 aylık dilim) net karı 615 milyon TL'dir.
Yasal tefeci gibi söylemleri son derece yanlış buluyorum zira bu tarz söylemleri, ancak ve ancak, banka ve ekonomi konusunda cahil kalmış kişiler kullanırlar. Buradan hakaretvari bir söylemde bulunduğum anlaşılmasın. Her insan bir şeylerin cahilidir diye düşünmekteyim.
Paranın bir kullanım ve zaman değeri vardır. Enflasyonu yüksek ya da ortalamanın üzerinde olan ülkelerde, bankaya paranızı koyduğunuzda bir gelir elde edersiniz. Bankadan ödünç para isterseniz de(dünyanın, ülkenin ve bankanın ekonomik şartlarına göre faiz oranları belirlenir) bir gider kalemi oluşturursunuz. Bunun çok basit bir nedeni vardır. İster kişi ister kurum olsun; elindeki parayı bir kişi ya da kuruma ödünç verdiği vakit, paranın kullanımından mahrum kalmış olur. Oysa ki parayı kullanıp gelir elde edebilir, yatırım yapabilir. Bunun yerine parayı bir başkasının kullanması için ödünç verirseniz, o kişi ya da kurumdan gelir talep etmeniz son derece doğaldır. Buna da faiz denir. Tefecilik başka bir şey banka bambaşka bir şeydir.
Tefecilik, hukuki sınırların üzerinde faiz talep etme ve zorbalıkla, çok kısa sürelerde paranın tamamını geri isteme işidir. Dolayısıyla yasal ve tefeci kelimeleri bir arada kullanılamaz. Bu, büyük bir anlatım bozukluğu ve mantık hatası ürünüdür.