bugün her bilimsel buluş karşısında "bu zaten kur'an'da yazıyor" anlayışının babasıdır. ilmi düşünceye yöntem olarak iman ve sezgi yolunu seçmiş, zahiriden bir bilgi edinilemeyeceği o yüzden tek gerçeğin tanrı ve onun rehberi kur'an'da olduğunu söylemiştir. tehafütü'l-felasife, yani filozofların yanılgısı kitabı ise 16. yy'dan sonra islamiyetin orta çağ karanlığına geçişinde büyük rehber olacaktır. aklın bilgi anlamında eksikliğini iddia edip, aristotales mantığı ile tanrıyı kanıtlamaya kalkacaktır. daha sonra ise ibn-i rüşd tehafut et-tehafut el-felasife yani tutarsızlığın tutarsızlığı kitabı ile 100 yıl sonra gazali'nin eksiklerini ortaya koymaya çalışsa da müslüman dünyası önlenemez bir biçimde bu geri kalmışlığın içine düşecektir.
ha bunun sadece müslümanlara özgü bir durum sanıyorsanız bir de buradan yakın: