paranın değerini dayandığı metadan aldığı prensibine dayanan teoridir. chartalist teoriye tezat teşkil eder. (bkz: kartalizm)
the state theory of money'nin ilk bölümü autometallismi ele alır. autometallismde metale yüklenen yasal bir anlam namevcuttur. parçaların formu değil ağırlığı önemlidir. teori ele alınırken autometallismin toplumsal kabul gören ödeme araçlarına örneklerden yalnızca biri olduğu not edilmiştir. knapp buna genel olarak authylism ismini vermiştir, "auto" kendi, "hyle" de madde anlamına geldiğinden bu isimlendirme oldukça mantıklıdır.
the state theory of money'de ödeme aracı olmayan herhangi bir meta karşılığında bir pound gümüş alacak bir adamın gümüşten iki farklı biçimde fayda sağlayabileceği yazılmıştır: ya gümüşü doğrudan zanaatta değerlendirecektir ya da ihtiyaç duyduğu diğer malları elde edebilmek için gümüşü bir ödeme aracı olarak kullanacaktır. bu durumda, bir metanın toplumsal kabul gören bir ödeme aracı formuna bürünebilmesi için herkesin işine yarayacak bazı nitelikleri barındırması koşulundan söz edilecektir.
metallism kendi içinde branşlara ayrılabilir. tek bir metal de, birden fazla metal de para birimi olarak kullanılabilir. popüler bir örnek olarak, iki metalin (altın ve gümüş) kullanıldığı bir sistemin adı bimetallismdir.
bimetallismin sürdürülebilirliği ise gresham kanunu'ndan ötürü tartışma konusu olmuştur. gresham kanunu iki emtia paranın tedavülde olduğu bir sistemde daha değersiz olan paranın dolaşımda kalması prensibidir.
kanuna adını veren her ne kadar sir thomas gresham olsa da, milattan önce 446'da doğan komedya yazarı aristophanes böyle bir fenomenin varlığından haberdardır ki eseri bátrachoi'de gresham kanununa uyan diyaloglara yer vermiştir.
sir thomas gresham, cambridge'de eğitim görmüştür. birinci elizabeth'e uzun süre mali danışmanlık yapmıştır. birinci elizabeth tudorların en aklı başında olan üyesi olsa da, büyüklerinden devraldığı dış politika problemleri ve hasat zamanı ortaya çıkan aksilikler onu ödenemeyen dış borçlarla cebelleşen bir ingiltere ile baş başa bırakmıştır.
gresham'ın aklına basit bir fikir gelmiştir:
"bad money drives out good money." "kötü para iyi parayı kovar."
emtia paraların norm olduğu bir çağda bu fikir gerçekten işe yaramıştır. kraliçenin babasının zamanında içindeki değerli metal oranını düşürdüğü paralar yerine değerli paralar basılmıştır, sonunda da ingiltere lannisterlar gibi borçlarını ödemiştir.
ne var ki pek çok ülkede altın standardı veya gümüş standardı rejimlerinin uygulandığı çağlar artık geride kalmıştır. 1900'lerin hikayesini herkes az çok bilir: dünya savaşlarının maliyetleri, buhranlar, bretton wood konferansı, charles de gaulle'ün bilinçli olarak dolar rezervlerini düşürmesi: sonunda da cem uzan'a hapis ve vietnam savaşı'ndan yıpranmış abd'ye nixon şoku.
günümüzde doların altına konvertibilitesinin sona ermiş olması esnek olmayan bir standardı yok ettiğinden ve devlete gereğinden fazla güç verdiğinden metallistler için ürkütücüdür. diğer yandan bu tür materyallerin bulunabilirliğinin değişkenliği de istikrarın sağlanabilmesi adına pek ideal değildir.