1. logo

    kadro

    1987, oslo doğumlu, norveçli black metal grubu.

    diskografi:

    - (1991)
    - (1992)
    - (1993)
    - (1994)
    - (1995)
    - (1996)
    - (1996)
    - (1999)
    - (2001)
    - (2003)
    - (2004)
    - (2006)
    - (2007)
    - (2008)
    - (2010)
    - (2013)
    - (2016)
    - (2019)

    belirli bir yaşın üzerinde olup dengesiz ve riff üzerinden akmayı marifet sayan -core türleri hariç, ağır bir altyapıya sahip metal türlerini dinlemeyi uzun süredir seven bir dinleyiciyseniz, darkthrone'un, değil black metal, tüm metal türleri açısından efsanevi bir yere kendiliğinden konuşlandığını bilirsiniz. ergenlik dönemim kendilerinin a blaze in the northern sky albümünü dinleyerek geçtiği için ve '90'lı yıllar norveç black metalinin oldukça çalkantılı dönemlerine birinci elden tanıklık yapmalarına rağmen, sadece ürettikleri müzikle uğraşmalarını uzun süredir takdir ettiğim için bu başlığı açmış olmayı bir gurur meselesi olarak görmemi yanlış anlamaz, bana hak verebilirsiniz.

    biraz tematik bilgi yazayım, sonra içimden gelenleri yığarım ortaya: grubun ismi '80'lerde norveç'te ses getirmiş bir metal dergisi olan "blackthorn'"dan geliyormuş. a blaze in the northern sky'a kadarki 5 yıllık dönemde death metal yapan 5 kişilik bir grupken, black metale dönüş yoluna girilmiş ve grup (gylve nagell) ile 'nun (ted arvid skjellum) grubu haline dönüşmüş. '92'den sonraki ivmeleri gerçekten müthiştir. sadece davul çalıp sözlere katkı sağlayan fenriz vokal ve bas gitara da geçmiş, nocturno culto elektro gitardan inip tüm ağırlığını vokale vermiş. darkthrone gümbür gümbür çağlayan, sözden ziyade müziğin kesintisiz şekilde aktığı ve grindcore'cuların bayıldığı tınılara sahip albümler yapmış olsa da, zamanla progresif metal çizgisiyle black metalin o yoğun atmosferini birbirine yumuşakça kaynaştırmış, yer yer heavy/speed metal de yapmıştır. özellikle 2000'lerde birçok albümleri (sardonic wrath, dark thrones and black flags, f.o.a.d. gibi) yoğun olarak speed metal riffleri içeren şarkılarla doludur.

    1 ay kadar sonra satışa sunulacak son albümlerini bir kenara ayırırsam (malum ortamlara servis edilmiş durumda ama henüz dinleme fırsatı bulamadım), son 2 albümleri black metal sevmeyen insana bu türü sevdirebilecek şarkılarla dolu. darkthrone'un geçtiği yolu sıklıkla 'e benzetiyorum ben. yıllar içinde death metali progresif metalin bir kademe sertiyle değiş tokuş ederek dinleyicilerine sunan gibi, fenriz ve nocturno culto da, dümdüz death metalin yer yer tekdüzeleşip çeşitlendirilemeyecek -core damarına saplanıp kalması riskinden kaçarak black metalin kucaklayıcılığını kanıtlamış oldu. son 1 aydır tundra leach ve leave no cross unturned 'ü o kadar çok dinledim ki, artık ofisten eve gelip bilgisayarı açtığımda ev halkı (4 ayaklı olanları dahil olmak üzere) "yeter gari darkthrone dinlediğin" diyerek dile geliyorlar. a blaze in the northern sky halâ hem albüm hem de tek başına şarkı olarak dinleyeni bambaşka bir kafaya sokabilecek gücünü kaybetmemiş olsa da, son albümlerindeki değişkenliği, ritmikliği ve şarkı içindeki sert tür değişiklikleriyle doğan zenginliği ile grup bir kabuk daha değiştirmiş ve önümüzdeki yıllarda da en az şimdiye kadarki kadar yaratıcı olabileceklerini kanıtlamışlardır.

    black metal lafı geçtiğinde genç neslin aklına 'un, 'un, 'in, 'ın gelmesinin "kült olabilme" açısından değeri sorgulanamaz elbette. darkthrone ise, bütün bu black metalciler arasında ışıl ışıl parlamaya kendini yenileyip geliştirerek devam edecek gibi geliyor bana. 1 ay kadar sonra satışa sunulacak yeni albümleri old star 'ın da en azından bu değişkenlik ve zenginlik açısından doyurucu olacağından eminim.
    #141128 lake of the hell | 6 yıl önce
    0müzik grubu