2014 yılı kasım ayında doğup, henüz iki yaşını doldurmadan hayata gözlerine yuman benim sahil kasabam.
vakti zamanında oraya üye olan herkesin nickleri kulzos veritabanına eklenecek ve bu nickleri başkalarının kullanmasına izin verilmeyecektir.
ayrıca, meta sözlük sahibi tseven ile veritabanındaki tüm verilerinin alınabilmesi için önceden hem fikir kalınmış ancak daha sonra kişilerin itiraz edebileceği düşüncesiyle söz konusu girdilerin kişinin talebiyle kendisine gönderilebileceği ve bizim aracılığımızla kulzos veritabanına aktarılacağı konusunda anlaşılmıştır. yani, girdilerini almak isteyenler, meta sözlüğe kayıt oldukları mail adresi ile metasozlukbeta@gmail.com adresine mail atarak eski girdilerini temin edip bize iletebilirler.
Özlüyorum vallahi. Butonlarını ayrı, yorum özelliğini ayrı. Hatta o bilgisayardan okuyunca gözleri yoran enine uzun tasarımını da. Daha ne diyeyim ki başka.
Özlediğim, boşluğunu youreads ile doldurmaya çalıştığım ama boşluğu dolmayan sözlük. Sözlük önemli değilde girdilerim içinde kaldı ve hepsini alamadım ya la.
en çok da başlığın kendi içinde kategorilere ayrılabilme özelliğini özlediğim temmuz 2016 da kapanmış olan sözlük. inşallah bu özellik yakında kulzosa da eklenir çünkü insan alıştıktan sonra eksikliğini hissediyor gerçekten.
Meta sözlüğü özleyip belki bir umut açılmıştır deyip bakmak için girdiğimde karşıma kulzos diye bir sözlük çıktı. Kulzos nasıl bir sözlük olduğunu bilmeden hemen üye oldum. Anladığım kadarıyla bir meta hayranının kurduğu bir sözlük ona ricam sözlüğün eski tasarımına dönmesidir elbette birkaç yenilik eklenebilir ama meta ismi ve tasarımı her daim aklımızda kalacaktır. Site sahibine ricada bulunuyorum. Metayı yeniden diriltsin.
ne zamanlardi be! sol frame'in hic akmadigi gunler vardi. arkadas gibiydi herkes. sanki ayni binada oturan komsulardik. azdik ama yeterdik. tabi sisteme boyun egdi ve sessizce karanliga gomuldu. tanim: betasindan cikamadan kapanan sozluk.
ekşi sözlük mülteci istilasından sonra uzunca bir dönem girmediğim. birkaç ay sonra ne alemde bir bakayım diye girip kapandığı haberini alınca gözümden bir damla yaş akan minik sahil kasabam. (bkz: acıtasyon) (bkz: mübalağa)
zaman zaman ekşi sözlükten kaçıp kafa dinlemeye geldiğim dağ evimdi ama kapandığını görünce gözümden yaş falan da akmadı. sonu belliydi bence. en son 3 kişiyle dönüyordu. neyse, burası da yeni bekçi kulubem olsun madem ki.
her eski şey gibi özlenendir. semantik yapısı ile başlık açarken zaman zaman "şimdi bu hangi kategoriye uygun ola ki" dedirten ama farklı anlamlar barındıran terimleri bulmakta inanılmaz kolaylık sağlamıştır.
15 temmuz'dan bir hafta sonra giriş yapmaya çalışıp veda mesajı ile karşılaşmıştım. mevcut konjonktürden kaynaklandığını sanmıştım. sağlıklı düşünmeye başladıktan sonra "ne alakası var lan" dedim. neden kapatıldığını hala tam olarak bilmiyorum ama.
o eski günleri, değişik formatını, yorum yapma opsiyonunu, kategori özelliğini, girdi oylamasını, tseven'ı, jack nichols'ı, disirobben'i, scentofawoman'ı, scott basgan'ı, lacrima'yı, cm spaceman'i, peron dokuz uc ceyrek'i, komutan logar'ı hatırladıkça buruk bir üzüntüyle andığım eski yuvam.
son günlerine doğru gittiğini bilmediğimiz günlerde bize umutsuzluğa sürükleyen bir sorun vardı. tseven ortalarda yoktu. geliştirmeler yapılmıyordu. talep ettiğimiz özelliklerle ilgili fikir belirtilmiyordu. yönetimin mail grubunda sessizlik hakimdi. üstelik yönetim whatsapp grubundan tseven çıkıp gitmişti. zaten herkesin dahil olmadığı o gruptan tseven'in de ayrılması bizleri iyice umutsuzluğa sürüklemişti.
sonra, tseven ve geliştirme ekibinden toplantı talep ettik. önce tseven bizi dinledi. var gücümüzle mücadeleye devam etmeye hazır olduğumuzu ama önümüzü göremediğimizi söyledik. akabinde tseven bize hak verdi, sözlüğü kapatmak gibi bir düşünceleri olmadığını, daha fazla ortalıkta görünmeye çalışacaklarını ve en kısa sürede beta'dan çıkılacağını belirtti. ayrıca geliştirme ekibine iki kişiyi daha dahil ettiklerini söyledi. hatta o ikiliden birisi de o toplantıda bizimleydi. toplantı sırasında tseven whatsapp grubundan neden çıktığını izah edip geri döneceğini de belirtti.
hepimiz o moral ile sözlüğümüze sahip çıktık.
aradan iki üç hafta ve bir kalkışma geçtikten sonra, whatsapp grubunda tseven silence ile konuştuklarını, sözlüğü kapatmaya karar verdiklerini, temmuz sonunda durumu ilan edeceklerini, ağustos sonunda da sözlüğü kapatacaklarını söyledi. ne düşündüğümüzü sordu. verilmiş bir karar için düşünebileceğimiz hiçbir şey yoktu. sahibi değildik. biz hep bir ağızdan, hemen ilan etmesini ve temmuz sonunda kapatmasını söyledik.
akabinde, tseven durumu ilan etti. o süreçte, kendisini bezdirene kadar seçenekler sunduk. sözlüğün sahipliğini devretmesini, arkada gizli sahibi olmasını, bize devretmesini, satmasını, akla gelebilecek tüm ihtimalleri sunduk. hatta gözümüzü karartıp sözlüğü hackletmeye ve scriptler ile veritabanını ele geçirmeye kadar ulaştı düşüncelerimiz. ama tseven kendince haklı gerekçelerle, nuh dedi, peygamber demedi.
velhasıl kelam, bize verdiği sözü tutmadığı için meta sözlük yönetimine kırgınım, ama bizleri bir araya getirdikleri için de borçluyum.
son olarak, meta sözlük'ün çok beğenilen görsel tasarımı bir front end'ciye parası ne ise ödenerek yaptırılmış bir tasarımdı. tseven bir web tasarımcı değil çünkü. meta sözlüğün alt yapısı ise yii framework üzerine kurulu idi. elbette sözlükle ilgili scriptler tseven ve silence'a ait. ancak alt yapı yii idi.
basima bir sey gelmeyecekse* tseveni kapatma konusunda hakli buluyorum. adam o kadar ozgun bir sozluk yazmis elbette istemezdi kapatsin ama sozluk de oluydu. kimse yazmiyordu. aylarca bombostu. yazarlara sanirim son zamanlarinda umutsuz bir seyler de demisti. sinyali verdi ama hala sozluk oluydu. yazarlar bunu gorup daha cok yazacaklarina nickalti savaslarina falan girince iyice umutlar gitti. tseven de hakli olarak kapatti. burada gercekten elestirilecek kesim biz yazarlar olmali, tseven degil.
meta'daki nickimden farklı bir nickle başladım burada yazmaya.
çok kırgın olduğum bir yönetime ve yönetim anlayışına sahip sözlüğüm(dü).
2000'ler kulübündendim... birçok anıyı birlikte yaşamıştık. rençsosseven arkadaşı birlikte yaşamış, birlikte aşık atışmaları yapmış, dostlar kazanmış, en çetin tartışmalara girmiş, ekşi direnişinde gelenleri bir ev sahibi edasıyla ağırlamıştık... katıldığım zamandan sonra, birçok yazar kazandırmıştım sözlüğe. evim gibi, yuvam gibi benimsemiştim...
olmadı tseven... olmadı. kızım sana söylüyorum, larden sen anla!
son olarak, bak buraya geldik ama eğer bir gün meta gibi yapar da kapatırsanız burayı da, hiç acımam bugüne kadar ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, hakiki tosun paşa, çeker vururum seni. vururum ve dönüp arkama bile bakmam!!!
bir mekan değil bir fikir ve o fikrin etrafında toplanmış insan topluluğu idi meta sözlük. haliyle domain adresini, sitenin bulunduğu sunucuları, görselliğini ve alt yapısını oluşturan tüm scriptlerini özlemediğim için benim adıma bir özlem söz konusu değil. çünkü o fikir ve o fikrin etrafında toplanmış insanların önemli bir kısmı şimdi burada, bizimle.
ev dediğin, dört duvar ve çatı değil sonuçta. içindeki insanlar. dövülesi bir sabbracadabra olması bile evi ev yapmaya yeter.
az önce beni bir kez daha üzmüştür. moralim bozuk, yapacak pek çok şey var ama hiçbirini istemiyorum diye eski girdilerimden kayda değer olanları sözlüğe aktarayım dedim zira ayıklamak gerekiyordu. sözlük kapanmadan önce girdilerimin yer aldığı dosyayı birçoğunuz gibi ben de indirdim. attım bilgisayara bekliyordu öyle. 'şunları bi kopyala yapıştır yapayım.' dedim de o ne yarabbi? her şey birbirine girmiş. bi yerde anlamsız bir link var, camel white başlığına ygs sonuçlarımı yazmışım gibi görünüyor. neyin nereye ait olduğunu anlarsam mutlu olacağım.