Devletçilik ilkesi, bir ülkenin sosyal politikasında izlenecek yol ve yöntemlerin belirlenmesi, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın devlet eliyle gerçekleştirilmesidir.
Devletçilik ilkesinde asıl amaç fertlerin yapamayacağı oluşumların devlet tarafından sağlanmasıdır. Bu ilke Atatürk'ün ekonomik görüşlerini ifade eden, ekonomik kalkınmada özel teşebbüslerin yanı sıra devletin de yatırımlar yapmasını öngören karma sistemi ele alan, sosyal güvenliğin sağlanmasını devletin görevi kabul eden bir Atatürk ilkesidir.
Devletçilik ilkesinde devlet güçsüzlerin kuvvetlilerle karşı karşıya kalmasından doğacak sakıncaları gidermek maksadı ile düzenleyici roller üstlenmektedir.
Kısa bir tabir ile devletçilik ilkesi, devletin ekonomik alana doğrudan doğruya müdahalesini öngören bir sitemdir.
ideal hali; devletin girişimcilerin yapamayacağı şeylerin öncülüğünü yapıp, daha sonra piyasadan çekilmesi şeklinde olan siyasa.
mesela klasik müzik arenasında bu ilke muhteşem bir şekilde uygulanmıştır. devlet önce kendi eliyle cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası'nı kurmuştur. sonra zaman içerisinde özel orkestralar klasik müzik alanını doldurmaya başlamıştır. tabii hala her şehrin bir filarmoni orkestrası yok, orası ayrı (ama her şehirde bir pavyon vardır mutlaka).
bu arada cso, hakikaten bu ülkede klasik müziğin sigortası. yurtdışına giden çoğu müzisyeni, cazip tekliflerle yeniden türkiye'ye döndürmeyi başarmıştır.
eğer bir devlet sadece devletçilik üzerinden yürürse, bu sefer devlet bireyin özel hayatına da karışmaya başlar. mesela güney amerika ülkeleri böyle bir süreçten geçmiştir zamanında.