çağımızın en büyük belalarından biridir. “gelişmiş” ülkelerdeki hayatın iyice hızlanması, büyük şehirlerin temposu, besin değeri olmayan abur cubur yiyeceklere çok daha kolay erişim yüzünden insülin direnci toplumda gitgide yaygın hâle geldi. çok kötü bir kısır döngüdür insülin direnci.
bir örnek verelim, sabahın köründe işe gitmek için evden çıkıyorsunuz. o saatte kim kahvaltı hazırlayacak ve yiyecek? ben hayatta erken kahvaltı edemem mesela, mide almaz. iş yerine girmeden şuradan bir poğaça ya da simit alayım dediniz, şekerli bir çay eşliğinde yediniz. hop! karbonhidrattan ve şekerden kandaki şekeriniz tavan yaptı. pankreas panikle bolca insülin salgıladı, fazla insülinden kandaki şeker iyice düştü, daha bir saat bile geçmeden mideniz zil çalmaya başladı.
neyse, idare ettiniz öğlene kadar. kurt gibi açsınız, öyle salata malata falan kesmeyecek, ketçaplı, mayonezli hamburgere, patatese kolaya yüklendiniz. şeker yine yükseldi, pankreas bolca insülin salgıladı, şeker yine düştü, öğleden sonra 4 gibi yine gözünüz döndü. devirdiniz yine hamurlu, tatlı bir şeyler. ezberledik artık, şeker yükseldi, insülin salgılandı, şeker düştü.
akşam yorgun argın eve geldiniz, evde yemek yok, biraz makarna yaptınız mideye indirdiniz. şeker yükseldi, insülin salgılandı, şeker düştü. gece televizyon karşısında oturdunuz, çay meyve vs. şeker yükseldi, insülin salgılandı, şeker düştü. hele gece kuşuysanız eyvah, 2-3 gibi yine mide zil çaldı. yediniz. şeker yükseldi, insülin salgılandı, şeker düştü.
her gün bu tempo, aylarca yıllarca. pankreas en sonunda yeter be der ve hoş geldin obezite ve tip 2 diyabet. diğer risk faktörlerini sevgili buyucu #243746 no’lu girdisinde yazmış. ama tip 2 diyabet hafife alınacak bir şey değildir. büyük bir baş belasıdır.
tabii sadece beslenme değil bunun nedeni. polikistik over sendromu, karaciğer yağlanması, ailede diyabet, hormon bozuklukları, kortizonlu ilaçlar, antipsikotik ilaçlar, uyku apnesi, hepsi insülin direncine katkıda bulunan etkenler.
peki, insülin direncimiz yaşam tarzı kaynaklıysa ne yapıyoruz? lif ve protein çok önemli. öncelikle hamuru, şekeri, yağı azaltabildiğimiz kadar azaltıyoruz. yiyeceğimiz zaman, yanına mutlaka bir tür protein ekliyoruz. şeker kaynaklı göz dönmelerinde tatlıya sarılma hissini inanın çok iyi biliyorum. yapmayın etmeyin. biraz meyve yanında peynir, yoğurt yiyin. gece otururken yediğiniz meyvenin yanına da peynir yoğurt ekleyin. protein kan şekerini dengede tutmayı sağlar. ayrıca lifli yiyecekleri arttırıyoruz. portakal suyu yerine, portakalın kendisini tercih ediyoruz. yemeğimizin yanına salata ekliyoruz mesela. öğleden sonra illa ki bir atıştırmalık kurabiye falan atacaksak ağzımıza, beyaz unlusunun yerine yulaflı bir şeyler tercih ediyoruz.
ve son olarak da biraz hareketlenmek gerekiyor. metrodaki yürüyen merdivenlerde durmak yerine, yürüyerek inin, yapabiliyorsanız da yürüyerek çıkın. otobüsten, minibüsten bir durak önce veya sonra inin.
işbu girdinin kaynağı kendi tecrübelerimdir. insülin direncini vücuda geri dönüşü olmayan hasar vermeden düzeltmek de mümkündür.