görüleceği üzere imparatorluk ayvayı yemiş. bir taraftan yunan ve yunan olmayanlar arasındaki gelir farkı, bir yandan güneyden imparatorluğu tehdit eden müslümanlar, bir yandan da barbar kavimler derken halkın sigortalar atıyor. ama bu fazla enerjiyi atacak ortam bulamıyorlar. bir de yahudilerin vaftiz olma zorunluluğu ekleniyor tüm bunlara. en sonunda yunanistan'da halk öyle bir isyan ediyor ki, denizdeki gemileri bile batırıyorlar.
sonra leon, halki kapısı'ndaki isa ikonunu, bir haç ile değiştiriyor. bunu yapma sebebi de ikonlar hakkındaki düşüncesi. "tüm bunlar başımıza ikonlar yüzünden geldi" diye düşünüyor. halbuki azıcık halkın sıkıntılarını dinlese tüm bu isyanlar çıkmayacaktı.
haliyle hristiyan dünyası (roma dahil) epey isyan ediyor leon'un bu tutumuna. zira ikon geleneği daha ilk hristiyanlardan beri mevcut olan bir şey.
sonra leon ölüyor, yerine v. konstantinos geliyor. o da babası gibi ikonlara karşı mesafeli. düzmece bir konsey toplatıp ikonları günah ilan ediyor. ama sözde "ekümenik" olan bu toplantıda sadece beş tane başpiskopos bulunuyor.
haliyle fetvayı alan halk kiliselere yardıyor ama papazlar da boş durmuyor tabii. ikonları manastırlarda saklamaya başlıyorlar.
tabii herkes ikonları kötü olarak görmeyince bu sefer halk ikoncular-ikon kırıcılar olarak ikiye ayrılıyor. zaten elden gitmekte olan imparatorlukta işler epey çığrından çıkıyor ve annesi türk olan iv. leon tahta çıkınca bu iki tarafı sakinleştirmek adına bir şeyler yapmaya çalışıyor. ama ne yapacağını o da bilmediği için çabaları boşa gidiyor. o da ölünce imparatoriçe irini tahtı devralıyor ve nihayet ekümenik konsey toplamayı akıl ediyor. ordudan gelen protestolara rağmen ikonlar tekrar kiliselere giriyor. bizans kilisesi tekrar öğreti bakımından batı kilisesi ise paralel hale geliyor. böylece bizans'a dalmak üzere olan franklar savaştan vazgeçiyor. irini çökmek üzere olan imparatorluğu uçurumun kenarından kurtarıyor. imparatorluk bir 600 yıl daha yaşıyor.