Sadece İzmir'in dağlarında değil, ülkenin her yerinde çiçekler açtığı gün'dür ve bugün 98'inci yıl dönümüdür.
"Keşke yunan galip gelseydi." diyen meczuplar mezarlarında ters dönmeye devam ede dursunlar; bizler hiç olmadığı kadar yüksek sesle söylemeye, haykırmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Şöyle ki;
"İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar. Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa; Adın yazılacak mücevher taşa."
Kutlu ola !
-Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilenlerin hakkıdır. "Mustafa Kemal Atatürk."
Tarih 15 Mayıs 1919 1. Dünya Savaşı sonrası Yunan Ordusu, İzmir'i işgal etti. Anadolu'nun neredeyse tamamı düşman askerleriyle doldu. O gün, gazeteci Hasan Tahsin Kordonboyu'nda Yunanlılara ilk kurşunu sıktı. Kurtuluş mücadelesinin ilk kıvılcımını ateşledi. İzmir'in işgalinden sadece 4 gün sonra, 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da yakılan ateş sonra dalga dalga yayıldı.
Geçen zaman içersinde anadolunun her bir karışında emperyalizme karşı savaş verildi. Erzurumda, antepte, maraşta, inönüde, kocatepede...1 eylül 1922 de ilk hedefiniz akdeniz ileri emrini veren paşa artık işin sonuna gelmişti. 15 mayıs 1915 de hasan tahsinin başlattığı mücadele artık son bulmak üzereydi.
Özgürlüğe kavuşma sırası artık izmirdeydi. 9 Eylül sabahı ilk birlikler İzmir'e girdi. Ay yıldız önce Hükümet Konağı'na sonra Kadifekale'ye çekildi. Mustafa Kemal 9 Eylül 1922 günü karargahı ile Belkahve'ye gitti. Orada oturup Bir incir ağacının altında Kadifekale'deki bayrağı seyretti Ve Ankara'ya, İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf orbay a şu telgrafı çekti: "Birliklerimiz İzmir doğu sırtlarında düşmanın son direnişini kırdıktan sonra bugün İzmir'imize girdi"
İşte o gün izmirin dağlarında çiçekler açmıştır