albümün adına yakışan, yol romantizmini anlatan yine düştük yollara lokomotif şarkı. 1996 öğrenci protestolarını anlatan yök'ün yıldönümü gibi protest şarkılar da var. dede baba oğul saklı favorilerden.
insanoğlu'nun herhangi bir hava veya su taşıtı kullanmadan ve aynı yerlerden tekrar geçmeden, yürüyerek katedebileceği en uzun yol yaklaşık 22.000 kilometre civarındaymış. güney afrikada bulunan cape town'dan yola çıkıp rusya'da bulunan magadan'a kadar olan yol yürünerek aşılabilecek en uzun mesafeymiş. toplamda 17 ülkeden ve yedi ayrı saat diliminden geçiyormuş bu yol. kaç ayakkabı eskiteceğini hesaplayan olmamış. deneyen olmuş mudur olacak mıdır bilemiyorum. illa ki bir sivri akıllı çıkar diye düşünüyorum. buyrun, güzergah: i.ibb.co/...
yolun çizgileri uzandığında ve kaybolduğunda aklıma hep o gelirdi. neden ve sonuç kapısının ağzına kadar açık olduğu bütün imkanların dizime ellerime kadar geldiği zaman'larda bile o karanlık yollar benden onu alırdı. geri de verirdi her şey çekildiğinde bütün kapılar kapandığında. karanlık yollar bizi kıskanıyordu. hayır o yolları ben yaratmıştım. kendi zihnimdelerdi. onların ipini artık tutamıyordum. sağdık dostlarım bizi ayırıyordu. hep kendimi o çizgilerin bittiği yerde buluyordum. yarım kalan oluyordum onsuz oluyordum. bu karanlıkta izim kaybolacaktı belki de. durmadan gidiyordum. gitme dur dedim kendi kendime yer ayağımdan kayıyordu. sonsuz boşluk beni çekiyordu. karşıdan küçük kız çoçuğu haykırışları duyuyordum. insafsız bir baba kızını dövüyordu. baba seni çok seviyorum diyordu. ada'm şuuru yokmuş gibi tokat atıyordu. koşmaya başladım çizgilere basmadan. tam yetiştim. o ağlayan kız çoçuğu ben olmuştum. babam beni hiç tanımıyormuş gibi dövüyordu. biran irkildim. hala yoldaydım. neyi arıyordum kimden kaçıyordum. onu bulacağım diye yine bu kahpe sokaklarda kaybolmuştum. evet yine başladığım yerdeydim o karanlık çizgilerin uzandığı ve kaybolduğu yer.
Gazapizm'in * albümünde yer alan şarkısı. Sözlerinin anlamlı ve şarkının beatiyle uyumunu beğendiğim için şuraya sözleri sallıyorum
Bitmek tükenmek bilmeyen uzun bi' yol Çocuk eminim zor (zor) Ama tercihin çok (çok) Vazgeçmek de yol, seçmek de bi' yol Yol (yol) Muğlak dönemde bir mucize Sağlam bedende kanser gibi Alışmak da yol, savaşmak da yol Yol (yol) Kazandık gözüm, bak kazandı yaşam Utanma, bugün biz başardık, inan Rehavet de yol, kefaret de yol Yol (yol) Bir sabah aklıma korkular kazındı Dur, dedim gitti yolumuz ayrıldı Kaybolmak da yol, bulunmak da yol Yol (yol) Yitik bir bilincin en uç noktası Nefretin üstüme yokuş koşması Kirlenmek de yol, arınmak da yol Yol (yol) Varoluş peşinde sakatsan da koş Kaçmıştır uykumuz, yataklar da boş İhanet de yol, sadakat de yol Yol (yol) Tırmanıp ağaçlara bulutları aştık Kimse konuşmaz artık Düşlemek de yol, reddetmek de yol Yol (yol) Beni yerle bir eden bu…
takip edildiğinde ulaşılmak istenene götüren hat, güzergah veya yöntem.
kimi zaman gül bahçesi gibi görünen, kimi zaman dikenlerle, ayağımıza dolanan taşlar veya düşmemize neden olan çukurlarla dolu... eğimi fazla olan ise gidilmesi en güç olanı.
bir kaç cümle öncesinde bahsettiklerim bir şekilde aşılır. ya başkalarının bıraktığı izleri takip ederek gidilen yol? hiç özgür olamamış irade, kendi arayışında, özgünleşememiş karakter... hep başkalarının gölgesinde, taklit düşüncelerde yok olanlar...Yol kadar Yolcu da önemli elbet; gezgin olmalı. gezgin olma hali, kişinin ait olacağı yeri kendisinin bulacağını bilmesidir. Yolculuk ruhun yeniden doğuşu, bambaşka kişiye dönüşme halidir.
yürümeyen ilişkide, kendisine uymayan fikirlerde, sevilmeyen işte saplanmak tutsaklık ve tutsaklık başa bela. sonuçsa güdülmek.
hep hatırlanmalı ki gün ışığıyla başlayan her sabah, umut ve macera dolu yeni yolumuz. Yürürken edindiğimiz birikimlerimizle yoğrulup neye dönüşmek istediğimize karar verecek olan biziz. yeter ki görmeyi ve farketmeyi öğrenelim.
bir yerden bir yere gidişlerimiz hep onun sayesindedir. tarihin en büyük yol yapıcısı hitler ya da rte değildir. romadır. işte bu nedenle bütün yollar roma'ya çıkar. antik dönemde rastlayacağınız her düzgün yolun bir ucunda roma vardır. bu sayede ordularını süratle ve fazla hırpalanmadan nakledebilmiş, hızla yayılmış, yayıldığı alandaki bütün değerli mallar ve ürünler dünya şehri roma'ya taşınmıştır.