yazın değil, kışın gidilmesi daha keyifli olan köy. son yıllardaki yerli turist akını sebebiyle anası bellenmektedir.
yazın gittiğinizde, köyde zaten 2 tane olan (en son 2 taneydi, sonra artmış mıdır sayısı, bilmiyorum) pansiyonlarda yer bulmanız pek mümkün değil. ayrıca burası bir köy olduğu için yolları da oldukça dardır. yazın mahşeri kalabalık ile o köy sokaklarında yürümek bir işkence halinde dönüşüyor. ayrıca lehim gözlüğüne benzer gözlükleriyle caka satan, her köşe başında selfie çektirmezse ölecek hastalığına yakalanmış insanları görmek de can sıkıcı. en iyisi kışın gidin. deli gibi yağmur ve soğuk olmayan bir zamanda (ekim sonu ile aralık başı arası olabilir mesela) giderseniz daha çok keyif alırsınız.
izmir'in selçuk ilçesine bağlı bir köy. ama mükemmel bir köy. kesinlikle gidilmesi ve şişe şişe meyve şarabı içilmesi gerekilen yer. bu sene gittim seneye bir daha gidicem. olmadı bir daha gidicem. sonra bir defa daha gidicem. orda kayserkaya diye bi kamp alanında kaldık bir hafta kadar, şirinceyi sevme nedenlerimden biri de o kamp alanıdır. gidin arkadaşlar
esnafı aşti degnekçilerine benzemiş, şarabı ile ünlü denilen köy.
arabadan inip adım atar atmaz "abi şarap tattıralım" diye yapışan, "ikinci bardaktan sonra keman çaldıran şarabımız var" diye koldan tutup içeri çekmeye çalışan bir esnafla karşılaşmak hoş bir durum değil.
onun dışında turimz ile iç içe geçmiş güzel bir köy. Beypazarı veya safranbolu'ya benzetilmesi muhtemeldir. şarap uzmanı olmadığım için şarapları hakkında yorum yapmak bana düşmez; ama şişe fiyatları mantıklı denebilecek kıvamda; aynı şekilde yeme-içme konusundaki fiyatlar da insani düzeyde.
gün boyu Selçuk ilçeside bulunan tarihi eserleri gezdikten sonra dinlenmek ve şarap içmek için gidilebilecek bir yer.
Maya takvimi ile alakalı söylemin nedenini köydeki bir ermeni adamın bağlantıları sayesinde köye turist çekip para kazanmak amaçlı ortaya çıkarttığını söyleyen bir amcayla tanıştığım turist sever köy. O amca da öyle herhangi bir amca gibi değildi. (bkz: kıvırcık şarap evi) şarap mevzusu -şarap ya da ne demek isterseniz diyin- için; kavun şarabı’nın keyfi bir başka. Giderseniz ya da başka bir yerden alırsanız, mutlaka deneyin. Şarapçılara girerken de kıstasınız organik şarapların meyve cinslerine göre ne kadar alkollenebildiği olsun. Zira burada organik diye tabir edilip de doğallığı bile kuşkulu olan çok şarap var(imiş).
Köy genel olarak yürümesi zor bir yapıda; hem fiziki olarak yolların çirkinliğinden hem dükkanlardakilerin davetkarlıklarından. Hafızam beni yanıltmıyorsa köyde iki kilise vardı ve biri gayet düz bir kiliseydi*. Diğer kilise aziz nesin matematik köyü’ne yakındı ve asıl gidilmesi gereken oydu. Matematik köyü de bu köyde değildir aslında, sadece oraya kadar gitmişken yakındır.
Son olarak: beklentilerin yüksek tutulmaması gereken turistik bir köy sadece. Yerlilerle sonradan yerleşenler arasında müthiş bir görünmeyen savaş var.