birileri cumhuriyet ile demokrasi arasında bir bağ yokmuş gibi cumhuriyeti küçümsüyor. söylediklerine göre cumhuriyet biçimsel bir yapı imiş. yarım yamalak hukuk ve orta okul seviyesindeki bir tarih bilgisiyle demokrasi ile yönetilen meşruti monarşilere gönderme yapıyorlar. ingiltere'de olduğu gibi olmaz mıymış... anlamadıkları şey tarihsel koşulların ve toplumsal dinamiklerin ingiltere'den çok farklı olmasıdır. ayrıntıya girmek istemiyorum ama ingiltere monarşisi magna carta'dan bu yana anayasa tarihi açısından evrimci bir çizgi ile sınırlarını bildi. türkiye gibi bir ülkede padişahlığın korunup da onun sembolik kalmasını sağlamak ise neredeyse imkansızdır. çünkü geri kalmış bir toplumda halkın iradesini yansıtmanın tek geçerli yolu cumhuriyettir. kuramsal açıdan da cumhuriyet demokrasiye en uygun biçimsel koşulları sağlayan sistemdir. çünkü monarşinin tersidir. tanrı adına değil ulus adına yönetimdir. kaldı ki egemenliğin tanrı adına bir aile tarafından kullanılması, sahtekarlıktır, babadan oğula geçen bir yönetim- istediği kadar sembolik yetkilerle donatılsın-demokrasi fikrinin özünden onay alamaz. bunun için fransız devriminden bugüne bütün demokratik özlemler cumhuriyet ile birlikte ifade edilmiştir.