1. bugüne kadar ne zaman aradıysam bu merkezlerde çalışan insanların yaptıkları işe saygı duymuştum. sorunum çözülsün ya da çözülmesin "kolay gelsin" demeyi hiç eksik etmemiştim çünkü günde kaç insanla konuştuklarını, kaçından azar işittiklerini bilemezdim. bugün bu saygım kaça katlandı bilmiyorum. bu kadar zor bir iş olacağını hiç tahmin etmemiştim. aynı anda 4-5 ekran arasında geçiş yapmaya çalışmak, bir yandan müşteriyi dinlemek ve çözüm bulmaya çalışmak... dünyanın en zor işi değil belki ama zor.

    1 saatlik deneyimimde 5 çağrı alıp kimseye yardım edememiş olmam beni yordu bugün. kötü konuşan insanlar da oldu, hiçbir şey yapamamış olmama rağmen yine bozuntuya vermeyen de oldu. müşterilerin bana sesini yükseltmesi değil asıl kötü hissettiğim konu. görevimi yapamamış olmak ya da yardım edememiş olmak. bu histen nefret ediyorum. işe yeni başladım bahanesinin arkasına sığınmadım, bence sığınamam da zaten. öyle ya da böyle bir sorumluluk yüklenmişti üstüme ve ben altından kalkamadım.

    aşırı kötü bir tepkiyle karşılaşmamış olsam da çağrı merkezi çalışanlarının robot olmadığını unutmayın diye not düşmek isterim buraya.
    #188933 nemo | 5 yıl önce
    0genel terim 
  2. genellikle soru, talep, şikayet konularında müşterilerin arayıp kimi zaman kibarca problemlerini dile getirdikleri, kimi zaman yaşadıkları sıkıntıyı telefondaki muhatabı azarlayarak çıkarmak istedikleri bir iş koludur. çağrı merkezi personeline ingilizce olarak "agent" adı verilir. işin agent tarafında çalışmıyorum, ancak yazılım tarafında uzun zaman çalışma fırsatı bulup, yaşadıkları problemlere dışardan bir göz olarak tanık oldum.

    bir online alışveriş sitesinin müşterisi olarak ürün alıyorsunuz, ürün elinize ulaşmıyor çünkü satıcı ürünü kargolamıyor. yapabileceğiniz şeylerden biri çağrı merkezini aramak ve siparişinizin durumu sormak olabilir. ancak burada biliniz ki agent'ın da öğrenebileceği sizin gördüğünüz sipariş durumu'ndan daha fazlası değil. bu nedenle yaptığınız alışverişin tamamlanamıyor oluşunun sorumlusu telefonda vardiya usulü günde nerdeyse 12 saat hizmet veren bu gencecik insanlar değil. aslına bakarsanız bu agent'lar hiçbir zaman problemin kaynağı olmuyor, aksine problemi çözmek üzere oradalar ve belirli bir yetkiye sahipler. çağrı merkezleri çoğunlukla sabah 8 ile gece 12 arasında durmaksızın hizmet vermekteler (bu nedenle biz de yazılımlarımızı gece 12'den sonra güncellemek durumundayız) ve vardiya ile çalışmalarına rağmen ne kadar yorucu, ne kadar yıpratıcı olduğunu, orada çalışmayan ya da şahit olmayan insanlara çok fazla duyuramıyorlar. sakince talebini bildirmek yerine küfür edenler, altı üstü 10 liralık bir kampanya puanını alamadığı için agent'a türlü hakaretler edenler, agent'ın müdürüyle görüşüp zaten sınırlı yetkisi olan elemanı şikayet etmekle tehdit edenler derken günleri daha da zorlaşıyor.

    konuyla ilgili 140 journos'un size nasıl yardımcı olabiliriz? derlemesini de şuraya iliştiriyorum, bazen karşımızdakinin gözünden bakmak iyidir.

    size nasıl yardımcı olabiliriz?

    bu ülkede çağrı merkezi hizmeti vermek, birilerine yardımcı olmaya çalışmaktır ve yardım eden insanlara iyi davranmayı sevmeyiz.
    #126378 mondaysyndrome | 6 yıl önce
    0genel terim 
  3. dışarıdan bakıldığında zorlu bir iş yapmıyorlarmış gibi düşünülen fakat iç yüzünü görünce çalışanlarına sabır dilenen işletmelerdir.

    sevgililik döneminde, eşimin 3 yıl çalıştığı, ben dahil tüm çevresini ve halet-i ruhiyesini doğrudan etkilemiştir. Zorlu zamanlardı ama atlattık çok şükür.
    #126501 sado | 6 yıl önce
    0genel terim