teke tek yayınında tüm muhaliflere sert laf çakmış karakter.
siz niye farklısınız muhalefetten sorusuna "çünkü salağa salak diyoruz" cevabını vererek beni güldürmüştür.
(bkz: göte göt demek)
özellikle tüm bu sığınmacı durumlarından sıdkı sıyrılmış insanların avazı çıktığı kadar bağırmak istediklerini söylemektedir.
muhalefete "bunları güzelce gönüllülük ilkesiyle ülkelerine yollayacak, orada da onlara ev ve hastane yapacaklarmış. kusura bakmayın ama ne burda ne başka yerde bu ülkenin parasını kimseye harcatmayacağız, onlar da kendi ülkelerinde ne istiyorlarsa yapabilirler. benim emeklim kirada otururken suriye'de kimseye ev yapacak değiliz" demiştir.
aynı programda son zamanlarda sıkça konuşulan mansur yavaş adaylığı meselesini de; "ben aday göstermedim, aday olması teklifini yaptım. çünkü muhalefetin masasında adının hiç geçmediğini biliyorum. bu kadar net bir aday varken, onun yerine kendisini çıkaracaksa zaten en büyük ikinci akp kendisidir. biz o zaman mansur bey'e davet yollarız. ben biraz da onun adının geçmemesini engellemek için bunu yaptım." demiştir.
onu bunu bilmiyorum sevgili dostlar, benim ülkemin, gençlerimin, çiftçisinin, üreticisinin, emekçisinin, çocuklarının artık kimseye verecek ne parası, ne anlayışı, ne sevgisi, ne de saygısı kalmamıştır.
kendi değerlerimizle, kendi öz gelenek göreneklerimizle, kendimiz ekip kendimiz biçerek yaşamaya bir an önce başlamalıyız.
bu insanlar pakistanlısı, (bkz pakistan/#275487 ) suriyelisi, afganı... herkes kendi topraklarına dönmeli.
ne manyağım, ne de ruh hastası.
ancak ortada olan bir durum var, dünya haritasında ufacık bir yeriz bak, yerimiz o kadar.. maalesef kafamıza göre gezip tozamıyoruz, ben biraz da ingiltere'de yaşayacağım diyemiyoruz. kendi kendimize yetmek zorundayız. kendi iç meselelerimiz boyumuzu geçmişken, başka boğazlar doyurmaya çalışmak, başka adamların manyaklıklarıyla uğraşmak istemiyoruz.
bu artık bir güvenlik sorunudur.
bu artık bir işgaldir.
bu artık kaynamak üzere olan dev bir kazandır..
önüme net bir politika konulmadığı sürece, sığınmacı sorununa kıvırmadan fener tutanları daha çok destekleyeceğim.
adam hala evimde elektrik yok, bakın kestiler derdinde.
hocam ülke gidiyor ülke. kıvırmadan ne yapçan onu söyle.
bana sakın gönüllülük ilkesiyle falan deme.. kim gider lan gönüllülük ilkesiyle.
göndericem de.
Özellikle dış politika konusunda yıllarca yazılarını takip ettiğim şimdilerin bağımsız milletvekili. Mhp'de genel başkanlığa adaylık koymasın, koyarsa seçime giremesin diye yıllarca uğraşılan bir başka siyasi karakter. Muhtemelen yıllarca kavuşamayacağımız o donanımlı, bilgili, dürüst devlet adamlarından bir diğeri.
suç makinesi mültecileri sevmediği için ırkçı ilan edilen politikacı. milliyetçilikten zerre hazmetmem ama bu sjw tayfa insanı en baba milliyetçi yapıyor.
ismini vermeden kendisi hakkında çok güzel bir tanım yapmış kemal bey. görebilen zaten görmüş idi kendisinin ne olduğunu ama göremeyenlere ne desek boş zaten...
ilgili tweette geçen metin şöyle: "Türkiye’de üzerine en çok algısal operasyon yapılan kişiyim. Bu değişmez, ben alışığım. Ancak yurttaşlarımıza önerim, sureti muhalif görünen ama psikolojik harp dahilinde kurulmuş yapılara dikkat etmeleridir. Sarayın troll içeriklerini yayanlara bakmak yeterli olacaktır kanımca."
az önce kendisinden sms yoluyla bir davet aldım. 5 mart günü sokağa çıkıp mansur yavaş aday olsun diye bağıracakmışız. kusura bakmasın, icabet edemeyeceğim. mansur yavaş altılı masanın adayı olsa kerhen oy vereceğim biriydi. ümit özdağ'ın meral akşener'in adayı olacaksa oy moy yok.
ileride sığınmacılar konusunda hazırladığı raporlar ülkenin çok işine yarayacaktır. milletvekili ve akademisyendir kendisi, çalışmalarında başarılar ümit hocam.
sözlüklerde niye bu kadar sık gündeme geldiğini anlayamadığım kişi. sosyal medya kullanıcısı kartını kullanmaya çalışıyor sanırım. tipik ülkücüdür (ama mhp'yi kendine saldırtmamak ve kemalistlerden oy toplamak için bunu öne sürmez). parti belgeleri 2010 model üniversite ülkücüsü facebook sayfalarını andırır (yazan ekibi ismen tanıyor bile olabilirim. swh), araya ekşici zihniyeti de serpiştirmiş. ermenistan gümrük kapısına talat paşa kapısı -etik tarafı bi yana- demenin hiçbir iler tutar yanı, olabilitesi yok, biz hrant dink kapısı olsun derdik eskiden, bizimkilere mi özenmiş acaba.
genel başkan olduğu günden beri her seçimi kaybetmesine rağmen koltuğu bırakmayan, dağda askeri şehit edip şehirde halkçılık oynayan ve pembe gtlü sjw’ler ile mültecitaparlar tarafından sevilmeyen politikacı.
ana muhalefete muhalif olması gereken ve iktidar olmayan ihtiyacını karşılamıştır.
içinde solcu, merkez sağcı, daha sağcı, kürt sağcısı, dinci, atatürkçü barındıran ve ölü doğmuş bir ittifaka tek alternatiftir.
ülkedeki göçmenlere sıfır yatırım yaparak onlardan kurtulacağımızın sözünü vermiştir. (imkansız gözüküyor biliyorum ama bakın 1922'de geldikleri gibi gittiler)
ne olduğu bellidir, aslını inkar etmemektedir. imamın oğlu olup, kimle nerede yemek yiyip ne konuştuğu belli olmayanlardan değildir.
cumhurbaşkanlığı adaylığı için en doğru ismi, açıkça, kendi fikrince söylemiştir mansur yavaş
sjw'lerle, yetmez ama evetçilerle işi yoktur. onların yok sayılması gerektiğini farkındadır.
iktidardan çok muhalefete çemkiren bir muhalefet partisi lideri. boş laflarına kendisine hakaret eden bakana posta koymak da eklenmiştir. liseli falan olmadığına göre bize sergilen bu piyes, oyun, tiyatro, artık adına ne derseniz, bana hakkında yanılmadığımı daha da çok gösterdi. yani ben yemedim bu sahne gösterisini ama eminim yiyen çok olmuştur. bu da var oluş amacına oldukça uygun olduğunu gösteriyor.
bir bunu bir de sinan oğan'ı mhp'nin içinde oldukları on yıl öncesinden beri takip ederim. o zamanlar geleceğe dair ümit veren, donanımlı, genç sayılabilecek yaşta siyasetçilerdi. türk siyasetinde çökülen koltuktan tabutla ayrılma sorunu yüzünden ilerleyemedi ikisi de. içinde bulundukları partinin yapısı da öyle. tam itaat partisi. özdağ parti içinde yükselemeyeceğini görünce iyi partiyi kuran oluşuma katıldı. orada da akşener yolunu kesince küçük olsun benim olsun kafasına girdi. siyasi ideolojisi temelde bu iki partiden çok da farklı olmayan bir siyasetçi bulunduğu parti içinde birşeyleri değiştiremiyorsa başarısız bir siyasetçidir. ayrılıp kurduğu siyasi partinin de halkta karşılığı sınırlıdır. dinozorlar tarafından yolu kesildiği için kendi partisini kuran adam da kimse kusura bakmasın, koltuk derdindedir. küçük yerin büyük adamı olmak derdindedir.
Kritik mevzularda muhalefete yüklenip iktidarın elini rahatlatan ve tepkiyi muhalefete çeviren tarzıyla büyük hayal kırıklığı oldu benim açımdan parti başkanlığı.
Sürekli olarak polemiğe giren ve mevcut iktidardan pek de farklı bir dil kullanmayan ve mevcut iktidarın mülteci sevmeyen versiyonu olan parti başkanı.
Sandıkta oyu gavura vurur gibi vuruyorum kendisine devrem.
Güvendiğim partiyi kurmuş kişidir;sözlerinin arkasında duracağını düşünüyorum kazansa da kazanmasa da oyum ona.
Milli karma ekonomi, doğru düzgün dış politika, kendi yurttaşını önceleyen iç politika, mülteci sorununa kökten kesin çözüm, ne taraf'tan bozma liberaller, ne yobazlar, ne sol gericiler hiçbir kanser Tayfa yok içinde (varsa aşırı sağcı kanser kitle vardır fakat onunda üstesinden gelinebilir yani törpülenebilir ) tertemiz parti; kendine inanmış bir avuç insan benim gözümde koca koca boş beleş ne söylediği belli olmayan bir gün başka öbür gün başka bir pozisyonda olan amaçsız koca yığınlardan yeğdir.
Benim ideolojik bakış vs. Cart curt umrumda değil sadece güvenli ve rahat yaşamak istiyorum kendi ülkemde o kadar.
Konforculuğumu ön plana koyup kendisinden yana tercihte bulunacağım yoksa ümit Özdağ'ın özellikle mülteci politikası bayağı uçlarda ben de farkındayım fakat onunla da baş etmeyi diğer muhalefetle iktidar düşünsün, banane.
gördüğüm kadarıyla 1980'Den sonra mhp'ye eklemlenmiş sağ-kemalizm'i türk-islam sentezciliği yani ülkücülüğün içinden çıkarmaya çalışıyor, elindeki engel kadrosunun darlığı olarak görülüyor.
sağ-kemalizm kabaca nedir özetleyecek olursak, Kemalizm'in adnan menderes, celal bayar, turhan feyzioğlu, ismet giritli çizgisinden yani sağ değerler üzerinden yorumudur. sağ-kemalizm, atatürk'e kurucu baba olarak tanrısal önem verir ve gerçek atatürkçülüğün kendisinde vücut bulduğunu vurgular.
atatürk'ü koruma kanunu sağ-kemalist demokrat parti döneminde çıkmıştır misal.
ümit özdağ da " atatürk çizgisinde türk milliyetçiliği"ni ve "atatürk cumhuriyeti'ni" her konuşmasında ısrarla vurguluyor ve seslendiği kesimi gerçek milliyetçiler ve gerçek atatürkçüler olarak tanımlıyor.
sağ-kemalizm'in altı ok'tan en çok sahiplendiği ve öne çıkardığı ilkeler, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, laikliktir. bu ilkeleri ana kabuğunu koruyarak kendine göre yorumlamıştır. devletçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkeleri anti-komünizm konseptinden kaynaklı geri planda kalmıştır.
ümit özdağ'ın da cumhuriyeti, milliyetçiliği ve laikliği sürekli vurguladığını görüyoruz (milli tarikatlar da var çıkışıyla kendine özgün laiklik anlayışını da fark ediyoruz) bunun yanında gerek komünizmin çöküşü gerek neo-liberalizmin iflası kendisini karma ekonomiye yani devletçiliğe yakınlaştırıyor, karma ekonomi uygulayacağını da sık sık vurguluyor.
yani ümit özdağ kendi yorumuyla, devletçilik, cumhuriyetçilik, laiklik, milliyetçiliğe sahip çıkıyor. türkiye'de yükselen seküler milliyetçiliği, geçmişin sağ-kemalizm mirasıyla buluşturmaya çalışıyor. ülkücülüğün kırsalda etkili olduğu geçmiş yıllar gerilerde kaldı; türkiye iyi kötü şehirleşti ve türk-islam sentezine artık talep edilen milliyetçilik sığmıyor.
benim gördüğüm ümit özdağ geleceğin şehirli-seküler türk milliyetçiliğinde pastanın büyüğünü merkez sağ iyi partiye değil, bizzat milliyetçiliğin kendisinin partisi olduğunu vurguladığı zafer partisi'ne kaydırmayı planlıyor.
kendisi eğer başarabilirse seküler milliyetçiliğin ve sağ-kemalizm'in yani geleceğin türk milliyetçiliği olarak görülen milliyetçiliğin ideolog partisi olmaya çabalayacaktır. kurduğu 21. yy türkiye enstitüsü ideoloji üretiminde ana makine olacağa benziyor.