1. şehir merkezinin dışında kalan yerleşim yeri,

    fransızca bir kelime olan banliyö tarzı yerleşimler ikinci dünya savaşı sonrasında amerika'da popülerlik kazanmıştır. savaştan psikolojisi harap dönen amerikan vatandaşları, çoluğu çocuğu, tası tarağı toplayıp şehrin hayhuyundan uzağa taşınarak orada kendi halinde, sakin bir yaşam sürmek için bu mahallelere taşınmışlardır. genellikle banliyö mahallelerine ulaşım demiryolu ile sağlanır. yüksek binalar göremezsiniz, genelde müstakil ya da 2 katlı yapılar, belli başlı dükkanlar, ufak bir sağlık kurumu, çevrenin asayişini sağlayabilecek bir karakol ve ufak bir ibadethanesi olan banliyö mahallelerinde 1940'lı yılların sonlarından son 20-25 yıla kadar varoş diye nitelendirebileceğimiz, gelir düzeyi az insanlar yaşarken, günümüzde bu toplumsal kimlik değişmiştir. artık banliyöde yaşamak bir yaşam tarzı, standardı olarak nitelendirilmekte ve 50 sene öncesinde varoş diye kimsenin dönüp yüzüne bakmadığı "varoş" şimdilerde o yaşam tarzını kazanmak için zenginlerin birbirleriyle yarışa girdikleri bir hayat standardı olarak görünmekte.

    banliyölerin bu kadar revaçta olmasının sebeplerinden biri de, belki de insanoğlunun kalabalıklaşan şehirlerdeki gürültüden kaçıp en azından akşamları ve haftanın iki günü kafa dinleyebileceği, arka bahçesinde çoluk çocuğuyla oturup barbekü partisi yapabileceği, pazar sabahı gazetesini okuduktan sonra öğleden sonra nın önündeki çimleri biçebileceği bir hayata özlem duymasından kaynaklanmaktadır. olamaz mı, olabilir...
    0genel terim