etnisite ve ırk kavramları birbiriyle karıştırılmamalıdır. Türk, Kürt, Ermeni bunlar etnisitedir. Fakat bir Türk, Kürt ve Ermeni aynı ırka dahil olabilirler.
Irkçılık sanıldığı gibi ahmak insan işi de değildir. Ben ırklarla ilgilenen bir insan olarak (ırkçı) statüsünde (ırkçılık) yapabilirim ama bu benim başka ırkları art niyetle aşağıladığım anlamına gelmez. Ben ırkçılığı tamamen pragmatik nedenlerle gözetir ve fayda sağlamaya çalışırım. Mesela size bir konuda örnek göstererek ne demeye çalıştığımı somutlaştırayım.
Mesela eş seçerken, benden farklı genetikte olsun ki evlatlarımızda kalıtsal hastalık riski az olsun, benim değer verdiğim bazı fiziksel özeliklere sahip olsun (mesela zeka olarak) sosyal zekası iyi olsun, iyi olan bir ırktan olsun ki beni hayatta desteklesin çünkü sosyal zekamı çok başarılı bulmuyorum. Karşı tarafta belirgin bir kalıtsal hastalık olmasın çünkü çocuklarıma kötü genetik aktarmak istemem. Yaşamayı düşündüğüm coğrafyaya uygun genetik yapıya sahip olsun ki hem eşim rahat eder hem çocuklarım rahat eder, (bkz: ırki özellikler ve coğrafya ilişkisi). Anaç olsun ve çocuklara iyi bakabilecek ırksal ve fiziksel yeteneklere sahip olsun çünkü sağlıklı ve yetkin çocuklara sahip olmak benim için önemli. Irksal ve kültürel olarak anlaşabileceğim özellikleri olsun ki eşimle geçimim çok rahat, etkili olsun.
Mesela yaşayacağım coğrafyayı seçerken, yaşayacağım evi seçerken kendime ve ailemin ırki yapısına en uygun coğrafyayı ve evi seçmeye çalışırım.
Yani ırkçılık bazı etnisite militanlarının yaptığı bir şeyden çok aslında bilimsel ve gayet faydacıdır. Ben ırkçılığı art niyetle insanları yaralamak için asla kullanmam sadece toplu faydacılık için kullanırım.
kimi zaman kelimelerle, kimi zaman hareketlerle gerçekleşen çirkin yürekli insanların davranışıdır, kötüdür. karşıdaki kişi ya da topluluğun dini, dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, tercihi, politik görüşü ne olursa olsun ırkçılık yasalar önünde bir suçtur.
bunun yanında başlık altına gelip x topluluğu ırkçıdır demek de aynı miktarda ırkçılıktır.
bugün insan hakları günü, kutlu olsun...
not: başlık kategorisinin düşünce akımı olması beni üzüyor.
Irkçılık yapanların en belirgin özelliklerinden biri de, herkesi ırkçı sanmalarıdır. Çünkü kendi kafaları sürekli ötekileştirmeye çalıştığı için, hakkını savunduğunuz herkesle aynı kefeye koyarlar sizi.
Bir kürdü savunduğunuzda kürt, bir Türke arka çıktığınızda türk, bir iskandinavın hakkını koruduğunuzda İskandinav, bir solcuyu savunduğunuzda komünist, bir baş örtülüyü savunduğunuzda dinci, bir rakı severi savunduğunuzda da ayyaş olursunuz.
Çünkü yaftalamaya bayılırlar. Çünkü meselenin bir "şey" olmakla, taraf ya da fanatik olmakla değil "insan" olmakla ilgili olduğunu anlamazlar, anlayamazlar. Çünkü beyinlerini çürüten o hastalığa yakalanmışlardır bir kere.
daha önce bu arkadaşla ilgili yazdım gibi hatırlıyorum ama nereye yazdım, ne yazdım bulamadım. gerçi tekrar yazayım, ne zararı var değil mi? bilgiyi pekiştirmiş oluruz.
ırkçılık, kendi ırkından olanı sevip, başka ırktan olanlardan nefret etmek şeklinde vuku bulan bir hadise. bir tür hayvani içgüdü. hayvani, çünkü hayvanlar arasında da benzer eğilimler söz konusu. aslında burada demek istediğim, çok da zeka gerektirmeyen bir yönelim bu arkadaş.
herkes birbirini sevsin. dünyada barış kardeşlik olsun çağrısı yapmayacağım. çünkü zaten bunu okuyup anlayabilecek olan insanın böyle bir çağrıya ihtiyacı olmaz. kaldı ki herkes birbirini sevmek zorunda da değil. ama burada sebep ırk olmamalı.
misal şimdi ben türküm, sanıyorum. öyle diyorlar. işe girmesine ön ayak olduğum, birlikte çalıştığım, kardeşim gibi sevdiğim iş arkadaşım ise kürt. peki hangimiz doğmadan önce bununla ilgili bir tercih yaptık. yani karakter ayarlarına girip cinsiyeti erkek olsun, ırkı türk olsun falan şeklinde seçim yapan var mı? doğuştan edindiğimiz bir özellik için bu kadar gurur duymak ya da başkalarının sadece doğuştan edindiği bir özellik için bu kadar nefret etmek ne derece zekaya dayanan bir eylem?
komik buluyorum insanları. içlerinde yaşamasam eğlenceli de hatta. bir o kadar da acınası. düşünmekten yoksun. ezberci. kafasını kullanmayı bilmeyen... yazık.
İnsanoğlunun sahip olacağı en melanet en iğrenç vasıftır. Birinin veya birilerinin hiç bir tercih veya etkisi olmadan sahip olduğu ırkını üstün görmesi ne zavallıca bir şeydir.
tanımlarken "gözünle gördüğünü ayrıştırıyorsan" kısmı doğru olmayan olgu.
doğuştan körlerin de bir kısmının ırkçı (bahsettiğim ırkçılık sadece insandaki renk ayrımı) olduğunu bilmiyorsanız, aşağıdaki kısa videoyu izlemenizi öneririm.
herhangi bir irkin digerinden ustun oldugunu savunmak. bunun icine milliyetcilik de dahil edilebilir ama bu milliyetcilige 19uncu yuzyildaki fransiz milliyetciligi ve mustafa kemalin milliyetciligi (bu tartisilabilir) dahil degil. cunku her ikisi de doneminde ilerici bir ivme almis ama ozellikle 21inci yuzyilda milliyetci bir politika oldukca sacmadir. 19uncu yuzyilda olagan olan neden 21inci yuzyilda yanlis denebilir ama toplumsal olaylari belirten kavramlar bir nevi dinamiktir, icinde oldugu caga ve toplumsal yapiya gore degisir. oyle yorumlamak daha dogrudur.
ırkçılık sadece etnik gruplar açısından algılanırsa eksik ve anlaşılmamış bir düşünce biçimi olarak kalır. çünkü temelinde güçlünün güçsüze, zenginin fakire hükmü onu kontrol altına alma ötekileştirme güdüsü vardır.
tarih boyunca aynı toplum içinde olup da yaşayışı, kültürü farklı olanlar; gücü elinde bulunduran erk tarafından hoş karşılanmamış, kontrol altına alınmak istenmiştir. kısacası ırkçılık, ötekileştirme son ikiyüzyılda toplumsal bağlamda baskın olarak görülse de insanlık varolduğu sürece bitmeyecek bir sistemdir.
ırkçılık, kesinlikle kabul edilemeyecek bir insanlık suçudur; o nedenle de bu insanlık dışı bakışın yayılmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. farklı bir ırk, farklı bir canlı türü değildir. bütün ırklar insanlardan oluşur. bir ırk, topyekün olağanüstü ya da sevilmeyecek nitelikler taşıyamaz. böyle bir bakış, akıl, mantık işi değildir. sen de doğdun, senin de ten rengin var, senin de damarında altın değil kan akıyor. senin de aklın var, senin de kalbin var.
insanlar fiziksel olarak dahi benzersizken, topyekün bir ırkı nasıl bir akıl aynı kefeye koyabilir. dünyadaki insanlar içinde, bizi özel ve benzersiz olmaktan çıkaran ortak olan tek yanımız aynı türde canlılar olmamız. bu konuda da bir tek ırk değil, hepimiz biriz, hepimiz insanız.