1. Çevirmenlik yapan birisi olarak, etrafimdaki herkese yaptigim tavsiyeyi burada da yapayim...

    Arkadas, "kulak eğitimi"ni sana kimse veremez! Bunu insan zamanla kazanir. Bu yuzdendir ki yurt disinda yasamak mevzusu tavsiye edilir vs.
    Zamaninda normal sartlarda kendimce "yetecek kadar", ortalamaya gore "iyi" sayilan bir ingilizceyle... bir bara ilk girdigim gun "bunlar ne diyo aq" tribine girmistim, ozguvenim sarsilmisti bir an. Argo/slang ustune aksan deyince normaldi aslinda yasadigim durum.

    Bu yuzden odtuden bogazicinden mezun adam, ver makale yazsin, ver cevirsin... ama konusurken bir tik altinda olma sebebi budur: kulak.
    Bunun egitimini istesen de veremezsin.

    Disariya cikmadan kazanmanin tek yolu... acin arkadas sevdiginiz her ne ise, turkce altyazili da olsa o dilde dinleyin.
    Bir tik ustu... orjinal dilde dinleyip orjinal dilde altyazi acin. Cunku "hizli" konusuyolar hissiniz "yavaslar".

    Bir ustu; aksanlari anladiginizda, mutlu olursunuz ozguveniniz artar.

    Bir ustu; ulan cidden bunlar gunluk hayatta böyle basit mi konusuyolar yoksa ben mi sizofren im diye dusunmeye basladiginizda artik artik diliniz olmaya baslamistir.


    Edit: bunu 2 yil yapin, duzenli yapin... eski amerikan filmleriyle veya aksanli basrolu olmayan seylerle baslayin ki ozguven ve motivasyon kazanasiniz.... 2 yil sonra farki sadece siz degil herkes gorur
    #114339 timoteus | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0eylem