8 kişi kalmış rakiplerini yendikleri maçtan bile mağduriyet çıkartmış kulüp. Sosyal medya sanırsın ki Galatasaray 8 kişi kalıp maçı kaybetmiş gibi yorumlarla dolu. Vallahi ayıp.
(bkz: 30 ağustos 2019 kayserispor galatasaray maçı)
geçen şaibeli bir maçla şampiyon olmuş (3-2'lik rize maçı), bu sene de kayırmalara devam edilen takım. hakkıyla şampiyon olana sözümüz yok ama böyle giderse bu ligi kimse izlemez. bunu hangi takıma yaparlarsa yapsınlar bunu dile getirmek lazım.
2019-2020 sezonunda an itibarı ile değeri 136 milyon euro olan takımla oynayacak. bu konudaki en yakın rakibi beşiktaş'ın takım değeri 84 milyon euro, üçüncü sırada ise 83 milyon euro ile fenerbahçe geliyor. geçen sezon devre arasında diagne ve mitroglu transferlerinden sonra "deniz bitti!" diyen aynı başkan yaptı bu transferleri. görünüşte 8-9 milyon euro para harcadılar. aynı miktarda da gelir elde ettiler. lakin diagne 3 milyon euroya gidiyor ancak maaşını galatasaray ödüyor gibi ufak ffp aldatmacalarıyla yapılıyor bu iş...
kadro değeri olarak arayı açtı cimbom. evet oyuncuların çoğu kiralık. ve muhtemelen onları satın alabilecek gücü olmayacak. yani bu seneyi kurtarmak için yapılan hamlelerin takımı oldu cimbom. dilerim bu yaptıkları ülke puanına yansır. dilerim ülkenin parası boşa çarçur edilmemiş olur. dilerim başkan bir kez daha çıkıp "deniz bitti..." demez. derse, bu yüzsüzlükten başka bir şey olmaz.
parasızlıktan kıvranıyor, diğerleri gibi. buna rağmen, fatih terim ali koç'a bozulduğu için, türk telekom stadyumundaki divan restorant sözleşmesi sahibi koç olduğu için fes ediliyor. hatta terim'in "paranız yoksa ben öderim tazminatı..." dediği rivayet ediliyor. bu fesih nedeniyle 500 bin dolar tazminat ödeyecek şimdi cimbom. şaka gibi lan? türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden koç holdingi batıracaklar(!)
koskoca camia kimlerin eline kaldı ya... yaşlılar da ergene mi bağlıyor böyle?
Şampiyonlar liginden çıkmamayı garantileyen ve real madridden 6 gol yiyen spor klübu.
Milli takım ve diğer pekçok türk takımı gibi başarısız bir takımdır. Kendimizi nasıl geliştiririz diye uğraş vermezler. Gazla çalışırlar.
Çook uzun yıllardır futbola para vermeyi bıraktım. Uzun zamandır da takım tutmuyorum. Tavsiye ederim.
türkiye'nin en büyük takımıdır. taraftarı olduğum ülkenin en değerli markalarından biridir. yalnız futbol başlıklarının ekşi den farkı yok. biraz saygı yahu. burada da futbol başlıklarında birbirlerine hakaretler var. azcık empati arkadaşlar çok zor değil.
Yakaladığı uluslararası başarılar sonrasında tekrarını yakalayacak istikrarı yakalayamamış canım takımımdır. Belirli zamanlarda başarılı günleri olsa da hala süreklilik sorunu bulunmaktadır.
Türkiye'de ve yurtdışında(gurbetçi türkleri kastederek) en çok taraftar sahibi olduğunu düşündüğüm köklü spor kulübü. 22 kupa ile süper ligin, 16 kupa ile süper kupanın ve 18 kupa ile türkiye kupasının en çok kazananı. türkiye'de ilk ve tek uefa kupası ve uefa süper kupa sahibi olmuştur. namıdiğer cimbom
eyyam yokken ya da küfür yemiyorlarken(!) oynadıkları türkiye kupası maçından, alınlarının akı ile(!) paşalar gibi elenen spor kulübü. e napıcan, cücü de insan sonuçta. 3 günde bir gs maçına veremiyosun tabi.
bir fenerbahçeli olarak en sevmediğim takımlar listesi yapacak olsam trabzonspor'un da önünde açık ara zirveye yerleştiririm kendilerini. o denli sevmem. o denli umursamam. lakin mevcut yönetiminin yaptıkları, beni bile rahatsız etti. "beter olsunlar!" diyip geçemedim. çünkü türk futbolunun kurtuluşu için bu geri kafalı yönetim anlayışının sona ermesi zaruri.
belhanda denen adam geldiğinden beri problemli. çünkü taraftarın çok sevdiği bir isim henüz gönderilmemişken getirilip onun forması verildi kendisine. o formayı giydi diye de taraftar ondan on numara performansı bekledi. ama belhanda öyle bir oyuncu olmadı hiç. umursamaz göründü. gereksiz kartlar gördü. taraftara küfretti. yönetimin indirim talebini kabul etmedi falan filan. bununla birlikte cimbom orta sahasının bence en önemli isimlerinden birisi oldu. çünkü onsuz bir orta saha yeterince yaratıcı olamadı. yeterince etki sağlayamadı çünkü kadroda alternatifi yoktu. hala da yok. ve bu sene sözleşmesi de bitiyordu.
şimdi bu adam, maçtan sonra çıkıp doğruları söyledi diye, sözleşme sonuna aylar kala, yönetim tarafından gönderildi. taraftara küfür ettiğinde gönderilmedi. ancak yönetime sosyal medya ile uğraşacağınıza şu sahayı düzeltmeye uğraşın anlamına gelen şeyler söylediği için gönderildi. onun haddine midir bunu söylemek? değil belki. söylememesi gerekir belki. cezayı hak eder belki. ama sözleşmesi zaten bitmekte olan bir futbolcu, taraftarla arası da pek iyi olmadığı için, benzerlerini hatta daha ağırlarını söyleyen terim'e dokunamayan, dokunmaya cesaret dahi edemeyecek olan yönetim tarafından sadece gösteriş olsun diye gönderildi. takım şampiyonluğa oynarken hem de.
şaka gibi ama gerçek. sanıyorum kalan futbolcuları robot sanıyorlar. şimdi ben muslera, marcao, sarachi falan olsam, bir sonraki maçtan sonra çıkar aynı cümleleri dile getiririm. bakalım onları göndermeye de yürekleri yetecek mi?
galatasaray, her ne kadar zerre sevmesem de, türk futbolunun en önemli parçalarından birisi. ve böyle bir parçanın, tek amacı kendi pr'ını kasmak olan insanlarca yönetilmesi, sadece galatasaray'ın değil, türk futbolunun kaybı.
son olarak bu rezalete de imza atan bu adamlar dilerim en kısa zamanda paket edilip tekrar dönmemek üzere gönderilirler.
gidişatı pek de iyi durmuyor kendisinin. işin açıkçası ben burak elmas ile işlerin iyiye gideceğini düşünmüştüm ancak yaz dönemi romenlere harcanan paraları gördükten sonra bir şüpheye düşmedim dersem yalan olur. evet cimbomda hagi ve popescu gibi romenler oldukça iyi iş yaptılar ancak sonrasında gelen romenlerin pek o kadar başarılı olamadıkları da aşikar. hal böyleyken, gençleştirme operasyonu adı altında, 20 yaş üstü adamlara harcanan yüksek rakamlar ürkütücü. işin garip yanı halen kendileri de ne yaptıklarını bilmiyorlarmış gibi bir durum var ortada. kaldı ki sezon başı 30 milyon euro civarı borcun altına giriyorsun ama maaş ödemekte bile zorlanıyorsun. mayıs ayında kredi borcunun ilk ödemesi olan 250 milyon tl nasıl ödenecek, bana bile dert oldu. ki fenerliyim. burak elmas da bir ali koç değil. faruk süren'in damadı olmak dışında necidir bilmem.
terim ile işlerin yürümeyeceğini, artık eski hocaların devrinin kapandığını düşünen birisiyim. yani ne bileyim mourinho bile ıskartaya çıkmış gibi duruyor. hal böyleyken terim, denizli, güneş gibi eski nesil hocaların kendilerini geliştirmeden bir şeyleri değiştirmeleri ve geliştirmeleri mümkün değil bence. haliyle çıkış noktası en başında hatalı olan bir yönetimin, zaten sıçmışken halen sıvamasına şahitlik ediyoruz. ve bu durum gerçekten düşündürücü.
küme düşer mi düşmez mi bilmiyorum. açıkçası küme düşeceğine pek ihtimal vermiyorum. mutlaka bir yerlerden bir yardım eli uzatılacaktır. en kötü pandemi dönemindeki gibi bişi bulunur. ülkenin en büyük camialarından birisi sonuçta. bununla birlikte özellikle 1, 6 ve 8 numara problemlerini çözmeden bu riski sonuna kadar yaşayabilir. yani halı saha maçına çağırmayacağınız adamı muslera'nın arkasına ikinci kaleci olarak koyamazsınız. iyi niyetle 6 numara oynamaya çalışan ama 6 numara oynamakla alakası olmayan taylan'ı suçlayıp duramazsınız. jailson'u stoper oynatan zihniyeti suçlamanız gerektiği gibi taylan'ı 6 numara oynatan zihniyeti suçlamanız gerekir. aynı şekilde öyle ya da böyle ligin en iyi 8-10 numarası sayılabilecek belhanda'yı gönderip yerine yardımcı oyuncu rolüne uygun romenleri alanları suçlamanız gerekir. sahada liderlik yapmasına umut bağladığınız arda turan aslında 4-5 sene önce futbolu bırakmışken, feguli sezonda 5 maç iyi oynayacak mı diye ona dünyanın parasını veriyorken, sol kanat oynayamayacağı aşikar babel'e kaç yaşından sonra kaç senelik garanti kontrat yapmışken, ve bu takımı yıllardır yöneten hoca durmadan ocak, haziran, ocak, haziran derken, suçluyu dışarıda arayamazsınız. ha eski yönetime de kızıyorlar. daha eski olana. hani şu feguli, belhanda, fernando, gomis, maicon, mariano'yu falan alan adamlara. bunca yıl o kadronun ekmeğini yemişken buna da hakkınız yok. belhanda'ya teklif varken satmayan ama sözleşmesini fesh edenleri suçlamanız lazım. ya da falcao'ya bir takım parası ödeyenleri. ve devamında gelen bu yeni yönetimi.
neyse, çok yazdım hakkında. işleri zor. bir fenerliye bile dert olduysa, cidden zor.
Son iki maçta bekleneni terse çeviren takımım. Barçadan fark yer dendi, berabere kaldı. Beşiktaş gömer dendi, sahadan kalıntılarını kazıttı. Bu akşam da nef’te Barcelona takımını ağırlayacak. Çok ama çok zor bir maç olacak. Bizi önceki maç gibi hafife almayan bir Barcelona var karşıda. As kadrosu ile başlar Diye düşünüyorum bu sefer. İlk yarı gol yememeyi başarırsak, işi penaltılara bile götürebiliriz belki. %25 ihtimal. Yıllar sonra (neredeyse 10 yıl) Beni Bu kadar heyecanlandıran başka bir maç olmamıştı. Fanatikliği bırakalı çok olmuştu ama, özlemişim bu heyecanı. Sabahtan beri oturdum eski maçları izliyorum gözlerim dolu dolu. Arka planda şanlı Galatasaray şarkısı çalıyor. Ah be... güldür yüzümüzü... sokağa dökülelim bu gece.... ah be..... çok ama çok zor. Ama... ya tutarsa?