1. "düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte ise hiç görülmez. kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır. tarih kadından hemen hemen hiç söz etmez."

    virginia woolf
    #9541 ma icari | 8 yıl önce
    0yazar 
  2. edebiyat dünyasında bilinç akışı tekniğini en iyi kullanan yazarlardan kabul edilir. okumak dikkat ister, konsatrasyon ister. en önemli romanlarından biri olan kitabın ortasında beni bi anda şok etmiştir. nooluyoz ya, bi şey mi kaçırdım acaba arada diye başa dönme isteği uyandırıyor.

    -- spoiler --


    olaylar güzel güzel ilerlerken, kitabın orta yerinde bir bölümden öbürüne geçince bi bakıyosun anne ölmüş! ne zaman öldü, nasıl öldü, nerde öldü.. önce şunu bi anlatsana bize, yok, hiç bişey olmamış gibi devam ediyo bi de


    -- spoiler --


    hep bi hüzün var sanki yüzünde, hep bi ağlamaklı hal, hiç mutlu olmamış gibi hissettiriyor insana. intihar etmesi de bunun kanıtı sanki.
    #30201 morgase | 8 yıl önce
    0yazar 
  3. bütün romanları, kendi hayatının sembolik birer yansıması olan ingiliz yazar.

    ben de aynı şekilde yazmayı sevdiğimden ötürü, kendisinin bu özelliğini keşfedince kendisinin kitaplarını okumayı daha çok sevdim. her romanında farklı bir yönünü keşfediyorum kendisinin. keşke tüm kadınlar böyle olsa.
    #64179 touma seguchi | 7 yıl önce
    0yazar 
  4. 136. yaş günü onuruna google'a doodle olarak gülümsetmiştir.
    #72564 lois lane | 7 yıl önce
    0yazar 
  5. "başkalarının gözleri, bizim zindanlarımız; başkalarının düşünceleri, bizim kafeslerimiz."
    (The eyes of others our prisons; their thoughts our cages.”)
    #72807 morgase | 7 yıl önce
    0yazar 
  6. (bkz: ) tekniğinin öncüsü ingiliz yazar. 1882-1941 yılları arasında yaşamıştır.

    birinci ve ikinci dünya savaşı arasındaki dönemde kendisi ingiliz sanat çevrelerinde öne çıkan bir figür olmuştur.

    safkan bir ingiliz değildir ayrıca. kendisinin kökenlerinde hintli kanı da vardır. belki de güzelliğini de bu unsur veriyordır kim bilir? nedense kendisinin resmini ilk gördüğüm günden bu yana (sanırım 12-13 yaşımda falandım) "keşke bu kadınla evli olsaydım" diye düşünürüm hep.

    lyndall gordon'un kendisi hakkında çok güzel bir biyografisi vardır bir de.

    keşke daha çok bilgi versem ama benim bilgim de lyndall gordon'un biyografisi ile sınırlı.

    //bu başlık laedri tarafından ukde olarak kaydedilmiş
    0yazar 
  7. (bkz: ) kitabı ile tanıştığım ve gerçekten herkesin kendi odasına, hayatına, düşüncelerine yeni bakış açıları katan yazar.
    #218607 psikolojik deli | 4 yıl önce
    0yazar 
  8. Hollywood tarafından hayatından belli kesitler filme çekilmiş kadın yazar. The Hours (saatler) adlı 2003 yapımı film Woolf'un karakterlerinden biri olan ekseninde geçer. Woolf'u canlandıran izlenmeye değer. Diğer oyuncular: , .
    Yönetmen: Stephen Daldry




    #218801 birbaskagocebeencore | 4 yıl önce
    0yazar