-
yukarıda yazılanları okudum, kişiliği ya da insan halindeki faaliyetlerinden bağımsızca tanımlamanın doğru olduğunu düşünüyorum. edebiyatın içindeki insanların bambaşka dünyalar içinde yaşadığını bilmek gerekiyor.
kendisini tanımladığı otobiyografi sanırım en geçerli olan olmalıdır:
-- spoiler --
"1931 yılında doğdum. 1937 yılında annem öldü. 1944 yılında Dostoyevski'yi okudum. O gün bu gün huzurum yoktur.
Biyografim bu kadar."
-- spoiler --
Kendisini böyle naif, içten, komplekssiz, gerçekçi ve samimi olarak nitelendiren insan gibi insandır.
-
sözünü esirgemeyen şairdir.
sunay akın’dan gelsin:
cemal süreya darphane’de müdür; paranın yerinde şair müdür. bütün yolsuzlukları tespit edip, rapor eder, ankara’ya gönderir, mükafat bekler, ama ses yok. bir daha yazıp bir daha gönderir.
çok geçmeden zamanın bakanı darphane’yi teftişe gelir. gelir ama cemal süreya’nın elini bile sıkmaz. "bu kapının arkasında ne var?" diyerek bütün odaları dolaşır. cemal süreya’ya hiç muhatap olmaz, yardımcılarına sorar. bu kapının arkasında ne var, burada ne var… iki saat dolaşır ve gider.
giderken cemal süreya der ki:
"bir kapı var ki, onu size hiç açmayacağız."
"hangi kapı, ne kapısı" der bakan.
"gönlümüzün kapısı."
bakan gider, bir rapor hazırlar: darphaneyi gezdim, çok pis buldum. müdür cemalettin seber’i (cemal süreya) görevden alıyorum.
cemal süreya bu yazıyı alınca bir basın toplantısı düzenler ve der ki:
"bakan haklı, gerçekten de o gün şanlı darphane, tarihinde ilk defa kirliydi. o da sayın bakanın burada teftişte olduğu saatlerdi." -
Cemal Süreya, lise yıllarında aruzla şiirler yazarak edebiyata girdi.
İlk şiiri Mülkiye dergisinde yayımlandı.
Şiirlerinin yanında sanat konularındaki deneme ve eleştirileriyle tanındı.
İkinci Yeni'nin öncülerinden olan şairin ilk şiirlerinde biçim kaygısının ağır bastığı, yeni bir imge ve söyleyiş peşinde olduğu görülür.
Eski şiirle bağını sesten çok imge yoluyla kurar, çağrışımlardan yararlanır.
Onun şiiri, ince buluşların, duygulanımların, yaşanan gerçekliğin, toplumsal ve kültürel birikimin kendine özgü bir söyleyişle bütünleşmiş bileşimidir.
Kendi şiirini tanımlarken: "Benim şiirim erotik bir şiirdir." der.
Eserleri
Şiir: Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan, Sevda Sözleri, Sıcak Nal, Güz Bitiği
www.turkedebiyati.org/... -
asıl adı cemalettin seber olan 1931 erzincan doğumlu şair. -
Üvercinka ile yüreğini bir güvercine bağışlamış büyük şair. -
aşağı ayrancı'nda kendi ismi ile anılan ve şiirlerine ait bölümlerin olduğu bir parka sahip şairdir. -
en sevdiğim şiirin dizelerinin sahibi.
bir çiçek
bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
bir yanlışı düzeltircesine açmış;
gelmiş ta ağzımın kenarında
konuşur durur.
bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,
güverteleri uçtan uca orman;
aldım çiçeğimi şurama bastım,
bastım ki yalnızlığımmış.
bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
keşke yalnız bunun için sevseydim seni. -
öyle bir yere geldik ki hiçbir sokağın adı yok -
Bugün ölüm yıldönümü olan büyük şair, yazar, güzel insan, öksüz, mülkiyeli...
Cemal Süreya'nın hayatıyla ilgili neredeyse onlarca detay önceki girdilerde verilmiş. Ben onun sesiyle onu yâd etmek istiyorum. ahmet muhip dıranas'ın kar şiirini şöyle seslendirmiş güzel insan. -
31 yıl önce bugün aramızdan ayrılan şair. kim bilir kaç kalbi birleştirdi okunduğunda, kaç kalp kırıldı tekrar tekrar. "kuşlar toplanmışlar göçüyorlar, keşke yalnız bunun için sevseydik seni."
"ölüyorum tanrım
bu da oldu işte.
her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.
ama, ayrıca, aldığın şu hayat
fena değildir.
üstü kalsın."
iyi ki yazdın. iyi ki okuduk seni. -
Kendisine ait birçok cümleden etkilensem de beni her zaman sarsan şu cümlelerin sahibi;
“...Annem çok küçükken öldü
Beni öp, sonra doğur beni...”
Dünyada kaç insan böyle bir zihne sahip olabilir bilemiyorum. Birçok şeye yorabilirsiniz, çekebilirsiniz bu cümleyi, birçok insan için de herhangi bir duyguyla bağdaşacak kadar iyi değildir muhtemelen ama ne zaman görsem/duysam/hatırlasam gözlerimi kapatıp bambaşka bir zihinde yeniden doğuşumu düşünüyorum.
“Bir çocuğun annesinin gelişimine katkısıyla şekillenmiş kişiliğini ben tam olarak yaşayamadım, oturmadı benim kişiliğim işte ulan, yardım et bana tut elimden, sev, sar, öp ve kişiliğime katkılarda bulun dünyanın en saf sevme şekliyle beni tamamla, içimdeki çocuk hiç büyümedi ve birinin ona yardım etmesini bekliyor” diye haykırır bu dizeler aslında ve bunları söylemenin en sade en kısa en naif yolunu seçen anlayınca sizi tebessümlü ve şaraplı gecelere sürükleyen şair.
İyi ki yazmış... -
“yol arıyorum, ama zaman zaman yolumu yitirmeli de değil miyim?”
aradığımız yolu bulabilmek için önce kaybolmamız gerekiyor.
güzel adamsın vesselâm... -
"Şimdi açsam pencereyi beklesem
Sen gelsen
Olmaz ya hani geliversen
Hiç bir şey sormasan
Hiç bir şey söylemesen
Sussam
Sussan
Sussak.
Susuşların anlattığını dinlesek
Sırt sırta otursak
Katılasıya ağlasak
Sormasak birbirimize sebebini
Sarılsam
Sarılsan
Sarılsak."
-
“Açıklanamayan tek şey aşk: En büyük sayrılık ve en büyük sağlık.
Günü tam gelmemiş olarak bir yanını gizleyen duygu.
Denetçi anlamaz, tarihçi atlar, terzi bir araya getiremez, sanatçı elden kaçırır.”
Cemal süreya / güz bitiğii -
"Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür. Aşk da, şiir de uzlaşıcınolunca ölür."
Cemal Süreya