Türk sinemasının 1950'lerden bu yana defalarca ele aldığı, ankara devlet tiyatrosunun kapalı gişe oynayan müzikal oyununda senelerdir hayatını sahnelediği, fosforlu cevriyem ismiyle ibrahim tatlıses'in yorumladığı ayna grubunun coverladığı orijinali 'karakolda ayna var' olan türküye ilham kaynağı olan kadın.
Aynı isimli Suat derviş romanının başkahramanı.
Seks işçisi bir kadın cevriye.
Kendini bir defa yukarıdan aşağıya kadar gördüğü biricik ayna karakoldaki ayna olan cevriye. "A! Karakolda ayna var."
Bir sokak lambasının altında aynasızlardan saklanırken "bu ışık saçlarına vurmuş ve saçlarının üzerindeki toz halindeki ıslaklıkta binlerce minicik yıldızcık yaratmıştı." Ondan fosforlu kalmıştı adı.
İki Kollunda da sahici büyüklüğünde birer kelepçe resmi vardır cevriye'nin. Dostunun, sevgilisinin, kodese düşmesi felaketini ömür boyu taşımak için yaptırtmıştı bunları.
Karakolda ayna var
Kız kolunda damga var
Gözlerinden bellidir cevriye'm
Sende kara sevda var
Sonu pek hazin olan bir kahraman cevriye, toplumun silüetinin suya yansıması, fosforlu bir yansıma bu.
Denizlerin kumuyum
Balıkların puluyum
Aç koynunu cevriye
Ben de allah kuluyum
Güftesi ve bestesi zeki duygulu'ya ait olan şarkı.
Bu şarkıdan esinlenilerek oluşturulmuş bir suat derviş romanı.
Bu şarkı ve romandan esinlenilerek oluşturulmuş bir/birden çok film. Fosforlu cevriye'yi beyaz perdede önce neriman köksal, sonra türkan şoray, daha sonra sevtap parman, daha da sonra da yeşim salkım canlandırmıştır.