Christmas hediyedi olarak hayatıma giren enstrüman. Dört telli bir çalgı. Her ne kadar memleketini Hawaii olarak bilseler de aslı Portekiz'e dayanıyor. Görünüşte bir oyuncak havası verse de malzemesine ve kullanım sınıflarına göre birçok çeşidi var. Bana hediye edilen ukulele oldukça kaliteli. Bu yüzden ukulele öğrenmeye başladım.
Youtube'de yaptığım arama sonuçları biraz üzdü beni. Basit ve ritmini veremeyen çalışmalar görünce istediğim metodun bu olmadığını anladım.
Aramaya devam ederken şöyle yetenekli bir insanla karşılaştım.
Aranızda ukulele çalan var mı bilmiyorum ancak bilginiz varsa parmak ve ritim egzersizleri yapabileceğim bir nota paylaşım platformu da online ücretsiz müzik kitapları var mıdır?
Öğrendikçe minik videolar ile kulzos'ta paylaşacağım.
hawaii kökenli olup hawaii dilinde "zıplayan pire" anlamına gelen, lavta grubuna dahil, uke şeklinde kısaltılan, genellikle 4 telli bir enstrümandır. boyutlarına göre soprano, concert, tenor ve bariton olarak sınıflandırılır.
dünya genelinde oldukça yaygın bir alet olmasına rağmen, maalesef ülkemizde pek bilinmemekte. satmıyorlar da zaten doğru düzgün hiçbir yerde. ne de güzel bir sesi var halbuki, minicik, insanın kanı kaynayıveriyor hemen. ayrıca, öğrenmek isteyenler için, internette bolca döküman mevcuttur, öğretmeye hevesli insan da çoktur.
Vallahi saygısızlık olarak algılanmasını istemem ama ukele, mukele falan nedir bilmeden ve "acaba yine hangi saçmalığa başlık açıldı" önyargısı ile girdiğim ve şununla karşılaşınca kendimden nefret etmemi sağlamış başlığın konusu olmuştur.
Artık indie girl, hipster girl kızların vazgeçilmezidir. Stilden ziyade artık madem sesimi gür ve güçlü kullanamıyorum ben de mıy mıy söyler ukuleleyle de kapatırım tarzı oldu.
Halbuki hawaii müziğinde ne güzeldir dinlemek. Yanına akustik gitar ve lap steel gitar koy, off. Artık hayaller aleminde, spongebob denizaltılarında gezebilirsin rahat rahat.
hiç enstrüman çalmayı bilmediğim için, sırf uğraş olsun ve evde de biraz ses olsun diye aldığım müzik aleti. gayet kolay ve keyif veren bir şey. kısa sürede öğrendim, rengi de pembiş. hoş geldin ergenlik ama olsun...
Ana enstrümanım klavye, ikinci enstrümanım gitar iken belirli periyotlar halinde bana "yeni bir şey tıngırdatmayı öğrenmek istiyorum!" gelmesi sonucu mızıka ve kalimbadan sonra el attığım yeni jüvenil çalgım. Hala biraz alınabilirken almalıydım, bundan sonra keman, akordiyon, duvar piyanosu hayal olur gibi. neyse ki Melodikaya da sıcak bakıyor, ilkokulda çaldığımız flütlerle de hala kimi orta çağ ezgilerini çalıyorum, ucuz ama eğlenceli çalgılardan vazgeçemem.
"çalayım da enstrüman çalıyor desinler" diyen pek çok insanın gözbebeğidir. sahilde klasik gitarla akdeniz akşamları çalanların 21. yüzyıl versiyonudur bu tipler.
cidden bu enstrümana odaklanmış insanlar var tabii, onlar ayrı.