nefret söylemi tanımını yapmak için; temelde, şiddet kavramına açıklama getirmek öncelikli yol olsa gerek.
(bkz: şiddet) temelinde yatan egemenlik kurma isteği ile bireye yöneltilen fiziksel, psikolojik, sözel, cinsel davranışlarla, bireyi tehdit etme, aşağılama ve şiddet gören kişiyi kendi sosyal varlığı için bir tehdit unsuru olmaktan çıkarmaya çalışmaktır.
bu nedenledir ki, manevi şiddet olarak adledebileceğimiz hakaret, küfür, aşağılama veya simgeleştirme gibi davranışlar birer nefret söylemi olarak dikkate alınmaktadır, ki ırkçılık , zenofobi , ayrımcılık , cinsiyetçilik , homofobi gibi; tarihi düşmanlıklar, güncel korkular, belli bir ideolojiye olan körü körüne bağlılık gibi olgulardan doğan kavramlar da nefret söyleminin temelini oluşturmaktadır. tüm bunları değerlendirirken, ilk aşamanın farklı özelliklere sahip bireyleri ötekileştirme güdüsü olduğu mutlaka hatırlanmalıdır. farklı olanı kendi varlığına tehdit olarak gören kişinin bir başkasını ötekileştirdiğini belirtirken, şiddeti tanımlarken kullanılan egemenlik kurma düşüncesini de tekrar hatırlatmakta fayda var.
bu noktadan hareketle, tck 'da yer alan kanun maddelerini es geçerek küresel anlamda nefret söyleminin tanımının yapıldığı durumlara göz atmak önemlidir :
nefret söyleminin kişi veya kişilerin yada mensubu oldukları gruplara yönelik önyargılara neden olan söylemler olduğu 2011 tarihli medyada nefret söylemini izleme raporunda belirtilmiş olmakla birlikte, avrupa birliği bakanlar komitesi 'nin 1997 tarihli tavsiye kararında da, azınlıklara, göçmenlere ya da göçmen kökenli kişilere yönelik saldırgan ulusalcılık, ayrımcılık ve düşmanlık şeklinde sarf edilen, bunları meşrulaştıran, kışkırtan ya da teşvik eden ifadeler nefret söylemi olarak tanımlanmıştır.
nefret söyleminin sürekliliği, söz konusu grup veya bireylere karşı oluşan ön yargıların öncelikle yerleşik, devamında ise meşru bir hal almasına imkan tanıyacak, arkasından ise en küçük birimlerde dahi huzursuzluk ve tahammülsüzlüğü getirecektir.
burada nefret söyleminin, nefret suçlarının ön şartı olduğunu belirtmek gereklidir, ki agit 'in ( avrupa güvenlik ve işbirliği teşkilatı ) nefret suçlarına dair tanımına göz atılacak olur ise, kişi veya gruplara dil, din, mezhep, etnik köken, siyasi fikir ve düşünce, cinsel tercih, dünya görüşü, cinsiyet vb. farklı özellikleri nedeni ile önyargı veya düşmanlıkla işlediği suçlar olduğu görülecektir.
tüm bunlar ışığında, bugün yüzlerce insana ulaşabilen sözlük yazarlarına düşense, nefret söyleminin sıradan ve yerleşik hale gelmesinin önüne geçmektir sanırım.